İslam Siyasi Düşüncesinde Sabır Ekolü ve St. Augustine Karşılaştırması - Tarihi Havadis

İslam Siyasi Düşüncesinde Sabır Ekolü ve St. Augustine Karşılaştırması

İslam Siyasi Düşüncesinde Sabır Ekolü ve St. Augustine Karşılaştırması


İlahiyatın temel konularındaki farklılıkların yanı sıra İslam siyaset düşüncesi ile Hristiyan siyaset düşüncesi arasında da ciddi anlayış farklılıkları bulunmaktadır. Hristiyanlıkta dini (uhrevi) otorite ile dünyevi otorite arasında otoritenin edinimi ve kullanımı açısından belli bir sınır çizilmekte ve bu “iki kılıç tezi” olarak kavramlaştırılmaktadır. İslam’da ise ruhani-laik, dünyevi-uhrevi olarak birbirinden ayrı otoritealanları söz konusu değildir. Teorik olarak belli bir dönemdeki din ve dünya işleri tek ve aynı kişinin uhdesine bırakılmıştır. İslam’da siyaset ile ilgili bazı konularda (adalet, şura gibi) hemen hemen tüm ekollerde ittifak varken, siyasi idarenin biçimi, teşkilat yapısı, çalışma yöntemleri ve esasları, yöneticilerin vasıfları, seçilme ve azledilme usul ve esasları gibi konularda ise değişik görüşler öne sürülmüştür. Bufarklılıklar bağlamında sabır ekolü, devrimci ve temekküncü ekoller olarak sınıflandırılma yapılmıştır. Bu ekoller arasında Sabır ekolü, taşkınlık, zülüm ve haksızlık karşısında sabretmeye, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğini ve hükmün Allah tarafından verileceğine vurgu yapmaktadır. Bu anlamda iktidara isyan etmek hoş görülmez, pasif bir muhalefet teşvik edilir. İslam’da muhalefet geleneği kavramsallaştırılmasında genel olarak Ehl-i Sünnetin ve Şiiler arasında ise İsna Aşeriyye İmamiyesinin daha çok sabır ekolüyle özdeşleştirildiği görülmektedir. St. Augustine, Thomas Aquinas’a kadar ortaçağ Hristiyan siyaset düşüncesinin en önemli kuramcılarından biridir. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde kilise-devlet, papa-kral, yani dinin siyasal iktidar ile olan ilişkisi sorunsallaştırılmazken, patristik düşünceyle birlikte tüm iktidarın kaynağının Tanrı olduğu, kilisenin de Tanrının yeryüzündeki temsilcisi olması nedeniyle krala karşı üstün olduğu ifade edilmiştir. Dini gücü doğrudan kullanan kilise, siyasal gücünü de krallar aracılığıyla kullanacaktır. Bu düşünce Ortaçağ siyaset düşüncesinin özünü oluşturmaktadır


 ,Tarihi havadis, Tarih-i  Havadis,



EmoticonEmoticon