Tarihi Havadis

Psiphon Pro v224 APK indir (Limitsiz)

Psiphon UnlimitedAPK
Psiphon Pro APK indir
Psiphon Son sürüm indir

Yeni Psiphon Pro Apk fullsürümünün kırılmış ve sınırsız indirme limitine sahip olan sürümünü sizinle paylaşıyorum arkadaşlar.Yeni mod sürümünde hız limiti yok hızlı indirebilirsiniz.Her hangi üyelik isteği yok.Psiphon VPN ile sınırsız indirme yapabilir.Illegal sitelere girebilirsiniz.
Uygulamanın kırılmış versiyonunu altta ki linklerden indirebilirsiniz.

+Free subscription + Unlimited speed limit

Psiphon Pro APK Resimleri


Psiphon Lastest Version Apk Download
Psiphon Pro Cracked  indir
10mb


Mediafire (v224)
http://www.mediafire.com/file/2o4wqwfzz0cfv6a/PsiphonPro-v224_siberyazilimci.apk/file

Yandex (v224)
https://yadi.sk/d/GczRX6JPaYqZAQ

Eski Sürümler

Mediafire (v223)
http://www.mediafire.com/file/z0bpd45n06sf5bn/Psiphon_Pro-v223_siber.apk/file

Mediafire (v222)
http://www.mediafire.com/file/522bc00cm77sx6j/Psiphon_Pro-v222_siberyazilimci.apk/file

Mediafire(v211)
http://www.mediafire.com/file/fq96avwhjegte3k/PsiphonPro-v211_siberyazilimci.apk/file

Mediafire(207)
http://www.mediafire.com/file/kpx0kz04i4hr10o/Psiphon.ver.207_siber.apk/file

Mediafire (202)
http://www.mediafire.com/file/cnu6tdf123aewaa/Psiphon_Pro_202_siberyazilimci.apk/file

Mediafire (200)
http://www.mediafire.com/file/rr20i80e79cl321/Psiphon_Pro_200_siberyazilimci.net.apk/file

Mediafire (199)
http://www.mediafire.com/file/j96904yi9rkpi1n/Psiphon_Pro_199_siberyazilimci.net.apk

Mediafire (194)
http://www.mediafire.com/file/n6tceijbk1aledu/Psiphon_Pro_194_siberyazilimci.net.apk

Mediafire (193)
http://www.mediafire.com/file/2u994ah9rc8l5l3/com.psiphon3.subscription-193_siberyazilimci.net.apk

Mediafire(192)
http://www.mediafire.com/file/smips1v6lyxwf9c/Psiphon_Pro_Subscribed_v192_siberyazilimci.net.apk

Mediafire (191)
http://www.mediafire.com/file/aair765lw72rlek/Psiphon_Pro_191_siberyazilimci.net.apk/file

Mediafire (old 186)
http://www.mediafire.com/file/6kvrkxiwdfntir7/Psiphon_Pro_186_siberyazilimci.net.apk

Mediafire (old 172)
http://www.mediafire.com/file/z5adkxaabgi0x73/Psiphon_Pro_172_siberyazilimci.net.apk

Mediafire(old 171)
http://www.mediafire.com/file/in4tpn6s4a2sdrr/Psiphon_Pro_171_siberyazilimci.net.apk

Mediafire (old 169)
http://www.mediafire.com/file/1are247u3hc16hh/siberyazilimci.net_Psiphon_Pro_169.apk

Mediafire(old 168)
http://www.mediafire.com/file/l44no9e0mox4zd2/psiphon3-subs-www.siberyazilimci.net.apk

Başlangıçtan günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Vizeye kadar.

Başlangıçtan günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Vizeye kadar.olan kısmı buraya tıklayarak indirebilirsiniz.  

EMEĞE SAYGI, SAYFAYA YORUM YAPARSANIZ MİNNETTAR KALIRIM.






Türk Siyasi Tarihi RITVAN AKIN VİZE

EMEĞE SAYGI, SAYFAYA YORUM YAPARSANIZ MİNNETTAR KALIRIM.



Türk Siyasi Tarihi RITVAN AKIN  VİZE  dersi için hazırlanmış, önemli görülen yerler not edilmiştir. buraya tıklayarak indirebilirsiniz.




Çağdaş Dünya Tarihi/ vize öncesi son hafta Çarşamba günü





 Çağdaş Dünya Tarihi/ vize öncesi son hafta Çarşamba günü



Bağdat Paktı ve Doğurduğu Neticeler
·        Sovyet Rusya'nın Orta Doğu'ya sızmasını önlemek maksadiyle Orta Doğu ülkeleri arasında bir ittifak kurma fikri, esasında Amerika'dan gelmiş, fakat fikir Türkiye tarafından gerçekleştirilerek, 1955 Şubatında Türkiye ile Irak arasında Bağdat'ta bir ittifak antlaşması imzalanmıştrr. Nisan 1955'te İngiltere, Eylül 1955'te Pakistan ve Kasım 1955'te Đran Bağdat Paktına katılarak, ittifak genişletilmiştir.
·        bu ittifak için başlangıçta düşünülen fikir gerçekleşmemiştir. O da, bu ittifaka, Irak'ın dışında kalan "Arap" ülkelerinin katılması idi. Bu olmadığı gibi, Orta Doğu üçe bölündü. Birinci grup, Pakta katılan Irak, Đran ve Pakistan; ikinci grup Bağdat Paktına şiddetle cephe alan Mısır, Suriye, Suudi Arabistan ve Yemen; üçüncü grupta, her iki grubun dışında kalan Ürdün ve Lübnan. Bu bölünme, Sovyet Rusya'nın Orta Doğu'ya girmesini kolaylaştıracaktır.
·        Bağdat Paktı Orta Doğuyu Sovyet Rusyaya karşı birleştirmek amacı ile yapılmak istenmişti.
·        Orta Doğu politikaları bakımından Sovyetlerin işini kolaylaştıran da Mısır Başkanı Nasır'ın tutumu olmuştur. Nasır Arap dünyasını kendi liderliği altında birleştirmek istiyordu. Halbuki Bağdat Paktı ile bu liderlik Türkiyeye geçmiş gibi görünmekteydi. Bağdat Paktı Nasır'ın tasarılarını alt-üst etmişti. Tahammül edemediği buydu.
Süveyş Buhranı
·        Süveyş Kanalı bir Fransız şirketi tarafından yapılmış 1869 günü de dünya deniz trafiğine açılmıştır Fransız şirketine ait bulunmakla beraber, o zamanki Mısır hükümetinin de hissesi vardı. Mısır hükümeti sonradan mali sıkıntıya düşüp hisselerini satışa çıkarınca, 1875 de bu hisseleri İngiltere aldı ve bu suretle Süveyş Kanalını İngiliz-Fransız şirketi işletir oldu.
·        İngiltere "İmparatorluk Yolu"nu güvenlik altına almak için 1882 de, bir Osmanlı toprağı olan Mısırı işgal edince kontrolu da daha kuvvetlenmiş olmaktaydı.
·         ilk günden itibaren Süveyş Kanalı'nda "serbest geçiş" prensibi tatbik edilmekteydi. 1888 de İstanbul’da İstanbul Anlaşması yapıldı. Süveyş Kanalı savaşta ve barışta bütün devletlerin savaş ve ticaret gemilerine daima açık olacaktır.
·        İtalya Habeşistan'ı işgal edince, İngiltere, Mısır Hükümeti ile 1936 da yaptığı bir anlaşma ile, Mısır'a bağımsızlığını verip bu ülkeden askerini çekme kararı aldı. bu anlaşmaya göre, İngiltere Süveyş Kanalı bölgesinde 10 bin asker ve 500 pilot bulundurma hakkını elde etti.
·        Savaş bitince İngiltere’ni bu askeri geri çekmesi gerekiyordu. Fakat pek istekli görünmedi. Çünkü, Sovyetlerin Iran, Türkiye ve Yunanistan üzerindeki baskıları, hangi bölgeyi hedeflediklerini gösteriyordu. Bölgenin güvenliği bakımından İngiltere’nin Mısır'da kalması gerekiyordu.
·        iki taraf arasında 1946 bir anlaşma meydana geldi. Buna göre, 1949 Eylülüne kadar Mısır'dan kademeli olarak çekilmeyi kabul etti. Fakat bu sefer Sudan meselesi ortaya çıktı. İngiltere şimdi Mısır'dan çekilirken, Sudan'ın statüsünü de kesin olarak tayin etmek ve dolayısiyle ona da bağımsızlığını vermek istedi. Mısır buna karşı çıktı. Mısır Sudan'ı kendisine katmak ve Nil'in bütünlüğünü kendi kontrolunda tutmak istiyordu. Mısır, hem Süveyş ve hem de Sudan meselelerini B.M. Güvenlik Konseyine götürdü. Güvenlik Konseyi 1948'de meseleyi ele aldı ise de, oradan bir karar çıkması mümkün olmadı. Bunun arkasından 1948-1949 Arap-Israil Savaşı patlak verdi
·        İngiltere, Mısır'da değilse bile Süveyş'te kalmak hususundaki kararını daha da yoğunlaştırdı Orta Doğu Komutanlığı denen bir askeri ittifak çerçevesinde ele almaya karar verdi. Amerika, İngiltere, Fransa ve Türkiye tarafından Mısır hükümetine verilen bir notada bu ittifak sistemi şöyle açıklanmaktayd bir kuvvet teşkil edeceklerdi. Bu kuvvet, Süveyş Kanalı bölgesinde bulunacaktı. İngiltere, bu kuvvetin emrine vereceği kuvvetlerinin dışında, Mısır'da bulunan bütün kuvvetlerini geri çekecekti..
·        Mısır Batılıların bu teklifini derhal reddettiği gibi Mısır Kralı aynı zamanda Sudan Kralı olarak da ilan edildi
·        Durum bu safhada iken, Yarbay Abdünnasır 1952 günü yaptıkları bir darbe ile Krallığa son verip idareyi ellerine aldılar
·        Süveyş konusundaki anlaşma da, 19 Ekim 1954 de imza edildi.
·        Nasır 1954 sonbaharında, yaptığı bu Süveyş antlaşması ile Batıyla münasebetlerini bir düzene sokarken, bir yandan Arap dünyası içinde bir takım faaliyetlere girişmişti. Doğu ve Batı blokları arasında bir "Üçüncü Blok" idi. Şüphesiz bu Blok'un başında Mısır ve Nasır bulunacaktı.
·        İşte tam bu sıradadır ki, Bağdat Paktı ortaya çıkıyordu.
·        1955 başlarında Israil ile Mısır arasında Gazze bölgesinde çatışmalar başlayınca, Mısır Amerika ve İngiltere’den silah satın almak istedi. Batılıların Mısıra silah satmayı reddetmesi üzerine, Mısırın da bir kaç gün önce Çekoslovakya ile bir anlaşma yaparak bu ülkeden silah satın almaya karar verdiğini açıkladı
·        Nasır 1953'denberi, Nil nehri üzerinde yapılacak olan Asvan Barajı projesine çok ehemmiyet veriyordu. . İşte bu dış finansman meselesi, 1956 sonbaharında Orta Doğuda büyük bir buhranın patlamasına sebep olacaktır.
·        Mısır, Süveyş kanalını millileştireceğini söyledi bunun üzerine Orta Doğuda yarattığı bu tehlikeli durumu sona erdirmeye karar verdiler ve İsrail ile birlikte Mısıra karşı bir komplo hazırladılar. Bu komplo gereğince İsrail, 29 Ekim 1956 günü birdenbire Mısıra karşı saldırıya geçti. Mısır Ordusu, İsrail kuvvetleri tarafından kıskaç içine alınacağını anlayınca geri çekilmek zorunda kaldı. Sina'nın kontrolu Israil’in eline geçmişti.
·        Amerika ve Sovyet Rusyanın Mısıra ortak bir kuvvet göndererek savaşı durdurmalarını istiyor ve bu savaş durdurulmadığı takdirde bunun Üçüncü Dünya Savaşına gidebileceğini söylüyordu. İki taraftan gelen bu ağır baskılar karşısında bu devletler daha ileriye gidemediler ve Mısırdan çekilmek zorunda kaldılar. Süveyş Kanalı da temizlenerek 1957 Martında dünya deniz trafiğine yeniden açıldı.
Eisenhower Doktrini
·        Süveyş buhranı geçtikten sonra, Süveyş savaşı Batının prestiji Arap dünyasında büyük bir darbe yemişti. Üstelik, Mısırı ve Süveyş'i Batıya bağlayan tek hukuki bağ olan 19 Ekim 1954 tarihli Süveyş Antlaşmasını Mısır, 1956 buhranı sırasında feshederek, Batı ile bağlarını koparmıştı Batı'nın Orta Doğu'daki bu prestij kaybı, bölgede büyük bir boşluk meydana getirirken, bu boşluk, Sovyet Rusya tarafından doldurulmaktaydı. Sovyet Rusya sanki Arab'ın kurtarıcısı olmuştu.
·        Sovyetlerin Orta Doğu'ya girişlerinde ekonomik sebepler de rol oynamıyordu. ovyetlerin Orta Doğu petrollerine de ihtiyaçları yoktu. O halde amaçları siyasi idi.
·        Bu şartlarda yapılacak iki şey vardı: Biri, bölge ülkelerinin ekonomik sıkıntılarının giderilmesine yardımcı olmak; diğeri de, ister ikili, ister toplu münasebetler yoluyla, bu ülkelere, komünizm hegemonyasının neler getirebileceğini anlatmak ve bunların komünizme karşı koymalarına yardım etmekti.
·        Đşte bu noktalardan hareket eden Başkan Eisenhower, 5 Ocak 1957 de Kongreye gönderdiği ve Eisenhower Doktrini adını alan mesajda bütün bu hususları açıkladıktan sonra, Kongre'den şu hususlarda kendisine yetki verilmesini istiyordu:
·        1.Bağımsızlığını korumak için ekonomik kalkınma çabası içine giren Orta Doğu ülkelerine ekonomik yardım yapmak. 2) Bunlardan isteyen ülkelere askeri yardım yapmak. 3) Bu ülkelerin istemeleri şartıyle, "milletlerarası komünizmin kontrolu altında bulunan bir ülkeden gelecek açık silahlı saldırılar karşısında, Amerikan silahlı kuvvetlerinin kullanılması.
·        Doktrin ile Amerika, Đngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'da bıraktıkları boşluğu bizzat doldurmak üzere harekete geçiyor ve aynı zamanda da, bölgede Sovyet Rusya'nın karşısına dikiliyordu.
·        ilk şiddetli tepki Mısır'dan geldi. Arkasından Suriye bu tepkiye katıldı.




Çağdaş Dünya Tarihi EROL SON HAFTA





7.BEŞ DEVLET ANTLAŞMASI
·        1945-1948 arasındaki devrede Batılılarla Sovyetler arasında yapılan çeşitli konferanslardan sonra, 2'inci Dünya Savaşının yenilen devletlerinden beşi ile 19 Şubat 1947 de barış antlaşmalarının imzası mümkün olabilmiştir.A
·         Kendileriyle barış antlaşması yapılan devletler şunlar olmuştu: İtalya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Finlandiya.
·        italyan barış antlaşması ile italya, batıda Fransaya küçük bir toprak bıraktı. İtalya-Avusturya sınırı eskisi gibi kabul edildi. 1954 yılında Trieste, İtalya ile Yugoslavya arasında taksim edildi. Barış antlaşması ile ,talya bütün sömürgelerini kaybetti. Habeşistan tekrar bağımsız oldu.
·        italya'nın ödeyeceği tamirat borcunun, Habeşistan'a 25 milyon dolar olmasına karşılık, Yugoslavyaya 125 milyon dolar olması, barış antlaşmalarının nasıl bir kompromi olduğunu gösterir.
·        Yine bu barış antlaşmaları ile Romanya Transilvanyayı yeniden ele geçiriyordu.
·        Yenilen devletler olan Romanya, Bulgaristan ve Macaristan Sovyet Rusyaya, Çekoslovakyaya ve Yunanistan'a tamirat borcu ödeyeceklerdi.
D: UZAK DOĞU ÇATIŞMALARI (1950-1954)
·       Avrupa'da NATO'nun ve dolayısiyle Doğu ve Batı blokları arasında dengenin kurulması üzerine, bu iki blok arasındaki çatışmalar ve soğuk savaş gelişmeleri, Avrupa'dan Uzak Doğuya intikal etmiştir. Daha doğrusu, Sovyetler, yayılma faaliyetlerini Uzak Doğuya intikal etmiştir.
·       Bunun iki sebebi vardır: Birincisi, Uzak Doğu'da kuvvetler dengesinin Sovyetlerin lehine olması, ikincisiyse Batılıların Uzak Doğu'da NATO gibi herhangi bir ittifak sistemine sahip olmayışları idi.
·       1950-54 arasında Uzak Doğu çatışmalarının iki temel gelişmesi Kore Savaşı ile Hindiçini Savaşı olmuştur.
1.Kore Savaşı
·       1945 Mayısında Amerika ile Sovyet Rusya arasında yapılan bir anlaşmaya göre, savaş bittikten sonra Kore, Birleşik Amerika, Sovyet Rusya, İngiltere ve Çin'in ortak vesayeti altına konacaktı. Potsdam Konferansında da Sovyet Rusya Uzak Doğu savaşına katılmaya karar verince, askeri harekat bakımından Kore toprakları 38'inci enlem çizgisi ile ikiye ayrıldı ve bu çizginin kuzeyi Sovyet, güneyi de Amerikan askeri harekat sahası olarak kabul edildi.
·       Bir yandan Amerikan-Sovyet müzakereleri, öte yandan Birleşmiş Milletlerin çabaları, bu iki Kore'nin birleşmesini sağlayamadı. Bunun üzerine Amerika, 10 Mayıs 1948 de güney Kore'de seçimler düzenledi ve bunun neticesinde de Syngman Rhee'nin başkanlığında Güney Kore Cumhuriyeti kuruldu. Sovyetler de Kuzey Kore'de 1948 Ağustosunda kendilerine göre bir seçim düzenlediler ve onlar da kuzeyde, 9 Eylül 1948 de Kore Halk Cumhuriyeti'ni kurdular.
·       Moskova'nın talimatı ile Kuzey Kore kuvvetleri 25 Haziran 1950 sabahından itibaren Güney Kore'ye karşı saldırıya geçti. Bu açık saldırganlık karşısında Amerika Birleşmiş Milletleri harekete geçirdi. Güvenlik Konseyi, Güney Kore'nin yardımına gönderilmek üzere, çeşitli milletlerin askerlerinden meydana Birleşmiş Milletler Kuvveti teşkil etti. Bu kuvvetin komutanlığına Amerikalı general MacArthur getirildi.
·       Türkiye Birleşmiş Milletler Kuvveti'ne bir tugaylık bir kuvvetle katıldı. Milli Mücadeleden beri muharebe alanlarına girmemiş olan Türk askeri, Kore Savaşında, gerçekten destan denebilecek kahramanlık örnekleri vermiştir. Kore'de akan Türk kanı ve Türk kahramanlığı, Türkiyenin 1951 yılında NATO'ya alınmasında çok mühim bir rol oynamıştır.
·       Kore savaşı, 1953 yılında  Panmunjom mütarekesinin imzası ile neticelenmiştir.
·       Komünist Çin, 1950 yılından sonra gönüllü adı altında gönderdiği silahlı kuvvetleri ile Kore Savaşına dahil olmuştur.
·       Panmunjom mütarekesi ile Kuzey ve Güney Kore arasındaki sınır yine 38'inci enlem çizgisi oluyordu. Değişen bir şey yoktu. Fakat Sovyetler de Amerikayı Kore'den çıkaramıyacaklarını anlamışlardı.
17 sayfa hoca atlamış yazılmayacak.
E: ORTA DOĞU ÇATIŞMALARI (1955-1959)
Stalin'in ölümünden sonra sosyalist blok içinde bu sarsıntılar Doğu-Batı çatışmaları Orta Doğu bölgesine intikal etti.
Orta Doğu gelişmelerinin başlangıç ve ağırlık noktasını, bir bakıma mihverini, 1948 yılında israil'in bağımsız bir devlet olarak kuruluşu teşkil eder. İsrail Devleti'nin kuruluşuna karşı Arap dünyasının tepkileri ve maalesef peşpeşe yaptığı hatalar, Orta Doğu'da buhranların, krizlerin günümüze kadar uzantısına sebep olmuştur. Bu sebeple, önce Đsrail Devleti'nin kuruluşunu ele almak zorundayız.
1.      İsrail'in kuruluşu ve Arap-İsrail Savaşı: 1948-1949
·        İngiltere'nin "manda"sına verilen Filistin, yahudilerle araplar arasındaki çatışmalar oldu. Filistin'deki durumun daha kötüye gitmesini önlemek için 1939 yılında, Filistin'e yapılacak yahudi göçlerini çok sınırladı.  Fakat bu sefer Avrupa'nın çeşitli yerlerinden yahudiler Filistin'e kaçak olarak girmeye başladılar
·        İngiltere bir süre uğraştıktan sonra,Filistin'den yakasını kurtarmaya karar verdi ve 2 Nisan 1947 de meseleyi Birleşmiş Milletlere götürdü. bir çözüm bulması için bir özel komisyon kurdu. Bu komisyona büyük devletler sokulmamıştı. Mısır ve Irak 21 Nisanda, Suriye, Lübnan ve Suudi Arabistan da 22 Nisanda Birleşmiş Milletlere başvurarak, Genel Kurul gündemine, "Filistin'in bağımsızlığının ilanı" maddesinin konulmasını istemişlerdir.
·        Komisyon, oybirliği ile, Filistin'in bağımsızlığını teklif ediyordu. Lakin bu bağımsızlık nasıl olacaktı? Bu noktada Komisyon ikiye ayrıldı. Kanada, Çekoslovakya, Guatemala, Hollanda, Peru, İsveç ve Uruguayın desteklediği çoğunluk teklifine göre, Filistin Araplarla Yahudiler arasında taksim edilmeli ve iki ayrı bağımsız devlet kurulmalıydı. Kudüs şehri ise milletlerarası statüye sahip olmalıydı. Hindistan, Yugoslavya ve İran tarafından desteklenen azınlık teklifine göre de, Filistin, Yahudi ve Arap devletlerinden meydana gelen "federal" bir devlet olmalıydı.
·        Komisyon Filistinin Araplarla Yahudiler arasında taksimine karar verildi. Fakat karara göre, Filistin'de kurulacak Yahudi ve Arap devletleri arasında bir ekonomik birlik kurulacak ve Kutsal Kudüs şehri de milletlerarası statüye sahip olacaktı.
·        David Ben Gurion başkanlığında 14 Mayıs 1948 günü Tel-Aviv'de toplanan Yahudi Milli Konseyi, israil Devleti'nin kuruluşunu ilan etti.
·        Arap ülkeleri 17 Aralık 1947 de Kahire'de yaptıkları toplantıda, Filistin'in taksimi kararını önlemek için savaşa gitme kararı aldılar. Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak orduları 15 Mayıstan itibaren İsrailin üzerine yürümeye başladılar.
·        Arap-Đsrail savaşı bir yıl kadar sürdü. İsrailin ancak 75.000 kişilik muntazam bir ordusu olmasına ve beş Arap devletinin saldırısına uğramasına rağmen, Araplar her yerde ağır yenilgiye uğradılar.
·        Arapların beceriksizliği ve yenilgileri de eklenince Arap ülkeleri için İsrail ile ateşkes imzalamaktan başka çare kalmadı. İsrail Filistin topraklarının hemen hemen dörtte üçünü ele geçirdi
1948-1949 Arap-İsrail savaşı, Orta Doğu'nun yapısını değiştiren bir takım neticeler doğurmuştur ki, bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
1.      Savaş Filistin'de yaşayan bir milyon kadar arabı yerinden yurdundan etmiş ve bir Mülteciler Meselesi ortaya çıkmıştır.
2.      Arap ülkeleri içinde en kuvvetli orduya sahip olduğu sanılan Mısırın, savaşta en ağır yenilgiye uğrayanlardan olması, Mısır'da monarşinin, yani Kral Faruk rejiminin devrilmesi neticesini vermiştir.
3.      Bir avuç denebilecek bir Đsrail ordusu karşısında beş Arap devletinin askeri gücünün yenik duruma düşmesi, Arap dünyasında bir "milliyetçilik" duygusunu tahrik etmiş ve bir Arap Milliyetçiliği hareketi başlamıştır.
2.      ingiliz-iran Petrol Anlaşmazlığı: 1951-1954
·        Bu mesele, halen günümüzde karşılaştığımız veya çok sözü edilen "Körfez Petrolleri ve Batı" meselesinin başlangıcını teşkil etmiştir dense yeridir.
·        İran petrollerinin bulunduğu 20'inci yüzyılın başındanberi bu petrolleri Anglo-Iranian Oil Company adlı bir İngiliz şirketi işletmekteydi. şirket ile İran hükümeti arasında 29 Nisan 1933 de imzalanmıştı. Şirketin İran’a ödediği para çok azdı. İran bu paranın arttırılmasını istedi. Ve yeni antlaşma az bir oranda yükseltildi . bunun üzerine  Milli Cephe grup lideri Dr. Musaddık bu anlaşmaya karşı çıktılar. Dr. Musaddık'a göre, iran petrolleri devletleştirilmeliydi.
·        İran Şahı Dr. Musaddık'ı 28 Nisan 1951 de Başbakanlığa getirmekten başka çare göremedi. Meclis de 30 Nisanda İran petrollerinin millileştirilmesini öngören kanunu kabul etti. Bir ferman ile kanun İran Şahı tarafından da tasdik edildi.
·        İngiltere’ye gelince: Bir yandan meseleyi Milletlerarası Adalet Divanına götürürken, bir yandan da İran üzerinde baskıda bulunmak üzere İran sularına bir kruvazör ile bir miktar asker gönderdi. Fakat daha fazla ileriye gidemedi. Çünkü 1921 Sovyet-İran anlaşmasına göre, Sovyet Rusya işin içine girebilirdi.
·        1953 Şubatında Şah'ı tahtından feragate zorladı ve Şah da bu isteği kabul zorunda kaldı. Şimdi Dr. Musaddık İran diktatörü idi. Lakin bu andan itibaren de işler karışmaya başladı. Ordu'nun 19 Ağustos 1953 de girştiği darbe başarılı oldu ve Musaddık düşürülerek tutuklandı. Üç gün sonra da Đran Şahı halkın sevgi gösterileri arasında ülkesine döndü.
·        Başbakanlığa getirilmiş olan General Zahidi, petrol anlaşmazlığının çözümü için Amerika'nın aracılığını istedi ve Amerika'nın aracılığı ile, Anglo-Đranian Oil Company ile Amerikan petrol şirketlerinin oluşturduğu bir komisyon ve İran arasında 5 Ağustos 1954 de bir anlaşma imzalandı. Konsorsiyomda Anglo-Đranian şirketinin hissesi % 40 olarak işletilecekti.


Çağdaş Dünya Tarihi








İkinci Dünya Savaşı


A) Avrupa’da Alman Üstünlüğü

1.  Polonya’nın Paylaşılması:

1 Eylül 1939 yılında Alman orduları Polonya’yı işgale başladı. Bu işgali 52 tümenlik bir kuvvetle gerçekleştirdi. Aynı zamanda Alman hava kuvvetleri bu dönemde Avrupa’nın en üstün sınıfıydı. Almanlar seri bir savaş metodu kabul ederek, ‘Yıldırım Savaşı, Blitzkrieg’ı uyguladılar. Yapılan antlaşmalara göre Polonya’ya İngiltere ve Fransa yardım etmesi gerekiyordu. Fakat yardım etmediler. Polonya Almanya karşısında yalnız kaldı. Aynı zamanda Rusya da kendi çıkarları doğrultusunda Polonya’ya girdi.

Polonya, iki devlet tarafından işgal edildiği için ganimetin paylaşılması gerekiyordu. Bu da 23 Ağustos Paktında geçiyordu. Alman ve Rusların Moskova da yaptığı toplantıda 23 Ağustos Paktı’nda değişiklik yapılması kararlaştırıldı. Değişikliğe göre; Litvanya Sovyet Rusya’ya bırakılmış, Almanya ise Varşova ve Lublin i almıştır. Rusya ve Almanya ortak bildiri ile olayın hal olduğunu savaşa devam etmenin gerekmediğini açıkladı. Fakat İngiltere ve Fransa bunu onaylamadı. Bu olayların neticesinde Hitler silahlanmasını hızlandırdı ve orduya hazır olun emri verdi.

2.  Sovyetlerin Baltığa yerleşmesi:

Rusya, 23 Ağustos Paktıyla           kendisine ayrılmış olan baltık memleketlerini almak için harekete geçti.

Estonya’ya başvurup deniz ve hava üstlerini aldı. Estonya da 25 bin kişilik ordu bulundurma iznine kavuştu.

Daha sonra karşılıklı yardım paktlarıyla aynı hakları Letonya, Litvanya devletlerinden de elde etti.

Daha sonra Rusya Finlandiya üzerine etti. Finlandiya; “Almanya, ABD, İskandinav “ülkelerinden yarım istedi. Fakat bu devletler kaçamamak cevaplar verdiler. Finlandiya ve Rusya 12 Ekimde ile 14 kasım arasında görüştüler ve olumsuz sonuç çıktı.

30 Kasım Ruslar Helsinki şehrini bombaladılar ve sınırı aştılar. Bu olay neticesinde Rusya Milletler Cemiyeti Rusyayı teşkilattan çıkardı. Finlandiya Rus savaşında Norveç, Danimarka tarafsızlığını ilan etti. ABD, Rusya’ya yaptırım uyguladı. İngiltere ve Fransa karşı saldırıya geçmek istedi. Fakat Rusyayı kızdırmak istemediler. Finlandiya-Sovyet barışı 1940 yılında Moskova da imzalandı. Rusya, Finlandiya üzerinde çeşitli haklar elde etti.

Bu olaylar Hitler’in Rusyaya saldırma kararı almasında etkili olacaktır.

3.  Almanya’nın Danimarka ve Norveç’i İşgali

Almanya, Polonya meselesi çözüldükten sonra batıya açılmayı düşündü. Fakat komutanları, ‘ Fransa’ya savaş açmadan önce Norveç’e açılmalı’ dediler. Çünkü, 1. Dünya savaşında zor duruma düşmüşlerdir. Hitler yine de batıya açılma kararı alacaktı. Fakat Finlandiya-Rusya savaşı patlak verdi ve gelişmeler gösterdi ki önce Norveç halledilmeli.

1


Fin-Sovyet savaşında İsveç ve Norveç ; İngiltere ve Fransa’ya ait askeri yardım gemilerinin geçmesine izin vermemişti. Bu nedenle açık hedef durumuna geldiler.

9 Nisan 1940’da Almanya kara ve hava kuvvetleri Danimarka ve Norveç’i işgale başladılar. Bu olaylar yaşanırken İngiltere ve Fransa da hükümet değişiklikleri yaşanmıştır. Bu nedenle olayla ilgilememişlerdir.

4.  Fransa’nın Çökmesi

10 Mayıs 1940 yılında Alman orduları Belçika ve Hollanda’ya girdi. Orduların sayısı 140 tümene çıkmaktaydı. İngiltere ve Fransa sıranın kendilerine geleceklerini bildiklerinden Belçika’ya asker yığmak istediler. Çünkü Fransa’nın Maginot hattı dolayısıyla Almanya’nın belçika’dan sarkması bekleniyordu. Belçika tarafsız olmayı seçerek asker yığma olayını reddetti. Fransa bu gelişmeden sonra Kuzey tarafındaki askerleri Belçika sınırına yığdı.

İngiltere, Fransa, Belçika ve Hollanda askerlerinin toplama ancak Almanya’ya eşit olabiliyordu. Ancak askeri teknoloji kuşkusuz Almanların daha iyiydi.

Savaş başlar başlamaz ‘İngiltere ve Fransa’, Belçika topraklarına 500 bin asker soktuğu için Belçika biraz dayanabildi. 27 Mayıs da Belçika teslim oldu. Müttefik kuvvetleri Manş kıyısına çekildi. Almanlar ve Müttefikler iki cepheye ayrıldı. 665 gemi, 337 bin kişi müttefikler tarafından tahliye edildi.

Savaşın gidişatında Almanlar, 330 ; İngiltere, 130 uçak kaybetti.

10 Hazirana gelindiğinde İtalya 2.Dünya savaşına katılarak Fransa’ya savaş ilan etti.

Fransa, İngiltere ve ABD’den yardım istedi. Fakat umduğunu bulamadı. Bunun neticesinde Fransa Hükümeti 22 Haziran 1940 da Compiegne’de Almanya ile mütareke imzaladı. “Almanya’nın 1918 de mütareke imzaladığı vagonda imzalandı. Almanlar bu vagonu Berlin’e götürdüler” Almanlar, Fransa’dan intikamını almış oldu.

Mütarekeyle birlikte, Fransa da bağımsız bir hükümetin kurulması kabul edildi. Bunun sebebi, İngiltere’yi yalnız bırakmaktı. Öte yandan, Fransa’nın kuzey yarısı ve Atlantik kıyıları Almanya’nın işgaline bırakıldı. Aynı zamanda Almanların elinde bulunan 1.5 milyon Fransız askeri esirleri Almanlarda kalacaktı.

Almanların Fransız donanmasına el koyacağından korkan İngiltere Cezayir de bulunan Fransız donanmasını batırmıştır.

5.  İngiltere Muharebesi

Fransa’dan sonra Hitler yönünü İngiltere’ye çevirdi. İngiltere ada devleti olduğundan askeri kuşatma sıkıntılıydı. Bu nedenle savaşlar hava alanında devam edecekti. Almanlar İngiltere’yi işgal için Seelöwe planı “Deniz Aslanı ”’ı oluşturdu. 13 Ağustos 1940 da Alman uçakları, İngiltere’yi bombalamaya başladılar. Bu savaşa “İngiltere Muharebesi” dendi. Muharebe 31 ekimde sonra erdiğinde bilanço şu şekildeydi. Almanlar, 1733 uçak; İngilizler 733 uçak kaybetti. Bilançodan da anlaşılacağı gibi İngiliz Muharebelerini İngiltere kazanmıştır.

6.  Kuzey Afrika Cephesi

İtalya’nın savaşa katılması İngiltere’nin hoşuna gitmedi. Çünkü İtalya’nın Akdeniz’deki gücü Malta ve Süveyş arasındaki bağlantıyı kesti. Aynı zamanda Cebelitarık ve malta arasındaki yolu da tehlikeye sokuyordu. İtalya 1940 yılında Mısıra taarruza geçti. Sidi-Barini ele geçirdiler. Ve orada durdular. 2,3 ay bekleyen İtalyanlar, ingiltere’nin yardım almasını sağladı ve savaşın dengesi değişti. İngilizler karşu taarruza geçerek bingaziye



2


kadar ilerlediler.. İtalyanlar 130 bin esir, 400tank bırakmak zorunda kaldı. Fakat Almanya’nın oyuna dahil olmasıyla denge yine bozulacaktı.

Öte yandan İtalya 200bin kuvvetle Sudan ve İngiliz Somelisini almaya kalktı. Ve hezimete uğradılar. Doğu Afrika Muharebesi 1941 mayısında son buldu.

7. İtalya’nın Yunanistan’a Saldırması

İtalya’nın birinci gayesi Süveyş’i ele geçirmekti. Mussolini bunun için üç kollu bir kıskaç yaptı. Bu oluşumun iki kolu kuzey ve güney Afrika cephesiydi. Üçüncü kol ise Yunanistan’dan Girit’i alıp Doğu Akdeniz’e girmekti. İtalya, Almanya’ya haber vermeden Yunanistan’dan Korfu ve Girit adalarını istedi vermediği için Arnavutluk tarafından Yunanistan’a girdi. Yunanistan seferberliğini 10 Kasımda tamamlayınca karşı taarruza geçti. İtalya zor durumda kaldı. Fakat imdadına Almanya Yetişti.

7.  Balkanlar Mücadelesi ve Rus-Alman savaşı?

1940 yılında İtalya, Japonya ve Almanya arasında üçlü pakt imzalandı. Bu antlaşmayla Avrupa da yeni

düzen kurmak için Almanya, Doğu Asya da Japonya üsleniyordu. Bu pakt birinci plan da ABD’yi tehdit edip savaştan uzak tutmak hedeflenmişti. Hitler Üçlü paktı yaptıktan sonra İspanya, Vichy Fransası,Romanya gibi devletleri dahil etti. Amacı Avrupa da İngiltere karşıtı blok oluşturmaktı.
Almanya, üçlü pakta Rusya’yı da dahil etmek istemiş fakat balkan meseleleri  iki devleti 1941 yılında

savaşa sürükleyecekti.
Hitler Üçlü pakta Rusya’yı alabilmek için bir çok yol denemiştir. Ancak Rusya boğazlarda kara, deniz hava üsleri sahip olmak istemesi onaylanmadı. Ve anlaşmanın imkansızlaşması Almanya-Rusya savaşını

tetikledi.
Almanya düzenleyeceği harekata “barbarossa Planı” dedi.

Yugoslavya, Rusya ile antlaşma yapması, Almanların sefer düzenlemesini tetikledi. 6 nisan 1941 yılında

Almanlar belgrad a girdi.
22 Haziran 1941 Almanya resmen Ruslara savaş açtı.

B)  SAVAŞ DURUMUNDA DENGE

1941 yılında Alman-Rus savaşının çıkmasıyla birlikte, yılın sonunda Japonya’nın ABD’ye girdi; buna karşılık olarak karşı blokta Abd ve Rusya yer alıyordu. 1943 yılına kadar savaşta denge sağlanacaktır. Ta ki Stalingrad savaşına kadar.






1. İngiltere-Sovyet İttifakı

Almanya’nın Rusya’ya savaş açmasıyla İngiltere ve Rusya aynı tarafta yer alıyordu. 12 Temmuz 1941 de Moskova’da Ortak Harekat Antlaşması imzalandı. İngiliz-Rus işbirliğinin ilk 3 ayında İngiltere, Rusya’ya 450


3


uçak, 22bin ton kauçuk, 3 milyon çift ayakkabı yollamıştır. İngiltere Rusya’ya yardım götürme işini İran üzerinden gerçekleştirmiştir.

2.   Birleşik Amerika’nın Savaşa Katılması

Birleşik Amerika’nın savaşa katılması, Japonya arasında gerçekleşen 1937-1941 yılları arasındaki

çatışmalardan sonra patlak vermiştir.
Japonya’nın yeni düzen politikasını uzak doğu da japonya’ya tek ekelci egemenlik fırsatı yaratırken

buna karşı Amerika “tanımazlık doktorini” yayınlamıştır.
Japonya, ABD ile arasını düzeltmeye çalıştı. Bu nedenle abd’ye barış teklifi yaptı. Amerika bunu  Çin

üzerindeki emellerinden vazgeçerse olur dedi. Japonya bunu kabul etmedi.
Japonya 14 Mart 1940 yılında Nanking^e sözde bir bağımsız yönetici atayınca, abd Çine 20 milyon

dolar kredi açtı.
Amerika üzerinde en fazla tepki Japonya’nın katıldığı üçlü pakt imzalandığında olmuştur. Bu paktın

yapılma amacı amerikayı korkutarak İngiltere ile ittifak yapmasını engellemekti. Fakat tam aksi sonuçlandı. Ve ing-ABD yakınlaşması ve hızlı bir silahlanma gerçekleşti.
Ödünç verme ve kiralama kanunu çıkması üzerine Amerika 1941 yılı itibariyle Japonya’ya karşı

politikasını değiştirdi.
Abd, Hindiçini de askeri üst elde etti. Japonya ile olan ticaret kontrol altına alındı.

Askerlerin baskısı nedeniyle 7 Aralık 1941 yılında Japon askerleri Hawaii’deki Pearl Harbor’a havadan

saldırdı.
11 Aralık 1941 yılında Birleşik Amerika ve Almanya birbirine savaş ilan ettiler.

3.   Birleşmiş Milletler

Japonya’nın Amerika’ya savaş açması, Almanya’nın Rusya’ya savaş açması; Abd’nin Rusya’ya yardım

etmesini sağlamıştır. Bu nedenle Atlantik demeci yayınladılar. Bu demeçle iki devletin milli politikaların ilkelerini ilan etmiştir ki. Bu ilkeler sonradan Birleşik Milletler Antlaşmasının temelini oluşturmaktadır.

Amerika savaşa girdikten sonra iki devlet arasında yapılacak iş birliği için Churchill 22 Aralık 1941 de

Vaşington’a gitti. Rosssevelt ile yaptıkları görüşmeler neticesinde Almanya ya karşı savaşa katılan 26 devletin imzası ile 1 Ocak 1942 de Bir Birleşmiş Milletler Demeci yayınlandı. Atlantik bildirisindeki kanunlar aynen kabul edildi.

4.   Cephelerin Durumu



Doğu Cephesi: Almanların Rusya’ya yaptıkları taarruz da asker sayıları eşit olsa bile silah teknolojisi

alanında Almanlar çok üstündü. Almanlar Lenningrad, Moskova ve Kiev olarak 3 koldan ilerlediler. 21 Kasımda Odessa, bütün kırım almanların eline geçti. İklim şartları nedeniyle Moskova’ya yapılan taarruz başarısız oldu. ABD yardımı geleceğini bilen Ruslar 1942 yılının sonuna kadar dayanma politikası güttü. Ve Ruslar karşı taarruza geçti. Almanlar kısmı gerileme yaşadı. Hitler Rusya’nın elini bağlamak için Stalingrad’a saldırmayı planladı. Ancak taarruz başarısız oldu 190bin alman esir düştü. Stalingrad Muharebesini Ruslar kazandı. 1943 yılında Kafkasya Almanlardan temizlenmiş, Moskova üzerindeki alman tehlikesi sona ermiştir.

Uzakdoğu ve Pasifik Cephesi: Japonya Amerikaya saldırdıktan sonra  1942 yılına kadar Japonya önde

götürmüştür. Bir çok bölgeyi ele geçirdiler. Singapur Japonların eline düştü. Hatta 70bin İngiliz asker esir alındı. Yeni Britanya, celebes gibi bölgeleri Japonlar işgal etti. Fakat 1942 yılına gelindiğinde Midway deniz savaşında Japonya büyük bir darbe aldı.



4


Atlantik Muharebesi: İngiltere, Almanya’yı deniz ablukası altına almak istedi. Fakat başarılı olamadı.

Alternatif olarak Almanya’ya gelen ticaret gemilerine saldırılar yaptı. Devletler savaş esnasında silah üretimine atıldılar. 1943 yılında savaş müttefikler lehine döndü. Amerikan ve İngiliz Hava kuvvetleri Almanya’nın endüstri bölgelerini ağır bombardımana tuttular.

Hava Muharebeleri: ilk önemli safhasını İngiltere Muharebeleri teşkil eder.1941 yılında son 10 ay için

de Almanlar 4.200 uçak, İtalya 1.100 uçak, İngiltere 1.800 uçak kaybetmiştir. 1841 yılında Amerika savaşa girmesiyle hava muharebelerinde bir denge sağlanmıştır.
Kuzey Afrika Cephesi: asdasfghjşjl

5.İtalya’nın Çökmesi:

Sicilya Çıkarması üzerine 24 Temmuz 1943 yılında toplanan Büyük Faşist konseyi, 10 saatlik tartışma neticesinde Mussolini’yi düşürdü. Yeni hükümetin başına Mareşal Badoglio geçti. Savaşa devam kararı aldıktan sonra barış yapmak için başvurdu. 3 Eylül 1943 yılında İtalya teslim oldu. 13 Ekim 1943 yılında İtalya, Almanya’ya savaş açtı.

C:MÜTTEFİKLERİN ZAFERİ

1.  Casablanca Konferansı

1941 yılında Amerika’nın savaşa katılması sonrasında Sovyet Rusya’nın en fazla ısrarcı olduğu konu iki cephe açarak baskıyı hafifletmekti. Amerika, Fas ve Cezayir’e çıkarma yaptıktan ve temizliği bitirdiğinde ne yapacaktı? Bu kongrede bunun için toplandı.

Konferans da şu kararlar alınmıştır; Rusya üzerindeki baskıyı hafifletmek için Sicilya’ya çıkarma yapmak, Balkanlarda yeni bir cephe açmak için Türkiye’yi savaşa hazırlayıp savaşa sokmak.

2.  Vaşington Konferansı

Kuzey Afrika Cephesinin tasfiyesi üzerine toplanan 12 mayıs 1943 deki Roossevelt ve Churchill arasında olmuştur.

Alınan kararlara gelecek olursak: 1) İtalya’yı saf dışı kılınması için bu memleketin işgali, 2) ikinci cephenin Fransa’da açılması işi 1944 yılında tamamlanacaktır, 3) Savaş sonrası düzeni Churchill’in önerisiyle Birleşik Amerika, İngiltere, Sovyet Rusya, Çin’e verilecekti. Bu 4 devletin teşkil ettiği Dünya Konseyiyle.

3.  Quebec Konferansı

Bu konferans, İtalya’da Mussolini’nin düşmesiyle ortaya çıkan yeni durum ve ikinci cephe konusunda toplanılmıştır. İkinci cephe Fransa yerine Türkiye de açılması ileri sürülmüş ve ısrar edilmiştir.

4.  Moskova           Konferansı

















5