İki Modernleşme Arasında Türkiye’de Siyasal Kültür Değişmesi ve Medya - Tarihi Havadis

İki Modernleşme Arasında Türkiye’de Siyasal Kültür Değişmesi ve Medya

İki Modernleşme Arasında Türkiye’de Siyasal Kültür Değişmesi ve Medya

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/566566

Osmanlı modernleşmesi, öncelikle devletin kendisini yenilemek ve varlığını devam ettirmek amacıyla pek çok önemli radikal reform gerçekleştirdiği bir döneme karşılık gelmektedir. Batı Avrupa’dan farklı olarak Türkiye’de modernleşme, en temelde ekonomik bir değişim sürecinden çok siyasal bir değişim süreci olarak tecrübe edilmiştir. Kendi sistemini yenileme yoluna giden devlet, aynı zamanda modernleşmenin öncü kurumu olarak hareket etmiştir. Bu yüzden Türkiye modernleşmesi, devletin merkezileşmesi ve kendisini yenilemesi hedeflerini de içerdiği için yüzyıllardır süregiden siyasal yapının değişmesine sebep olmuştur (Ahmad, 2014, s. 27). Elbette bu değişmenin yanında bazı sürekliliklerin olduğunu ve üstelik bu sürekliliklerin devlet geleneğiyle Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet çizgisinde, kendi içinde yaşanan farklılaşmalara rağmen devam ettiğini belirtmek gerekmektedir. Osmanlı modernleşmesinde önce devletin merkezileşmesi ve bürokrasinin yeni bir hale getirilmesi hedefleri çevresinde adımlar atılmıştır (Ortaylı, 2017, s. 139-144) . Siyasetin en temelde elde bulundurulan gücü muhafaza etmek ya da var olan durumdan daha iyi bir duruma ulaşmak amacıyla değişimi talep etmek için yapıldığı dikkate alındığında, devlet açısından Türkiye’de modernleşmenin başından itibaren hem geçmişten gelen gücü ve kudreti muhafaza etme, hem de mevcut durumu değiştirme talebini içerdiği tespit edilebilir. Öyle ki devlet açısından gücünü ve kudretini muhafaza etmenin yegane yolunun değişimden geçtiği anlayışı yöneticilerde hakim bir fikir olmuştur (Zürcher, 2007, s. 72- 73). Ancak, sonuçta devlet merkezli ve devlet kadroları öncülüğünde sürdürülen çabalarda siyasi güç odaklı bir modernleşmenin yaşanması da bir başka vakıadır. Bürokrasinin yenilenmesi ve zamanla böylece oluşan yeni bürokratik kadrolar, yeni bir siyasal kültürün temsilcileri ve üreticileri olmuşlardır. Bu değişimin önemli göstergelerinden birisi, farklı dönemlerde birbirinden oldukça farklılaşmış, çok ayrı zihniyetlere sahip nesillerin bir arada bulunmasıdır. Tanzimat ve Islahat Fermanları’nı ilan eden kadrolar I. Meşrutiyet’i ilan edenlerden; I. Meşrutiyet’i ilan edenler de II. Meşrutiyet’i ve cumhuriyeti ilan edenlerden farklıdır. Nesiller arasında devam eden bu farklılaşmanın bir yandan da modernleşmenin farklılaşmasını ve sürekliliğini sağladığını vurgulamak gerekmektedir. Farklı dönemlerde farklı zihniyetlerin öne çıktığı görülse bile sonuçta Batılılaşma siyasetini devlet merkezli sürdürme noktasında söz konusu önemli olayların aktörlerinin hepsinin memur olması da göz önünde bulundurulması gereken başka bir ayrıntıdır. Bu yüzden bizde modernleşme devlet içinde ve siyaset merkezli bir tecrübe olarak gelişmiştir.

,Tarihi havadis, Tarih-i  Havadis,



EmoticonEmoticon