Bayburtlu Zihni (1797 - 1859) - Tarihi Havadis

Bayburtlu Zihni (1797 - 1859)

Bayburtlu Zihni
  • 19.yüzyıl divan ve halk şairi ve yazarı.
  • Asıl adı Mehmet Emin olmasına rağmen şiirlerinde Zihnî mahlasını kullanmıştır. 
  • Bayburt doğumludur.
  • Bayburt’un Ruslar tarafından işgali üzerine yazdığı “Vardım ki yurdundan ayağ götürmüş” dizesiyle başlayan koşması ile ünlüdür. 
  • Doğum yeri olan Bayburt’ta başladığı tahsilini Trabzon ve Erzurum medreselerinde tamamladı. 
  • Devlet memuru olan şair daha çok katip ya da kaza müdürü olarak çalıştı. 
  • 1839'da tahta çıkan Sultan Abdülmecit'i bir cülûsiye ile tebrik etti. 
  • Tertip ettiği divanını 1839’da Bâbıâli'ye sunması üzerine "hocalık" rütbesiyle taltif edildi. 
  • Ünye’de görevliyken hastalanan Zihnî istifa ederek Bayburt'a dönmeye karar verse de yolculuk sırasında bir handa vefat etmiştir.
Sanatı Anlayışı
  • Bayburtlu Zihnî hem halk hem divan tarzında şiirler yazmıştır.
  • Divan tarzı şiirleri çok daha fazla olmasına rağmen âşık tarzında yazdığı şiirlerle meşhurdur.
  • Özellikle Sergüzeştnâme adlı eserindeki destan ve koşmaları ile tanınmıştır.
  • Şiirlerinde aruzu da heceyi de başarıyla kullanmıştır.
  • Şiirlerinde döneminde yaşanan olaylara sıklıkla yer vermiştir.
  • Daha çok içinde yaşadığı devirden ve karşılaştığı haksızlıklardan şikayet eden hicviyeleri ve memleket hasretini dile getiren koşmalarıyla dikkati çekmiştir.
  • Dili, hece ile yazdığı şiirlerde kısmen sade iken aruzla yazdığı şiirlerinde yer yer Türkçe olmaktan çıkar.
Eserleri
  • Divan-ı Zihnî: Büyük bir çoğunluğu divan şiiri tarzında aruz vezni ile yazılan şiirlerden oluşan oldukça hacimli bir divandır. 
  • Sergüzeştnâme: Kendi hayatını hikaye ettiği manzume dışında tanık olduğu bazı savaşlardan ve hicivlerinden oluşan eseri. Eserde en çok dikkat çekenler, hece ölçüsüyle yazdığı destanlardır. 1828 -1829 Osmanlı-Rus Savaşı hakkındaki Hart Destanı; Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ile yapılan savaşın anlatıldığı Akkâ Destanı ve Kırım Savaşı sırasında Rusların 1853’te Sinop’taki Türk filosunu yok ettikleri ve şehrin de yanmasına yol açtıkları Sinop Destanı bunlardandır.
  • Kitâb-ı Hikâye-i Garîbe: Daha çok mensur olarak yazılan eserde, Bayburt beylerinden Paşazâde Hacı Sadullah Bey‘in oğlu Abdullah Bey‘in başından geçen maceralar anlatılmıştır.
Koşma - Ağıt
Vardım ki yurdundan ayağ götürmüş,
Yavru gitmiş, ıssız kalmış otağı.
Câmlar şikest olmuş, meyler dökülmüş,
Sâkîler meclisten çekmiş ayağı
Kangı dağda bulsam ben o marâlı,
Kangı yerde görsem çeşm-i gazâlı,
Avcılardan kaçmış, ceylan misâli,
Göçmüş dağdan dağa, yoktur durağı
Lâleyi, sümbülü, gülü hâr almış,
Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış,
Süleymân tahtını, sanki mâr almış,
Gama tebdil olmuş, ülfetin çağı.
Zihnî dehr elinden her zamân ağlar,
Sordum ki, bağ ağlar, bâğbân ağlar.
Sümbüller perişân, güller kan ağlar.
Şeydâ bülbül terk edeli bu bâğı


EmoticonEmoticon