Servetifünun Roman Özetleri - Tarihi Havadis

Servetifünun Roman Özetleri

Sefile

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
Halit Ziya'nın ilk romanıdır. Romanda, kötü yola düşen çaresiz bir genç kızın, annesi öldükten sonra yaşadığı trajik olaylar anlatılmaktadır. Romanın kahramanı Mazlume dört yaşına kadar babasız yoksul bir çocukluk yaşarken annesi Besime Hanım'ın ölmesi üzerine on üç yaşına kadar komşuları Rahime Hanım'ın yanında yaşamıştır. Rahime Hanım'ın da ölmesi ile ortada kalan Mazlume, sokakta tanıştığı Mihriban adındaki bir kadın tarafından evine gelmesi için ikna edilir. Tanımadığı bir kadının evine gitmek zorunda kalan genç kız, Mihriban Hanım ve kızı İkbal'in hayatlarını fuhuşla kazandıklarını sonradan öğrenecektir.

Nemide 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
Annesi vereme yenik düşmüş ve kendisi de bu illetin pençesinde yaşam mücadelesi veren Nemide'nin yer aldığı bir aşk üçgeni romanın asıl konusunu oluşturur. Nemide ve babası, dış dünyadan uzak bir köşk yaşantısı sürmektedir. Nemide, düzenli olarak ziyarete gelen Nail'e aşıktır. İki genç nişanlanır ancak Nail bir başkasına aşıktır. Durumu sezen Nemide, bir süre sonra gerçeği kabul ederek aralarından çekilir. Bir süre sonra da vereme yenik düşerek ölür.

Bir Ölünün Defteri 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
Umutsuz bir aşkı ele alan romanda Nigâr adında bir genç kıza aşık olan Osman Vecdi ve Hüsam’ın öyküsü anlatılır. Romanda olaylar hatıra defterinden takip edilir. Karamsar bir havanın hakim olduğu romanda birlikte büyüyen akraba çocuklarının duygusal hayatları ve psikolojileri konu edilir.

Ferdî ve Şürekâsı 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
Eserde farklı sınıflara mensup iki insanın çevre baskısıyla evlendirilmeleri ve bu evliliğin hazin bir şekilde bitmesi anlatılır. Romandaki temel çatışma İsmail Tayfur’un yaşamış olduğu aşk - para çatışmasıdır. İsmail Tayfur, fakir Saniha’yı sevmesine rağmen daha iyi imkanlarda yaşayacağını düşünerek - çevresinin de etkisiyle - Hacer’le evlenir. Romanın sonunda İsmail Tayfur aklını yitirirken -zengin kız- Hacer de bir yangın sonucunda ölür.

Aşk-ı Memnu 

Aşk-ı Memnu, kendisinden yaşça çok büyük, iki çocuklu, varlıklı bir adamla evlilik yapan Bihter'in romanıdır.Türk edebiyatının Batı tekniğinde yazılan ilk romanı sayılır. Realizmin başarılı bir örneği olan eser Batılı bir hayat yaşayan zengin bir Türk ailesinin etrafında geçmektedir. Halit Ziya en başarılı kadın karakterini bu romanında yaratmıştır. Türk toplumunun pek alışık olmadığı hırslı, mücadeleci, intikamcı aynı zamanda hassas, duygusal açlık çeken ve hayatın gerçekleri ile duyguları arasında sıkışmış modern kadın trajedisi romanda ustalıkla işlenir.
Kocası Adnan Bey'in oldukça iyi bir insan olmasına rağmen aradığı mutluluğu bulamayan Bihter, Adnan Bey'in Avrupa'dan yeni gelen yeğeni Behlül'e karşı ilgi duyar ve Bihter ile Behlül arasında bir ilişki başlar. Bir müddet sonra Adnan Bey, kızı Nihal'i Behlül'le evlendirmeye karar verir. Behlül'ün de bu evliliği istiyor olması Bihter'i çileden çıkarır. Terk edilmişlik ve hayal kırıklığı içerisinde Bihter, ailenin bir arada bulunduğu sırada her şeyi anlatıp intihar eder.

Kırık Hayatlar 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
Ömer Behiç ailesine bağlı bir doktordur. O dönemin yozlaşmış ailelerinden birinin kızı olan Neyyir, doktoru baştan çıkarır. Ailesiyle gizli ilişkisi arasında bocalayan Ömer Behiç , küçük kızı Leyla’nın menenjitten ölmesi üzerine bunu ilahi bir uyarı kabul eder ve ailesine döner.

Mai ve Siyah 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
İstanbul'da orta halli bir ailenin çocuğu Ahmet Cemil, mülkiyeyi bitireceği sırada babasını kaybeder, ailesinin geçimini sağlayabilmek için dersler vermeye başlar. Bu arada büyük ümitler verdiği eserini tamamlamaya çalışmaktadır. Ümitleri bir süre sonra ümitsizliğe döner. Kız kardeşi İkbal, kocasının eziyetleri sonucunda ölür. Sevdiği kadın Lamia başkasıyla nişanlanır. Eseri beklediği ilgiyi görmez. Ahmet Cemil kitabını yakar, annesini de alıp bir gemiyle İstanbul'dan ayrılır. Yemen'de bir ilçe kaymakamlığı görevini kabul eder ve oraya gider.

Nesl-i Ahir 

Yazan: Halit Ziya Uşaklıgil
İkici Abdülhamit istibdadının son yıllarında geçen roman Meşrutiyet aydını olarak idealize edilen Süleyman Nüzhet'in çevresinde gelişir. Süleyman Nüzhet; geçim sıkıntısı çekmeyen, iki yabancı dil bilen, yerli ve Batılı sanat dergilerini takip eden kültürel bir karakterdir. Eserde, yazarın diğer eserlerinde pek rastlanmayan toplumun köklü meselelerini işleme eğilimi görülür. Olay örgüsü, aydınların karamsarlıkları, hafiye teşkilatı olarak bilinen ‘jurnalleme’ ve onun oluşturduğu olumsuz tablo, sansür mekanizması, ulusun yoksulluğu ve memurların yolsuzlukları ekseninde gelişir. Yaşanan bütün olumsuzluklar, iktidarın tutumuyla ilişkilendirilir. Roman ‘istibdat’ yıllarında yurdu değiştirmek isteyenlerin mücadelesini roman türünün imkanları çerçevesinde ele alıp işler.

Eylül 

İlk psikolojik roman olarak kabul edilmektedir.
Süreyya Bey ve Suat Hanım beş yıldan beri evlidir. Süreyya’nın arkadaşı Necip aile dostlarıdır. Necip Suat’a çok değer vermektedir. Bu değer veriş zamanla sevgiye dönüşür. Bu sevgi karşılıksız değildir. Ancak her ikisi de Süreyya’ya ihanet edebilecek yaradılışta değildir. Zamanla bu aşk şiddetlenir. Bir gün köşkte çıkan bir yangında Suat içeride kalır. Necip onu kurtarmak için eve girer ancak her ikisi de yangında ölür.

Halâs 

Yazan: Mehmet Rauf
Mütareke İzmir’inde başlayan roman millî kuvvetlere yardım etmek maksadıyla İstanbul'a gelen Nihat adlı genç bir subayın bireysel mücadelesini anlatır. Romanda, Millî Mücadele, tam anlamıyla bir fon görünümündedir. Roman, İzmir’in işgalini anlattığı ilk bölümleri dışında İstanbul merkezinde kalır.

Ferda-yı Garam 

Yazan: Mehmet Rauf
İlk romanıdır. Romanda amca çocukları olan Sermet ve Macit'in aşkları iki gencin ruhsal yönelimleri doğrultusunda anlatılır. Sermet, okuduğu kitapların etkisiyle gerçek dünyaya uyum sağlayamayan ve hayalperest bir genç kızdır. Bu iki ruhtaki kaçış ve hayattan kopma arzusunun neticesinde, Sermet ve Macit birlikte intihar eder. İntiharın asıl tetikleyicisi aşk algısında da acı çekmeyi esas alan Sermet'tir. Macit de bir bakıma Sermet için ölmeye hazır olduğunu göstermek amacıyla ölümü seçmiştir. 

Bağımsız Sanatçılar

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç 

Yazan: Hüseyin Rahmi Gürpınar
1910 Halley kuyruklu yıldızının dünyaya yaklaşmasıyla, bu olayın İstanbul’da yarattığı heyecan anlatılır. Yazar bu olayı eğlendirici bir anlatımla verirken bilimin ve düşüncenin savunmasını da yapmaktadır.

Mürebbiye 

Yazan: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Matmazel Angel aşıklarının biriyle İstanbul'a gelmiş bir Parislidir. İki ay sonra yüzüstü bırakılır. Fransız bir ailenin yardımıyla Dehri Efendi’nin konağına girer ve onun çocukları Nezahat ve Nazmi’ye öğretmenlik yapmaya başlar. Bir süre sonra ailenin erkeklerini baştan çıkarma planları yapan Angel, aptal torun Sami’den başlayarak ailenin reisi Dehri Efendi’ye kadar tüm erkekleri baştan çıkarır.


İlgili Sayfalar

Servetifünun Edebiyatına Giriş
Servetifünun Öykü ve Roman


EmoticonEmoticon