KARİZMATİK BİR OTORİTE OLARAK RAHİPLERİN DİNSEL GELENEKLERDEKİ YERİ - Tarihi Havadis

KARİZMATİK BİR OTORİTE OLARAK RAHİPLERİN DİNSEL GELENEKLERDEKİ YERİ

Etiketler: TARİH-İ HAVADİS, TARİHİ HAVADİS, Tarihi Havadis, tarih-i Havadis

Tarih boyunca toplumların içinden çıkarak onlara rehberlik eden önderler var olmuştur. Peygamberler, rahipler, kâhinler, kabile reisleri ve imparatorların içinde bulunduğu pek çok insan bunlar arasında yer almış ve kutsalın kendisinde tezahür ettiği karizmatik şahsiyetler olarak algılanmışlardır. Çünkü bu kişiler var olan düzeni veya statükoyu değiştirerek yeni bir düzen tesis eden, aynı zamanda mevcut yönetimler açısından yıkıcı olarak sayılan hareketleri başlatan kişiler olarak kabul edilmiştir. Bu şahsiyetler, geçmişte var olan bir otorite veya sistemden ciddi kopuşlara ve ayrılıklara neden olmuşlardır. Çünkü insanlar bu kutsal şahsiyetlerde pek çok insanın normal şartlarda ulaşamayacağı ilahi kökenli ya da örnek olabilecek vasıflar olduğuna inanmışlardır. Bu nedenle bazı toplumlarda bu şahsiyetler, kötülüğün karşısında durabilecek tek güç veya kutsal bir savaşçı olarak görülmüştür (Crosby, 2013:285; Bornstein, 2010:4). Onlar, insanları etkileyerek onlar üzerinde önemli ölçüde güce ve etkiye sahip olmuşlardır. Sahip olunan bu seçkin konum ve özellikler, tanrının kendilerine vermiş olduğu hediyeler olarak kabul edilmiştir. Söz gelimi İncil‟de “Tanrı‟nın bize bağışladığı lütfa göre, ayrı ayrı ruhsal armağanlarımız (χαρίσματαKarizmata) vardır. Birinin armağanı peygamberlikse, imanı oranında peygamberlik etsin. Hizmetse, hizmet etsin. Öğretmekse, öğretsin. Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan, bunu cömertçe yapsın. Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, bunu güler yüzle yapsın.” (Romalılar, 12:6-7) ifadeleri ile Tanrı‟nın işaret ettiği bu konumun ve üstün özelliklerin onun tarafından verilen bir hediye olduğu belirtilmiştir. Önemli bir dini otorite olarak rahiplik ve onun bağlı bulunduğu teşkilat, Dinsel gelenekler içinde önemli bir sınıf teşkil etmekte ve üzerinde durulması gereken önemli konular arasında yer almaktadır.1. KARĠZMA KAVRAMI Karizma; tanrının ihsanı, lütfu anlamına gelen dini bir terimdir. Etimolojik olarak bahşedilmiş "Gift-Hediye" anlamındaki Yunanca “χάρισμα-charisma, χαρίσματα-charísmata” kelimesinden gelmiştir (Fedwick, 1979: 79-81; Romalılar, 5: 15-17, 6: 23; Johnston, 2000:278-279). Karizmatik (χαρισματικός-charismatikós) kelimesi, insan toplulukları üzerinde alışılmışın dışında etkiye sahip olan ve insanlar arasında itibarlı olarak kabul edilen şahsiyetler için kullanılmıştır. Bunların yanında karizmatik otoriteye sahip kişiler, kutsal bir hikâyenin eşlik ettiği kahramanlığa, ayrıca psişik karakterli veya doğaüstü güçlerle donatılmış örnek bir karaktere dayanan tanrısal kökenli bir varlık olarak da kabul edilmiştir. Kendisinde doğaüstü yeteneklerin ve etkilerin mevcut olduğuna inanılan bu kişiler, insanların zihninde kutsalın temsilcisi olmuşlardır. Bu yönleriyle diğer insanlardan ayrılan, aynı zamanda toplumu bunalımdan ve olumsuz gidişattan kurtarabileceğine inanılan kişiler olarak algılanmışlardır. (Igwe, 2013: 16-20; Subaşı, 2003:33; Rieff, 2007:55-57; Kızılçelik, 1994:260). 2. RAHĠP KAVRAMI Rahiplik; birçok dinde özellikle Budizm‟de, Hıristiyanlıkta ve pek çok dinsel gelenekteki ibadet ve ayinleri yöneten din adamları sınıfına verilen isimdir. İngilizcede Clergyman, Monk, Priest gibi kavramlara karşılık gelen rahip kelimesi; Arapçada çoğulu ruhban olan korkma-çekinme, dini kaygılardan ötürü acı hissetme anlamlarına gelen kelimeden gelmektedir. Bazı geleneklerde örneğin Hinduizm, Hıristiyanlık, Budizm ve Maniheizm gibi dinlerde rahipler, manastırlara çekilip uzlet hayatı yaşayan din adamları sınıfını oluşturmuşlardır. Dinsel geleneklerde rahip, konumu ve üslendiği görevlerle pek çok dinsel gelenekte karşılığı olan bir sınıf olmuştur (Dia, 2008:204-205; 2012:255-256). Haham, kâhin, Şaman, şef, keşiş gibi dini şahsiyetler farklı veya benzer yönleriyyle rahip olarak adlandırılan din adamlarının diğer dinlerdeki karşılığı olarak gösterilebilir.3. DĠNSEL GELENEKLERDE RAHĠPLERĠN ÖZELLĠKLERĠ Karizmatik dini şahsiyetler, kutsal olduğu düşünülen konumlarıyla var olan düzeni değiştirmeyi veya kurulmak istenen yönetime dair önemli bir gücü kendilerinde barındırmaktadır. Bu güç metafiziksel bir güce ve desteğe dayanmaktadır. Bu bağlamda karizmanın geçerliliğini belirleyip devamlılığını sağlayan şey, kutsal otoriteyi tanıyan ve ona tabi olanların bu konumdaki kişiyi tanımaları, aynı zamanda onu içselleştirmelerine bağlıdır. Çünkü din adamlarını özel ve seçkin kılan önemli bir husus, onların sahip oldukları konumlarından kaynaklanmaktadır. Bu durum onları hiyerarşik yapının üyesi haline getirmiştir. Onların otoritesinin kaynağı, metafiziksel bir kökene dayandığından görünen dünyanın dışında, tanrısal bir kaynaktan gelmektedir. Ayrıca rahip veya rahipler, ilahi kökenli konumlarından ötürü tanrısal olanın kendilerinde ifşa olduğu bir kişiliği de ortaya çıkarmıştır. (Dabaşi, 1995:65-66; Günay, 1998:336-337) Bu anlamda pek çok toplumda rahipler tarafından oluşan din adamları, kutsal olarak kabul edilen insanlar arasında yer almıştır. Din adamı olarak rahiplerin otoritesi bulundukları konumlarından dolayı emretme, yaptırma gibi yetkeleri yanında siyasi güce sahip olmalarını içeren bir anlamı içermektedir. Tanrı‟nın temsilcisi konumundaki rahipler, yüklenmiş oldukları misyon ile kutsal hiyerarşinin önemli bir tarafını temsil etmişlerdir. Onlar maddi ile manevi dünyanın kesiştiği yerde bulunmaktadırlar. Wach'a göre rahip ya da rahipler sınıfı aracı konuma sahiptirler. Fakat devrimsel ve kurucu özelliklere sahip peygamberlerden de farklılık göstermektedirler. Onlar peygamberlere kıyasla orijinallik ve kendiliğinden özellikler konusunda daha aşağıda yer alırlar. Bu açıdan rahip, Tanrı ile insanlar arasındaki ilişkiyi ve bağı tesis etmeye çalışan kişidir (Wach, 1995:434; Mathisen, 1993:99). Görevleri söz konusu olduğunda en temel sorumlulukları olan ayinlerin yapılışı ve usulleri, rahiplerin düzenli bir biçimde riayet etmeleri gereken önemli bir husustur. Rahipler, yüce ve tanrısal olana duyulan özlem ile kutsalın en yoğun biçimde tezahür ettiği ibadetleri ve ayinleri yöneten kişilerdir. Bu yönüyle rahipler sınıfı Hıristiyanlık, Budizm ve daha pek çok dinsel gelenekte ayin ve ibadetleri yöneten, diğer bir deyişle kutsalı icra edip öte taraftan halkı dini konularda yönlendiren özelliklerle ortaya çıkmıştır (Gündüz, 1998:317). Dini bir otorite olarak rahipler, pek çok dini geleneğin mensupları için apayrı bir anlam ve öneme sahip olmuştur. Bunun olmasını sağlayan en temel özellik inananların gözünde zihinlerde bıraktıkları etki ile inananlar nezdinde sahip oldukları konumdur. Çünkü rahiplik müessesinin bulunduğu dinlerde veya dinsel geleneklerde onlar kutsalı dağıtan kişi olarak algılanmıştır. Onlar inananları kutsayan, tanrısal olana yakınlaştıran, peygamberlerin mesajlarını açıklayan ve kendi payına düşeni halka dağıtan bir konumda kendilerini göstermiştir. Bunun yanı sıra rahibin sorumluluğu altında bulunan insanlarla birebir özel bir ilişki bulunması diğer bir husustur. Bunun için, Rahip, Tanrı‟nın lütfunu elde etme ve onu dağıtmanın yanı sıra, şeytani olanı ve kötülükleri defetme (Excorcism) yeteneğine sahip olduğuna inanılmıştır. Onun uygulamaları ve teknikleri hatasız ve ustaca kabul edilmiştir. Çünkü o tanrının verdiği yetkiyle bu konuma sahip olmuştur (Sullivan, 2001:10-12; Wach, 1995:434, 436).