LADİK AKPINAR KÖY ENSTİTÜSÜ’NE YAZILI VE SÖZLÜ KAYNAKTAN BAKMAK - Tarihi Havadis

LADİK AKPINAR KÖY ENSTİTÜSÜ’NE YAZILI VE SÖZLÜ KAYNAKTAN BAKMAK

LADİK AKPINAR KÖY ENSTİTÜSÜ’NE YAZILI VE SÖZLÜ KAYNAKTAN BAKMAK

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/469033
Köy öğretmeni yetiştirme konusunda fikirler II. Meşrutiyet döneminden itibaren konuşulup tartışılmaya başlanmış, bu konudaki çalışmalar Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde köy okulları oluşturma ve köy öğretmenleri yetiştirme hakkında “kırsal yaşam şartlarına uyumlu olma ilkesi” temelinde bazı ilginç kararlar alınmıştır. Bu amaçla 1924 ve 1925 yıllarında yurt dışından getirilen uzmanlara köy okulları ve öğretmenleri hakkında raporlar hazırlatılmıştır. Bu raporlar ve yerli eğitimcilerin görüşleri doğrultusunda köy öğretmeni yetiştirmek için bazı metotlar denenmiştir. 1927’de Denizli Erkek Muallim Mektebi, Köy Muallim Mektebi’ne çevrilmiş, Kayseri’de de Köy Muallim Mektebi açılmıştır. Ancak açılan bu yeni okullar, köy öğretmeni yetiştirmeye dair bir çözüm üretemedikleri ve öğretim programlarının diğer öğretmen yetiştiren okullara nazaran daha zayıf olduğu gerekçeleriyle 1932 ve 1933 yıllarında birbiri ardına kapatılmıştır. 1933’te Mıntıka Muallim Mekteplerinin kurulması planlanmışsa da hayata geçirilememiştir. 1936’da Saffet Arıkan’ın bakanlığı döneminde Eskişehir Mahmudiye’de Eğitmen Kursu açıldı. Bu programla askerde onbaşı ve çavuşluk yapan gençlerin altı aylık bir kursa tâbi tutulduktan sonra az nüfuslu köy ilkokullarında öğretmenlik yapmaları planlanmış, böylelikle köylerdeki öğretmen açığının hafifletilmesi amaçlanmıştır. Aynı yıl daha büyük köylere öğretmen yetiştirmek için İzmir Kızılçullu’da ve Eskişehir Çifteler’de Köy Öğretmen Okulları açılmıştır. Bu okullar 1940 yılında kurulan Köy Enstitülerinin temelini oluşturmuştur.1 Köy Enstitülerinin bir fikir olarak ortaya çıkmasında ve uygulanmaya başlanmasında farklı nedenler etkili olmuştur. Bu etkenlerden biri 1930’larda başlayan köye ve köylüye ilginin artması ve “köycülük” fikrinin yönetim kadrolarında kabul görmesiydi. Cumhuriyet rejimi taraftarlığının ve Türk milliyetçiliğinin köylerde zayıf olduğu sanısı yönetici kadroların duruma bakışında etkili olmuştur.2 1940’ta altı yaş üzeri nüfusun %78’i okuryazar olmayıp, değildi. Bu oran köylerde %90’ı buluyordu. Bununla birlikte köyler sağlık, temizlik ve gelişme olanaklarından da uzaktı. Eğitim aracılığıyla köylerin sosyal ve ekonomik yapısında ilerleme sağlamak, Köy Enstitülerinin kuruluş amacıydı.3 Mevcut öğretmen yetiştirme programı köylerin bu ihtiyacını karşılamaktan uzaktı. Eğitimli işgücünün üretim sürecinden kopuk olması bu yetersizliğin önemli bir nedeniydi. Köy gerçeğinden uzak ve yabancılaşmış yaşam tarzına sahip kentli öğretmen çoğunlukla köylerde görev almak istemiyordu. Bu nedenle köy kökenli olmayan öğretmenin kırsal Türkiye’nin aydınlanmasında tutarlı ve sürekli bir fayda göstereceğine inanılmıyordu


EmoticonEmoticon