KUZEY KAFKASYA (STAVROPOL) TÜRKMEN EDEBİYATINDA MAHTUMKULU - Tarihi Havadis

KUZEY KAFKASYA (STAVROPOL) TÜRKMEN EDEBİYATINDA MAHTUMKULU

Günümüzde yedi yüzden fazla şiiri ve on kadar küçük çaplı poeması (şiirsel hikâyeleri) bulunan Mahtumkulu’nun Türk dünyasının birçok yerinde elyazmaları eserlerine rastlanmaktadır. Şairin birçok şiiri de halk dilinden derlenmiştir (Aşırov 2012:14). Şairin şiirleri, Türkmenler tarafından zevkle okunmuş, beğenilmiş, türkü hâline getirilerek bahşılar tarafından çalınıp söylenmiştir. (Aşırov 1984:11). Bahşılar, Mahtumkulu’nun şiirlerini ezbere bildikleri için divanı görmeden okumadan ezbere yazmışlar, yazdırmışlardır. Bu el yazmalarının çoğunun içinde Durdı, Talıbı, Zelilȋ, Şabende, Mollanefes, Misginkılıç gibi Türkmen klasik şairlerinin şiirleri de bulunmaktadır (Yılmaz 2005:16). Mahtumkulu Adındaki Dil ve Edebiyat Enstitüsü’nün el yazma eserlerinin birçoğunu halk bahşılarının dilinden yazılıp alınan eserler oluşturmaktadır (Çarıyev, 1989:281-283). 18. yüzyılın ikinci yarısında Türkmenler arasında meşhur olan Mahtumkulu, birbirilerinden siyasi bakımdan kopuk, dağınık Türkmen kabileleri içinde hepsi tarafından eşit derecede kıymetli görülüyor, Türkmen halkının millȋ şairi olarak görülüyordu (Çarıyev,1989:280). Mahtumkulu; çok geniş bir coğrafyada tanınan, sevilen, şiirleri ezbere bilinen bir şairdir. Mahtumkulu Kuzey Kafkasya Türkmenleri arasında da oldukça meşhurdu. Kuzey Kafkasya’da 1983 yılında aylarca kalarak Türkmenler arasında dil ve folklor çalışmaları yapan Sapar Kürenov, Türkmen köylerinin hepsinde Mahtumkulu’ya olan sevgiyi gördüğünü ve Stavropol Türkmenlerinin şairin şiirlerini ezbere bildiklerini söylemiştir. Kürenov, Mahtumkulu Destanı’nın çoğunluğu dört az da olsa beş satırdan oluşan dizelerden oluşan kırk civarında şiirini tespit etmiştir. Kürenov günümüzde neşredilen Mahtumkulu Divanları’na Stavropolvaryantlarının eklenmesinin asıl nüshadaki manaların aydınlatılmasına katkısı olacağını söylemiştir (Kürenov 1989, 73-82). Stavropol’da yaptığımız saha çalışmalarında Türkmen bahşıların şiirlerini not ettikleri defterlerin olduğu, şiirleri bu defterden okudukları, toylarda ve meclislerde Mahtumkulu’nun şiirlerini destansı bir şekilde ezgili olarak söyledikleri bilgisini aldık. Stavropol’da Çur Köyü’nde Türkmen bir araştırmacıdan, KuzeyKafkas Türkmenlerinin meşhur bahşılarından Nazar Bahşı’nın not defterini temin ettik. Defterde Bahşı’nın toylarda, meclislerde söylediği Mahtumkula’ya ait olan şiirleri ve Köroğlu destanını not ettiğini tespit ettik. Çalışmamıza konu olan Mahtumkulu’nun şiirleri,Nazar Bahşı’nın defterinden aktarılmıştır. Çalışmamızda, Mahtumkulu’nun şiirlerinin Stavropol nüshasıyla Türkmenistan’da yayımlanmış olan şiirleri karşılaştırdık. Bahşı’nın defterinde 45 şiir tespit edildi. Stavropol nüshasında eksik olan dörtlükleri her şiirin başında belirttik. Stavropol nüshasında fazla olan dörtlükleri belirterek, bunların Türkmenistan nüshalarında olmadığını gösterdik. Her iki nüshayı karşılaştırma yaparken iki nüsha arasında kelime ya da ses farklılıkları varsa bunları da italik yazı olarak gösterdik. Bahşı’nınkelimeleri açıklarken parantez içine aldığı kelimeleri olduğu gibi ekledik.Türkmenistan nüshasında olmayan şiirleri de tablo dışında gösterdik. Bu çalışmanın Mahtumkulu’nun çözümlenemeyen ya da anlaşılamayan şiirlerinin çözümlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, yüzyıllar önce anavatanlarından göç etmek zorunda kalan Kuzey Kafkasya Türkmenlerinin dillerinin anlaşılması bakımından çalışmamızdaki dil malzemesinin araştırmacıların çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünüyoruz1. Mahtumkulu’nun Hayatı ve Edebȋ Kişiliği Türkmenlerin en büyük şâirlerinden biri olarak kabul edilen Mahtumkulu genel bir kabulle 1733-1782 yılları arasında yaşamıştır. Araştırmacılar, şâirin doğumunu 1733’lü yıllara yakın olduğu noktasında beyanlarda bulunmuşlardır (Cankurt 2013:912-913). Şâir, Etrek boyunda yer alan “Hacıgovşan” Hacı Kavuşan köyünde dünyaya gelir. Mahtumkulu Göklen boyunun Gerkez kabilesindendir .Bütün şiirlerinin konusunu halkın gerçek hayatından alan şâir ayrıca vatanseverlik, kahramanlık gibi konuları işlemiş, Türkmen mertliğini ortaya koymuş, hayatı boyunca Türkmen birliğini sağlamaya çabalamıştır (Sarıyev 2008:3809-3810).Türkmenlerin klasik edebiyatı dediğimiz dönem, 18. yüzyılda başlar. 18. yüzyıl edebiyatı halka yakın, halkın sıkıntılarının halkın diliyle anlatıldığı bir dönemdir. 18. yüzyılda Mahtumkulu ile birlikte, Azadı, Andalıp, Magrupı, Şabende, Gayıbı, Şeydayı gibi şâirler Klasik Türkmen Edebiyatı’nın temellerini atmışlardır (Garrıyev 1975:9). Mahtumkulu; yücelik, erdem ve fazilet vasıflarını dünyaya gelirken taşıyan büyük bir şairdir. Edebiyata, ilme susamış bir genç olarak değişik medres ve mekteplerde eğitim almış, Doğu’nun büyük âlimlerinin eserlerini okuyarak bilgisini artırmış, böylelikle devrin güçlü, dirayetli bir bilim adamı ve şairi olarak yetişmiştir (Gulla 1998:183). Türkmen boylarını birleştirmeyi isteyen, vatanın birlik ve beraberliğini arzulayan, 18. yüzyılın Türkmen hayatını, toplumun aksayan yönelerini, o dönemin siyasal ve sosyal şartlarını dile getiren Mahtumkulu aynı zamanda şiirlerinde insan sevgisini, güzel ahlâkı, erdemi, beşeri aşkı halkın anlayabileceği bir dilde âdeta bir oya gibi işlemiştir. Fuad Köprülü Mahtumkulu’nda Ahmed Yesevi’nin tesirleri olduğunu belirttmiş (Köprülü 1976:177) şâirin dini konularla ilgili şiirleri halkın anlayabileceği sadelikle işlediğni söylemiştir. Derin bir maneviyatın hissedildiği şiirlerinde kullandığı dilin anlam yönüne hâkim olmuş, söz sanatlarını etkili biçimde kullanmış, halk ağzını kullanarak geniş kitlelere hitâp edebilmiş, eserlerinde dünya görüşünü, hayat felsefesini yansıtırken de anlam ve mecazla ilgili sanatları da oldukça etkili bir biçimde kullanabilmiştir (Erdem 2012:73). Mahtumkulu Türkmenlere has mahalli temaları ve söyleyiş tarzını bırakmadan, kısmen farklı nazım şekilleri içinde, Yunusla başlayan tsavvuf ve ilahi aşk konusunu, Karacaoğlandaki lirizm çizgisini takip ederek bütün Türkmen edebiyatının ışığı olmuştur. (Türkmen 2009:22). Şâirin şiirlerindeki muhtevayı yaşadığı dönemle ilişikilendirmek ve yaşadığı dönemle olan bağlantısını ortaya koymak Mahtumkulu’yu anlamada oldukça önemlidir. Mahtumkulu’nun yaşadığı 18. yüzyıl dış tehditlerin yanında, iç çekişmelerin de devam ettiği, yerel idarecilerin halka zulmettiği bir dönemdir. Türkmenler bu şartlarda yerleşik hayata geçmeye başlamıştır. Mahtumkulu, işte böyle bir ortamda doğmuş, yetişmiş ve eser vermiştir (Temizkan, 2010:174). Mahtumkulu Türkmen coğrafyası dışında Hindistan, Kâbil, Mergilan, Semerkant, Yesi, Buhara, Hive gibi Türk kültür coğrafyalarında bulunması, burada canlı olarak yaşayan Türk şiir geleneğini Nizamȋ, Nesimȋ, Fuzulȋ veya Nevaȋ gibi şahsiyetlerin şiir ve anlatmalarını öğrenen, üstatların eserlerini öğrenerek bilgisini artırmıştır (Çetin vd. 2015:84).Mahtumkulu klasik edebiyatı, özellikle de Nevâyȋ’yi bilmesine rağmen, şiirini Türkmen diliyle ve Türkmenlerin anlayıp benimseyeceği bir tarzda yazmıştır. Şiirlerinde henüz yazı dili olarak kullanılmayan Türkmen şivesinin kelime olarak, söyleyiş tarzı olarak yer aldığı görülür (Biray 1992:15).2. Mahtumkulu’nun Şiirlerini Kuzey Kafkasya (Stavropol) ve Türkmenistan’ da Yayımlanan Nüshalarının Karşılaştırılması “Mahtumkulu’nun kendi eliyle yazdığı divan kaybolmuş, birine dikte ettirdiği şiirleri de bir dağ mağarasında çıkan yangında yanmıştır. Sonra çeşitli müstensihler topladıkları şiirleri divan hâline getirmişler. Bu yüzden de yazılan metinlerin çoğunda şiirlerin düzeni farklı ama çoğunun en başında “Bir gîce yatīrdım tüniň yārında” dizesiyle başlayan şiir sunulmuştur. Yüzlerce yazma divanın arasında baştan sona kadar, düzgün ve hatasız olan nüsha yoktur.” (Azmun 2012:87). Mahtumkulu’nun şiirlerinin halk tarafından çok sevilip ve benimsenmesi, halk şairleri tarafından ezbere bilinmesi ve söylenmesi şiirlerin sürekli istinsah edilmesini sağlamıştır. Ele geçirilen Mahtumkulu Divanı devamlı istinsah edilmiş, hatta bahşılar şiirleri ezberlere bildikleri için divanı görmeden, okumadan, ezbere yazmış ve yazdırmışlardır. Bu divanlarda Türkmenlerin diğer önemli şairlerinin şiirleri de bulunmaktadır (Yılmaz 2005:88-89). Nazar Bahşı’nın not defterinde de Mırat Talıbı’ya ait olduğu düşünülen bir şiir bulunmaktadır. Şiirin son dörtlüğünde Talıbı’nın yerine Mahtumkulu’nun adı geçmektedir. Yine defterin sonunda bir de Leyla ve Mecnun Destanı’ndan bir şiir eklenmiştir. Şairin not defterinde 45 şiir tespit edildi ve bunları Türkmenistan’da yayımlanan divanlarla karşılaştırıldı. Bahşının açıklama amaçlı ekleyip parantez içinede gösterdiği kısımları da olduğu gibi aktarıldı. Türkmenistan yayınlarında olup da Stavropol nüshasında olmayan beyitlerşiirlerin başında, Türkmenistan yayınlarında olmayan dörtlükler ise tablodabelirtildi. Bahşı’nın defterinde bulunan ve Mahtumkulu’ya ait olan şiirler sırasıyla şunlardır: 1. Gözel Şirgazı (1959:145-146) (4.5.6.7.8. dörtlükler eksik) Stavropol Türkmenistan 1/1Mekan tutıp üç yıl iydim duzuñı Mekan eyläp üç yıl iydim duzuñı, 2/2Sende bilim aldım, açıldı dilim. Sende taglım aldı, açıldı dilim, 3/2Dost, duşman, gardaşım, hakı-yaranı, Dost, rakıp, gardaşım, hakı-yaranı, 4/1Caşgun yüregime mövç urar, yatmaz Coşgun yüregime möwç urar, yatmaz, 5/1Kutbda say gözläp kemana (yay) düşdüm, Kutbda say gözläp ummana duşdum, aşdım, 2. Turkmeniň (1959:13-14) (2.6.8. dörtlükler eksik) Stavropol Türkmenistan 1/1Amu Derya bile Kaspiy arası, 1/2Çöl üstinden öser yeli turkmeniñ, Ceyhun bile Hazar arası, Çöl üstünden öser yeli turkmeniñ, 2/1Al-yaşıl purenip çıkar perisi (perizadı, 2/2Kükseyip betiñe urar güliñ isi, Al-yaşıl bürenip çıkar perisi, Kükeyip bark urar anbarıñ ısı, 4/3Bir suprada hazır kılıpsa aşlar, Bir suprada tayyar kılınsa aşlar, 5/3Bilbilden ayrılıp, solup sargaymaz, Bilbilden ayrılıp, solup saralmaz, 6/4Magtımgulı sözler, tagrıfın turkmeniñ. Magtımgulı sözler, tili türkmeniñ. 97 Kuzey Kafkasya (Stavropol) Türkmen Edebiyatında