‘EDEBİYAT MAHKEMELERİ’NİN ‘REİS BEY”İ EDEBİYAT ELEŞTİRMENİ OLARAK NECİP FAZIL - Tarihi Havadis

‘EDEBİYAT MAHKEMELERİ’NİN ‘REİS BEY”İ EDEBİYAT ELEŞTİRMENİ OLARAK NECİP FAZIL

‘EDEBİYAT MAHKEMELERİ’NİN ‘REİS BEY”İ EDEBİYAT ELEŞTİRMENİ OLARAK NECİP FAZIL


Esas itibarıyla eleştiri, herhangi bir konu hakkında değerlendirme yapmak ve yapılan değerlendirmeyi bir “hüküm”e bağlamaktır. Söz konusu hüküm, hakkında değerlendirme yapılan “obje” hakkında “olumlu” olabileceği gibi “olumsuz” da olabilir. Bu manada şair ve yazarların hemen her metinde eleştiri yaptıkları söylenebilir. Nitekim Necip Fazıl, sadece bu yazıda adını anacağımız kitaplarında değil, özellikle şiirlerinde, tiyatro eserlerinde ve hikâyelerinde de çokça eleştiri yapmıştır. Ancak burada biz, şairin edebi metinlerinde değil de özellikle Büyük Doğu dergisinde yazdığı hatıra, deneme, makale ve tenkit formundaki yazılarında yer alan eleştirileri üzerinde duracağız. Eleştiride “kriter” önemlidir. Sonuçta yazar tenkide tabi tuttuğu “obje”yi bir kritere uyup uymadığı noktasında ele almaktadır. Bu manada Necip Fazıl mesela “şiir”i çok önemser: “Şiir, cemiyetin rüyasını ayrı bir rüya üslubuyla anlatan bir tabirnamedir. Şair, evinin, kılığının, sokağının nizamından, insan, cemiyet ve her türlü dünya nizamına kadar bütün merkezleriyle hayatı kucaklayıcı bir kürsü sahibidir. Dinin olmadığı yerde şiir ve sanat da yoktur. Şiir cemiyette müspet bilgilerin ruhu, heyecanı, his iklimi haline gelmelidir. Şiir de öbür sanat kolları gibi mutlaka devlet eliyle kurumlaştırılmalıdır.”1 Burada üzerinde durduğumuz “şiir” kavramı, Necip Fazıl’ın kriterlerinden sadece biridir. Üstat’ın “şiir” merkezli daha birçok kriteri vardır. Dolayısıyla o, eleştirilerini söz konusu edeceğimiz bu kriterlere göre yapmaktadır. 


EmoticonEmoticon