Millî Müdâfaa Vekâleti’nin Lojistik Faaliyetleri Kapsamında Satın Alma ve Tedarik Mevzuatı (1923-1938) - Tarihi Havadis

Millî Müdâfaa Vekâleti’nin Lojistik Faaliyetleri Kapsamında Satın Alma ve Tedarik Mevzuatı (1923-1938)

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) beslenme, giyinme, silah, mühimmat, teçhizat, sağlık, barınma vd. ile ilgili1 her türlü ihtiyaç ve hizmetin karşılanması için kaynak planlamasından başlamak üzere sırasıyla satın alma ve tedarik, ulaştırma, depolama, tedarik edilen ihtiyaçların ordu malı olduktan sonra muhasebesi, sarf edilenlerinin yerine, bütünlemesinin yapılması,2 lojistik faaliyetlerin tamamını oluşturmaktadır. Satın alma ve tedarikle ilgili olan mevzuat, devleti oluşturan organizasyon bütününde, hiyerarşik bir yapı içerisinde ihtiyaçların tespit edilmesinden sonra, bu ihtiyaçları bütçe kanunları ile tahsis edilen ödenekleri kullanarak karşılamak üzere tedarik makinesini çalıştıracak bir anahtar görevi görmektedir. Bu mevzuat ile kamukaynaklarının en etkin ve en ekonomik olarak sarf edilmesinden başka kaynakların kamu yararından farklı olarak yolsuzluklara varabilecek şekilde kullanımının önlenmesi de amaçlanmaktadır. Millî Müdâfaa Vekâleti (MMV), 1923-1938 dönemi içerisinde TSK’nın ihtiyaçları için siyasi ve bürokratik anlamda kaynakların etkin şekilde kullanılmasında ilk yetki ve sorumluluğa sahip kurum özelliği taşımaktaydı.3 Bu kapsamda bütçe marifetiyle tahsis edilen kaynağın kullanılmasında başlangıç noktasını oluşturan satın alma ve tedarik mevzuatı, her kamu kurumu gibi MMV için de önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, MMV’nin 1923-1938 döneminde, lojistik faaliyetleri içerisinde yer alan satın alma ve tedarik konusunda yaptığı çalışmalar incelenmektedir. Bu çerçevede önce Osmanlı döneminden devralınan mevzuat incelenmiş, ardından 1923-1938 döneminde yapılan çalışmalar ele alınmıştır.Osmanlı Devleti döneminden başlayarak günümüze kadar satın alma ve tedarikle ilgili kanun ve düzenlemeler sürekli geliştirilme ihtiyacı göstermiştir. Osmanlı Devleti’nde bilinen ilk ihale şekli, kira karşılığı toprak kiralama yöntemi olarak bilinen “mukataa” yöntemidir.4 Aslında mukataa, tımar düzeni dışında kalan vergiler olarak adlandırılan, coğrafi sınırları ile alınacak vergilerin tür ve miktarları maliye tarafından saptanmış vergi kaynaklarıydı.5 XVI. yüzyıl ve öncesinde merkezi devlet ticaretten, kentlerdeki üretim faaliyetlerinden ve diğer kaynaklardan aldığı vergilerin bir bölümünün toplanması işini açık arttırma yolu ile “mültezim” adı verilen aracılara bırakırdı. Açık arttırmayı kazanan mültezim, devlete belli bir miktar para ödemeyi taahhüt eder, bu miktarın daha fazlasını da vergi kaynağından elde ederdi. 



EmoticonEmoticon