FUZÛLÎ’NİN ŞİİR ESTETİĞİNDE GÜZELLİĞİN PROTOTİPLERİ - Tarihi Havadis

FUZÛLÎ’NİN ŞİİR ESTETİĞİNDE GÜZELLİĞİN PROTOTİPLERİ

FUZÛLÎ’NİN ŞİİR ESTETİĞİNDE GÜZELLİĞİN PROTOTİPLERİ



Prototip, belirli bir kategoride ele alınabilecek herhangi bir somut obje, varlık veya olgunun geri kalanlar için temsil edebilme vasfına sahip olan ve kategoride yer alan objeleri de en iyi yansıtan üstün örnektir(Şengül 2004:26). Rosch’a göre prototipler; bilişsel referans noktaları olduğundan objeler, prototipe benzerliklerine göre sınıflanmalı, birbirine benzeyen objeler bir araya getirilmelidir(Tonta 2012:157). Rosch’un bilişsel psikolojisinde başvurduğu bir kategorinin veya kavramın tipik özelliklerinin tamamını ya da çoğunu kendinde barındıran ideal örneği bilişsel süreçte diğer kategoriler için de kullanması(Çengelci 1996:38-39) temeline dayanan prototiplerle tasavvufta varlıkların ideası için kullanılan ve Arabî tarafından ortaya atılan “ayân-ı sabite” kavramına benzemektedir. Yaratıcı muhayyile tarafından varlıkların ilk formu olarak kabul edilen ayân-ı sabite, varlıkların yokluk âleminde vücut bulmamış ilk aklî örnekleri, ezelî olan asli unsurları, şeylerin ilahî bilinç boyutunda var olan ilk asli formlardır(Izutsu 2010:69). Allah’ın bilgisinde yer alan ayân-ı sabite denen bu izafetin bir yanı, ilahî isim ve sıfata işaret ederken diğer yanı, mümkünün hakikatine işaret eder(Demirli 2013: 113). “Ayân-ı sâbite, Hakk’ın sonsuz isimlerinden her birinin ilm-i ezelîdeki sûretlerinden ibârettir ve bütün varlıklar bu sonsuz isimlerin tecellîsi ile ilk önce soyut bir form halinde “ayân-ı sabite” olarak âlemü’t-temsîl’de ortaya çıkar(Öztekin 2011:299). Bu soyut ilk örnek, somut olan tüm varlıklara şekil verir. Mutasavvıflara göre tüm varlıklar, bu ilk örneklerin birer kopyası olarak yaratılır. Fuzûlî’nin güzelliğe ulaşmak için objenin ayrıt edici özelliği olan güzellikten hareket edip güzelliği obje üzerinden anlatmasıyla Roch’un “prototip kuramı”yla İbn Arabî’nin “ayân-ı sâbite” kavramı arasında benzerlik vardır. Zira şâir de güzelliği anlatırken objeleri, güzelliği yansıtacak şekilde sınıflar ve güzelliği yansıtan objeleri bir araya getirerek sevgiliyi güzellik bakımından yetkinlik taşıyan en mükemmel örnekle özdeşleştirir. Hatta bu mükemmel örneği geriye kalan tüm objelerin ortak karakteristiği olan “güzellik” ile ilişkilendirerek ortaya güzelliği yansıtacak mükemmel bir prototip çıkarır. Örneğin şâir, sevgilinin yanağını güle benzetince gülün koku, renk, parlaklık, etrafındaki dikenleri, yeşil yaprağı gibi gülü anlatan bir dizi anahtar özellikleri listelemez. Şâir, asıl olarak zihnimizde güzellikle bütünleşmiş ve güzelliğin özünü yakalayan bir gül prototipini ortaya koymak ister. Şâir, bir imge haline getirdiği gül ve güzelliğini, anlatmak istediği güzellikle kıyaslayarak bu kıyasla güzellikle gülün güzelliğini ilişkilendirerek anlatmak istediği güzel için gül prototipini anahtar bir sözcük haline getirir. Böylece şâir, gül prototipini kullanınca zihnimizde doğrudan anlatmak istediği güzellik canlanır. Fuzûlî’nin güzelliği anlatmak için yararlandığı prototipler, klâsik şiirin ortak kullanımından ortaya çıkmış güzelliğe dair ilk oluşumlardır. Aslında ortak edebî birikimin bir parçası olan prototipler, belli bir sınıflandırmanın sonucu ortaya çıkmış ve belirlenen unsur arasındaki ortak özelliklerinin göz önünde bulundurulmasıyla oluşturulmuştur. Güzellikle ilişkili olan varlıklar benzerliklerine göre (renk, şekil, nitelik gibi) bir araya getirilmiştir. Ancak şâirin zihninde şekillendirmeye çalıştığı güzelliğin prototipi, anlatılmak istenen güzelliğin tipik özelliklerini içerse de tüm belirleyici özelliklerini kapsamayabilir. Şâir, yeni karşılaştığı güzellikle ilişkin önceden oluşturduğu prototiple karşılaştırarak anlama, yorumlama ve yeniden anlamlandırma eğilimine girerek güzelliği anlatmaya çalışır. Şâirin kültür dünyası, dünyayı algılama tarzı üzerinde etkisi olduğundan şâirin prototipi oluştururken bir parçasıolduğu kültürün ve ön bilgilerin onun prototipe vereceği anlamı etkiler. Bu etki, şâirin prototip ile güzellik arasında kuracağı anlamsal bağın yönünü belirler. Fuzûlî’nin güzelliği prototiplerle anlatma yeteneği, gerçek dünyaya ait varlıklardan hareketle benzer ya da birbiriyle ilişkide olan güzel bir objeyi “güzellik” kategorisi altında işlevsel bir şekilde toplamayı mümkün kılar. Özellikle soyut olan güzellik, somut olan prototip ile gözle görünür, algılanabilir bir objeye indirgenir. Güzelliği karşılayan objeler, zihinde zihinsel imgeler halinde kodlanır. İmgeler halinde kodlanan güzellik, objelerin taşıdıkları günlük ve lugatî anlamlarının dışında güzelliği de içine alabilecek şekilde çok daha kapsamlı bir niteliğe bürünür. Dolayısıyla, güzelliği karşılamak için kullanılan objelerin benzerlik durumlarına göre sınıflandırılması ve yerleştirilmesi, özellikle ilahî güzellik gibi son derece soyut olan bir güzelliğin insan zihninde tecessüm bulmasını kolaylaştırır. Elbette her objenin bir güzellik prototipine dönüşebilmesi için gerekli ve yeterli şartları içinde barındırması gerekir. Genelde bu özellikler, belli bir toplum ya da kültür tarafından üzerinde fikir birliğine varılmış olup objeyi diğerlerinden ayırt eden en önemli özelliklerdir. Fuzûlî’nin şiir estetiğinde güzelliği karşılayan prototiplerin ortak özellikleri güzelliği temsil eden bir güzelliğin bilgi formu niteliğinde olmasıdır. Güzelliğin prototipleri, her ne kadar somut bir obje olsa da obje, güzelliğin insan zihnindeki tasavvuru olan soyut bir düşünce birimine dönüşür. Şâir, güzelliğin prototipini oluşturma aşamasında güzellikle özdeşleşebilecek varlıkları gözlemleyerek anlatmak istediği güzellik ile prototip arasındaki benzerlik ve örüntüleri tespit eder ve özelden genele giderek genelleme ve soyutlama yapar. Oluşturulan bu soyutlamaların her biri güzellik kavramını temsil eder. Böylece şâirin kullandığı ve güzelliğin örnek objesine dönüşen obje ve şahıslar, organize edilmiş güzellik bilgisini temsil eden zihinsel yapı veya temsil objesi işlevi kazanarak güzelliği karşılayan bir çağrışım objesine dönüştürür. Bu anlatım yolu, bilişsel bir çaba olup güzellik bilgisine en kısa yoldan ulaşmanın ve çağrışımlar yoluyla asıl anlatılan güzelliği kavramanın sürecidir. Edebî metinlerin düşünce dünyasını algılamamızda ve sanatçının vermek istediği mesajı anlamamızda önemli bir rol oynayan prototiplerin kendilerine özgü belirgin özellikleri vardır. Prototiplerin metinde vermek istediği temel mesajı, çağrıştırdığı anlamları, oluşturduğu anlam tabakalarını doğru olarak öğrenilmesi ve öğretilmesinde bu özelliklerin bilinmesi gereklidir. Prototiplerin en belirgin dört özelliği vardır. Bunların ilki prototiplerin kelime veya kelimelerden oluşan bir isim olması, ikincisi benzer kavram ve prototiplerden ayırt edici özelliklerinin olması ve bu özelliklerin belli bir birikime sahip olup herkes tarafından bilinmesidir. Üçüncüsü diğer benzer türlerden ya da prototiplerle ortak özelliği olması ve son olarak da onun prototip olmasını ve diğer türlerden farklılığını sağlayan örnekler içermesi gerekir. 



FUZÛLÎ’NİN ŞİİR ile ilgili görsel sonucu