Babaların Kızların Eğitimi ve Kariyeri İçin Verdiği Destek ve Bu Desteğin Sınırları: Erken Cumhuriyet Döneminden Bir Örnek - Tarihi Havadis

Babaların Kızların Eğitimi ve Kariyeri İçin Verdiği Destek ve Bu Desteğin Sınırları: Erken Cumhuriyet Döneminden Bir Örnek

II. Meşrutiyet ve erken cumhuriyet dönemlerinde babaların, çocukların sosyalleşmesindeki ve özellikle kızların eğitimindeki rolünün artması bilinen bir olgudur (Durakbaşa, 1998: 48; Arat, 1998: 166; Durakbaşa vd., 2001: 197; Kabasakal Arat, 2003). Kadın çalışmaları literatüründe, babaların kızların eğitimi ve mesleğe atılmalarına olan desteği işlenirken verilen ünlü örneklerden biri Süreyya Ağaoğlu ve babasının ilişkisidir (Ağaoğlu, 1984; Durakbaşa, 1998). Daha sonra yapılan çalışmalarda Gültekin Ağaoğlu, Hayrünisa Köni, Mülhime İnce ve Seniye Fenmen gibi örnekler yer almaktadır. Bu örneklerde babalar, annelerden daha eğitimli oldukları ve aynı zamanda modernitenin evdeki temsilcisi oldukları için kızlarını etkilemişlerdir (Durakbaşa vd., 2001: 197; Arat, 1998: 165). Literatürde yer alan bu konudaki çalışmalardaki araştırma malzemesi daha çok üst sınıftan kadınlardan gelmektedir.

Bu araştırmada sözlü tarih yöntemi kullanılmıştır. Sözlü tarih alanı, tarih disipliniyle karşılaştırılarak açıklanmaktadır (Hoopes, 1979; Neyzi, 1999; Neyzi, 2010). Tarih yazılı dokümanlara dayanan, daha çok devletlerin, orta ve üst sınıfların tarihine odaklanan bir disiplin olarak tanımlanırken, 1960’larda gelişen sözlü tarih göreli olarak iktidarsız insanların tarihidir ve çalışan sınıf, kadınlar, azınlıklar, yabancılar ve göçmenler gibi grupların bakış açılarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır (Neyzi, 1999: 5- 6). Bilindiği gibi, sözlü tarih geleneksel tarih disiplinini ikame etmeyi değil, onu tamamlamayı hedeflemektedir (Hoopes, 1979: 12; Neyzi, 2010). Standart bir sözlü tarih görüşmesi Ritchie tarafından şöyle tanımlanmaktadır: “Bir sözlü tarih görüşmesi genellikle hazırlıklı bir görüşmecinin bir yanıtlayıcıya sorular sormasını, bu iletişimi ses kayıt cihazı veya video kayıt cihazı ile kaydetmesini içerir. Görüşme kayıtları çözümlenir, özetlenir ya da indekslenir ve bir kütüphane veya arşive yerleştirilir” (Ritchie, 2003: 19). Bu çalışmada da benzer bir yol izlenmiştir. Sözlü tarihin yöntem olarak seçimini motive eden bir başka neden, kadınlar hakkındaki araştırmalar için sözlü tarih yönteminin özellikle uygun bir yöntem olmasıdır (Kabasakal Arat, 2003: 60-61). Bir sözlü tarih çalışmasında amaç, genellenebilirlik iddiası olan sonuçlara ulaşmak değildir. Bunun yerine, nicel çalışmalarda kaybolan yaşam anlatılarının karmaşıklığını yakalamak amaçtır. Bu nedenle görüşmelerin sayısı değil, niteliği önemlidir. Sözlü tarih çalışmalarında araştırmacı az olan çoktur ilkesine bağlıdır: “Çok sayıda kişiyle yüzeysel çalışmaktansa, az kişiyle daha uzun ve daha büyük bir özenle çalışmak daha önemlidir” (McCracken, 1988: 17). Elinizdeki araştırma için sözlü tarih görüşmeleri 2009 yılında Nezihe Kurtiz 90 yaşındayken başlamıştır. Kurtiz, araştırmacının tanıdıkları aracılığıyla bulunmuştur ve kendisiyle toplam 18 saat 40 dakika süren on sözlü tarih görüşmesi yapılmıştır. Görüşmeler İstanbul’da yaşlılar için bir dinlenme evinde gerçekleşmiştir. Görüşmelerin sonuna doğru Nezihe Kurtiz, kendisi ve araştırmacının artık arkadaş gibi olduğunu söylemiştir. Arkadaşlıkta olduğu gibi eşitlikçi bir ilişkinin, özgürleştirici ve koruyucu olabileceği düşünüldüğü için, araştırmacı baştan beri bu sonucun gerçekleşmesini ummuştur. 3. Babasının Nezihe Kurtiz’in Eğitimine Desteği Nezihe Kurtiz’in babası 1890’larda doğmuştur ve önce Taşköprü’de sonra da Bolu’da PTT müdürlüğü yapmıştır. Annesi ev hanımıdır. Nezihe Kurtiz, Nezihe Taşköprülü olarak 1919 yılında Taşköprü’de doğmuştur. İki erkek, iki kız olmak üzere dört çocuklu bir aileleri vardır. Nezihe Kurtiz’in babası hakkında ilk anlattıkları, babanın, kızının eğitimine verdiği desteğin kaynağını bize göstermektedir:



Etiketler: TARİH-İ HAVADİS, TARİHİ HAVADİS, Tarihi Havadis, tarih-i Havadis