Sümmani (1860? - 1915?) - Tarihi Havadis

Sümmani (1860? - 1915?)

Narmanlı Sümmânî
  • Bâdeli âşık, saz şairi.
  • Erzurum'un Narman ilçesinin Sâmikale köyünde doğdu. 
  • Sümmani Baba, Narmanlı Sümmani ya da Erzurumlu Âşık Sümmani olarak anılmaktadır.
  • Ası adı Hüseyin'dir. 
  • Bir koşmasında on bir yaşında iken rüyasında pîr elinden bâde içtiğini söyleyen Sümmânî, bâdeli bir âşıktır:
Okudum harfini zihnim bulandı
Yaralarım göz göz oldu sulandı
Baktım çar etrafa kadeh dolandı
Nûş ettim pîrlerin bâdesin tek tek
  • Şiirlerini kendine özgü bir tavırla ve oldukça ritmik söylemiştir.
  • Bu çalıp söyleyiş biçimi, halk müziğinde Sümmani ağzı adıyla bilinmekte ve icra edilmektedir. 
  • Şiirlerinin büyük bir bölümünü koşmalar oluşturur. 
  • Şiirlerinde çeşitli atasözü ve deyimlerin yanı sıra edebi sanatları da ustaca kullanmıştır.
  • Divan şiirinden ve tasavvuftan etkilenmiştir.
  • Şiirlerinde daha çok hece ölçüsünü kullanmıştır.
  • Aruz vezniyle yazdığı az sayıdaki şiirde başarılı sayılmaz.
  • Divan şiiri nazım şekillerinden gazel, murabba, müstezat, muhammes türlerinde de şiirleri de vardır.
  • Dili Karacaoğlan ya da Dadaloğlu kadar olmasa da sadedir.
  • Şiirlerinde daha çok aşk, ayrılık, hasret, ölüm, tabiat, din, zamandan şikayet, bazı tarihî ve mahallî olayları işlemiştir.
  • Özellikle aşk temasını işlediği koşmalarında oldukça başarılıdır. 
  • Sümmânî aynı zamanda kendi adıyla anılan bir âşık kolunun kurucusudur. 
Şiirlerinden Örnekler
Koşma
Ervâh-ı ezelde levh ü kalemde
Bu benim bahtımı kara yazdılar
Gönül perişandır devr-i âlemde
Bir günümü yüz bin zâre yazdılar
 
Bulmadık şâdlığın irâdesini
Çekerim bu gamın ziyâdesini
Herkes dosta verdi ifâdesini
Bizimkini rûzigâra yazdılar
 
Aşk benimle eyler dâim kalmakâl
Dahi sabretmeye kalmadı mecâl
Derdim taksimdâra kıldım arzuhâl
Dedi neynim bahtın kara yazdılar
 
Gönlüm gülşeninde hâr oldu diye
Hasretlik cismimde var oldu diye
Sevdiğim sevdiğim pîr oldu diye
Erbâb-ı garazlar yâre yazdılar
 
Ne var bu sevdânın nihâyetinde
Gönül gezer yârin vilâyetinde
Herkes diyârında muhabbetinde
Bilmem bizi ne civâra yazdılar
 
Döner mi kavlinden sıdk-ı sadıklar
Dostunan dost oldu bağrı yanıklar
Aşk kaydına geçti bunca âşıklar
Sümmânî'yi bir kenâra yazdılar
Müstezat
Kazâ-i Narman’dır bize dünyalık mekân
Tenhâya diken
Bunca müddet geçirdiğim Samikale’dir
Kal’a ibâredir
Sabâvetim Hüseyin’dir mahlasım Sümmân
Pederim Hasan
Tevellüdüm seksen yedi andan sonradır
Meslek şuarâdır
Koşma
Tersine mi döndü devrân biz için
Firkatli mâtemli zamâna kaldık
Bundan böyle âh u figân biz için
Hâinler elinden amâna kaldık

Her ne yana baksam işler harâbât
Var mı dertten anlar sâhib-i Ferhât
Yetişin imdâda yıkıldı millet
Büsbütün ten mecrûh hicrâna kaldık

Yaralı sînemiz vatan derdinden
Gönül parça parça vatan derdinden
Sümmânî mecnûndur vatan derdinden
Onun için böyle figâne geldik
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Aşıklık Geleneğinde Sümmani Tesiri, Halil İbrahim Şahin
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Sümmani Maddesi, Nurettin Albayrak
  • Aşıkların Telinde Sümmani Türküleri, Hasan Tahsin Sümbüllü
  • Aşık Sümmani'de Aşkın Metafiziği, Cengiz Gündoğdu


EmoticonEmoticon