Servetifünun Edebiyatına Giriş - Tarihi Havadis

Servetifünun Edebiyatına Giriş

  • Servet-i Fünun dergisi etrafında toplanan özellikle Fransız edebiyatı etkisindeki genç sanatçıların oluşturduğu bir edebiyattır (1896 - 1901)
  • Servet-i Fünun, isminden de anlaşılacağı üzere (fenlerin serveti) önceleri bir fen dergisidir.
  • Servet- Fünun'un bir edebiyat dergisi olmasını isteyen Recaizade Mahmut Ekrem, Mekteb-i Sultani'den öğrencisi olan Tevfik Fikret'i derginin yazı işleri için derginin sahibi Ahmet İhsan'a (Tokgöz) tavsiye eder.
  • Servet-i Fünun, 1896 yılında Tevfik Fikret'in yazı işleri müdürlüğüne getirilmesiyle tam bir edebiyat ve sanat dergisi halini almaya başlar.
  • Bu kısa ancak etkili dönemin bir diğer adı Edebiyat-ı Cedide'dir. (Yeni Edebiyat) Divan edebiyatına karşı kurulmaya çalışılan Avrupai Türk edebiyatını ifade etmek için Tanzimat'tan bu yana kullanılan Edebiyat-ı Cedide sözü zamanla özellikle bu dönem için kullanılmıştır.
  • Servetifünun edebiyatının doğuşu, gelişimi ve dağılışı II.Abdülhamit'in saltanat yıllarına rastlar. İstibdat (baskı) dönemi (1897 - 1908) olarak bilinen bu dönemde her türlü yayın için sıkı bir kontrol ve sansür uygulanır.
  • Bu siyasî ortam içinde eser vermeye çalışan Servetifünun sanatçıları genel olarak içe dönük, bunalımlı ve karamsar bir nesildir.
  • Bu durum zamanla bir kaçış psikolojisini beraberinde getirir. 1898'de Tevfik Fikret ve arkadaşları ilk önce Yeni Zelanda'ya göç ederek özgür, mutlu bir yaşama kavuşmanın hayalini kurar. Bu hayal gerçekleşmeyince Manisa'da bir köye yerleşmeyi düşünmüşler ancak o da mümkün olmamış ve İstanbul'da kalmak her şeye rağmen ağır basmıştır.
  • Tanzimat döneminde daha çok gazete sütunlarında kendine yer bulan edebî çalışmalar, bu dönemde dergilerin artması ile dergiler etrafında şekillenmiştir.
Öne Çıkan İsimler ve Genel Özellikler
  • Dönemin şiirde öne çıkan iki ismi; Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'dir.
  • Servetifünun edebiyatının roman ve öykü alanındaki en önemli ismi Halit Ziya'dır. Türk edebiyatında Batılı roman tekniğine uygun ilk romanları yazan Halit Ziya, modern Türk romanının kurucusu kabul edilir. 
  • Halit Ziya'dan dönemin en başarılı romancısı Eylül'ün yazarı Mehmet Rauf'tur.
  • Dönemin eleştiri alanındaki en önemli ismi ise Ahmet Şuayb'dır.
  • Dönem sanatçıları, Tanzimat sanatçıları gibi Fransız edebiyatını örnek aldılar.
  • Şiirde parnasizm ve sembolizm; roman ve hikayede ise daha çok realizm etkili oldu.
  • Bu dönemin eleştirilen en önemli özelliği dil anlayışlarıdır. Servetifünun dili konuşma dilinden oldukça uzak ağır bir dildir. 
  • Üslup ve dil açısından halktan uzak sadece belli bir kesime hitap eden bir edebiyattır.
  • Servetifünun edebiyatına en büyük eleştiriyi "Dekadanlar" makalesiyle Ahmet Mithat yapacaktır (Mart 1897). Ahmet Mithat bir süre sonra Teslim-i Hakikat (Aralık 1898) adlı makalesiyle Servetifünun edebiyatının her şeye rağmen edebiyatımız için büyük bir ilerleme olduğunu kabul edecektir.
Anlaşmazlıklar ve Derginin Kapanması
  • Servetifünun'da ilk anlaşmazlık ve ayrılık Namık Kemal'in oğlu Ali Ekrem'in yazdığı eleştiri yazısı ile olur (Kasım, Aralık 1900). Servetifünun şiirinin kusurlarından söz eden bu eleştiri, sert ve subjektif bulununca dergi içinde sansüre uğrar. Bunun üzerine Ali Ekrem ve Ahmet Reşit dergiden ayrılır.
  • 1901'de Tevfik Fikret, idari bir mesele nedeniyle dergiyi bırakınca yazı işlerini Hüseyin Cahit devralır. Hüseyin Cahit, derginin Tevfik Fikret ile yakaladığı çizgiyi bozmadan bir süre yönetir.
  • Ancak dergi Hüseyin Cahit'in Fransızcadan çevirdiği "Edebiyat ve Hukuk" adlı makalesi nedeniyle II.Abdülhamit tarafından kapatılır. 
Servetifünun edebiyatını meydana getiren sanatçılar:
İlgili Sayfalar 


EmoticonEmoticon