II. Dünya Savaşı'na Giriş Sürecinde Türkiye'nin Aldığı İç Politika Tedbirleri (1 Eylül 1939 - 18 Ocak 1940) - Tarihi Havadis

II. Dünya Savaşı'na Giriş Sürecinde Türkiye'nin Aldığı İç Politika Tedbirleri (1 Eylül 1939 - 18 Ocak 1940)

II. Dünya Savaşı'na Giriş Sürecinde Türkiye'nin Aldığı İç Politika Tedbirleri (1 Eylül 1939 - 18 Ocak 1940)

23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi’nin kendisinin üstünde herhangi bir gücün bulunmadığı ilkesini benimsemesi ve kendi adını taşıyan bir hükümet kurması ile bir yönetim biçimi olarak cumhuriyet anayasada geçmemekle birlikte fiili anlamda işlemeye başlamıştır.1 1922 yılının Ağustos ayında Başkumandan Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz ile Türk milletinin cephelerdeki mücadelesi zaferle sonuçlanmış, bu zafer 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’yla tescillenmiştir. Dahası, Türkiye Batı karşısında güçlü olabilmek ve varlığını koruyabilmek için harp cephesindeki mücadelesini iktisat, kültür, eğitim ve idare sahasında devam ettirmiştir.2 Bu yoldaki en önemli adım, 29 Ekim 1923’te, İkinci TBMM Anayasa Komisyonu başkanı Yunus Nadi Bey’in “Zaten kendimizde mevcut olan vaziyetimizi tespit etmiş oluyoruz”3, Abdurrahman Şeref Bey’in “Hakimiyet bilakaydüşart milletindir dedikten sonra kime sorarsanız sorunuz bu cumhuriyettir” cümlesiyle ifade ettiği Cumhuriyet’in ilanı olmuştur.4 Cumhuriyet’in ilanını takiben 3 Mart 1924’te hilafetin kaldırılması; devletin siyasal yapısındaki geleneksel-dinsel otorite ve kurumların kaldırılması anlamına gelmiştir. Çağdaşlaşmanın bundan sonraki sorunları toplumsal, ekonomik, kültürel alanda olmuş, yeni cumhuriyet uluslaşmaya, yeni siyasal yapının kurumlarını gerçekleştirmeye yönelmiştir.5 1918-1922 yılları arasında Türk Milli Mücadelesine önderlik eden, ardından 1923–1938 yılları arasında da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olarak görev yapan Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de vefatı Türkiye için yeni bir dönemin başlangıcı anlamına gelmiştir. seçilmiştir.6 İnönü’nün cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan ve çok partili hayata ilk adımların atıldığı 1945’e kadar olan sürece Milli Şef Dönemi, cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye de Milli Şef denilmiştir. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Milli Şef sıfatıyla Atatürk’te dahi olmayan geniş yetkilerle donatılmasından kısa bir süre sonra 1 Eylül 1939’da İkinci Dünya Savaşı başlamıştır. İsmet İnönü’nün İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki politikası ne pahasına olursa olsun ülkeyi fiili anlamda savaşa sokmamak olmuştur ve bu politika İnönü’nün siyasal yaşamının en büyük başarıları arasında kabul edilmiştir.7 Savaş yılları boyunca savaşın yıkıcı ve olumsuz etkisinden ülke ekonomisinin korunması amacıyla Millî Korunma, Varlık Vergisi ve Çiftçiyi Topraklandırma Kanunları çıkarılmış, İaşe Teşkilatı ve Ticaret Ofisi gibi teşkilatlar kurulmuştur.8 Bununla birlikte bu makale savaşın başladığı 1 Eylül 1939’dan, Türkiye’nin savaş ekonomisine geçtiği 18 Ocak 1940 Milli Koruma Kanunu’na kadar olan süreçte yaşananları, Türkiye’nin iç politikada aldığı ilk tedbirleri konu edinmektedir.