GÖÇ OLGUSUNUN WEBERYAN ANALİZİ: I. DÜNYA SAVAŞI DOĞU VİLAYETLERİ ÖRNEĞİ/ TARİHİ HAVADİSİ - Tarihi Havadis

GÖÇ OLGUSUNUN WEBERYAN ANALİZİ: I. DÜNYA SAVAŞI DOĞU VİLAYETLERİ ÖRNEĞİ/ TARİHİ HAVADİSİ

GÖÇ OLGUSUNUN WEBERYAN ANALİZİ: I. DÜNYA SAVAŞI DOĞU VİLAYETLERİ ÖRNEĞİ TARİHİ HAVADİS


Göç sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplerle isteyerek veya zorunlu olarak gerçekleşen toplumsal bir eylem olarak görülmektedir. Göç mevcut toplumun niteliklerine göre biçimlenmektedir. Göç, mesafe ve yaşam alanı olarak ülke içerisinde veya ulus aşırı bir biçimde gerçekleşmektedir. Göç bilimsel anlamda çeşitli teori ve kavramsallaştırmalar ile ele alınmaktadır. Bu kapsamda göç eylemleri çeşitli tipolojilere indirgenerek anlaşılır kılınmaktadır. Göç ile yeni bir yerleşim alanına dâhil olmak çeşitli sorun ve riskleri de beraberinde getirmektedir(Adıgüzel, 2016: 3-6). Bu sebeple göçün nedenlerinden sonuçlarına kadar genel çerçevede bir bütün olarak ele alınması gerekli görülmektedir. Toplumsal hareketliliğin göç edilen ve terk edilen bölge için olumlu ve olumsuz sonuçları bulunmaktadır. Ekonomik temelli göçlerde, iş imkânı yaygın olan kentlere göç eylemi işsizliği azaltmakla birlikte iş ve eleman ihtiyacını karşılayarak üretime katkı sağlamaktadır. Bu sürecin yaşanması ile yoksulluk ve işsizlikle ortaya çıkan kargaşa önlenmiş olacaktır. Ancak bu olumlu niteliklerin yanında göç ile birlikte dengesiz bir nüfus hareketliliğinden bahsetmek gerekmektedir. Kentlere yığılan nüfus ile suçluluk oranlarında bir artışı getirmektedir. Aynı zamanda göçmenler ile yerleşim alanındaki halk arasında oluşan problemler ileri dönemlerde toplumsal bir probleme dönüşmektedir. Kent yaşamı ile bütünleşmenin sağlanamadığı süreçte göç eylemi güvenlik açısından zararlı bir hale dönüşmektedir(Akkayan, 1979: 20-22). Toplumsal hareketlilik, ilkel topluluklarda yaşam mücadelesi ve verimli alanların tercih edilmesi amacıyla tarihsel olarak ilkel göç başlığında kategorize edilmiştir. Savaş ve zorunlu durumlarda devletlerin iktidarlarını korumak amaçlı toplulukların zorla göç ettirildiği durumlarda görülmektedir. Bunun yanında yaşam kalitesini arttırmak amaçlı kişisel ve toplumsal karara dayalı göç hareketi yaşanmaktadır(Yalçın, 2004: 33-35). Kitlesel göç hareketleri öncelikle yaşanılan alandaki tehlikelerden ortaya çıkmaktadır. Savaş ve ekonomik sorunların eşiğinde göç zorunlu bir eyleme dönüşmektedir. Göçün sosyal ilişkiler bağlamında birey ve ailelerin daha iyi yaşam standartları için gelişmiş yaşam alanlarını tercih etmeleri ile de gerçekleşmektedir(Aguirre, 1983: 425-426). Bu tercihin yanında göç olgusu, göçmenler üzerinde sosyal ve kültürel açıdan değişiklikler ortaya çıkarmaktadır. Özellikle zorunlu göçler ve savaş dönemlerinde gerçekleşen göç hareketliliği hem göç edenler hem de göç edilen bölgelerdeki topluluklar için toplumsal çatışmalara yol açmaktadır. Göç ile birlikte öncelikle uyum sorunu ortaya çıkmaktadır. Göçün ülke içinde yaşanmış olması da toplumsal ve kültürel çatışmanın oluşması için yeterli olmaktadır. Savaş halinde gerçekleşen göçlerde belirtilen soyut çatışmalara ek olarak ekonomik ve sağlık sorunları da öne çıkmaktadır(Balcıoğlu, 2007: 84-86). Özellikle savaş dönemi ve çatışma ortamında ekonomik sorunlar göç ile daha karmaşık bir ortam oluşturmaktadır.