OSMAN GAZİ İLE İNEGÖL TEKFURUNUN MÜCADELESİ VE İNEGÖL’ÜN FETHİ - Tarihi Havadis

OSMAN GAZİ İLE İNEGÖL TEKFURUNUN MÜCADELESİ VE İNEGÖL’ÜN FETHİ

Günümüzde Osmanlı Devleti’nin Söğüt’te kurulduğuna dair bir görüş hâkimdir. Bunun nedeni Kayı boyuna bağlı aşiretlerin, Söğüt’ün Ertuğrul Gazi’ye yurt verilmesinden itibaren Osman Gazi’nin ilk fetihlerine kadar Söğüt’te kalmalarındandır. Ancak Ertuğrul Gazi'nin önemli yıllarının, Osman Gazi'nin ise başlangıçtaki kariyerinin Söğüt’te geçmiş olmasının dışında Söğüt'ün kuruluş devri açısından herhangi bir rolü yoktur. Çünkü elimizdeki kaynaklara göre Osman Gazi’nin devlete giden yoldaki ilk adımları Söğüt’te atılmamıştır.1 Bu Osmanlı kaynaklarının verdiği bilgilere göre İnegöl, Osman Gazi’nin ilk savaşını yaptığı, ilk kalenin fethedildiği, ilk şehidin verildiği ve devlete giden yolda ilk adımların atıldığı önemli bir yerdir. Bundan dolayı İnegöl, Osmanlı Beyliği’nin kuruluş dönemi açısından çok önemli bir yere sahiptir. Gelenekselleşmiş anlatıya göre Osman Gazi’nin mensup olduğu aşiretin bu bölgeye ilk gelişi Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad devrinde olmuştur. Alâeddin Keykubad, Ertuğrul Gazi’ye hizmetlerinden dolayı Söğüt ve Domaniç bölgelerini yurtluk olarak vermiştir. Söğüt kışlak için Domaniç, Ermenibeli ise yaylak için tahsis edilmiştir. Ertuğrul Gazi, Söğüt’e yerleştikten sonra çevre tekfurlarla iyi ilişkiler kurmuş ve mümkün olduğunca çatışmaya girişmemiştir. Ertuğrul Gazi’nin bu politikası oğlu Osman Gazi döneminde de devam etmiştir. Ancak Aşıkpaşâzâde, bölgedeki güçlü tekfurlardan biri olan İnegöl tekfurunun Osman Gazi ve aşiretine düşmanlık beslediğinden bahseder. Aşıkpaşâzâde’ye göre2 : “Aya Nikola derleridi, bir kâfir varıdı, ya’ni Eynegöl’de. Osman yaylaya ve kışlaya gitdükleri vaktin bunlarun göçün üşendürürdi. Osman Gâzi, Bilecük tekürüne bundan şikâyet etdi ve Bilecük tekürüne eyitdi:”sizden dileğümüz budur kim, bizim yükceğüzlerümüzi yaylaya gitdüğümüzde sizde emânet koyalum. Ol dahi kabul etdi. Her vaktin Osman Gâzi kim yaylaya gitdükde kamu esbâblarını öküzlere yükledürleridi, bir nice hatun kişiyle göndürürlerdi. Varurlar, kal’ada korlarıdı. Kaçan kim yayladan gelseler peynir, halı, kilim ve kuzular armağan iledürleridi. Emânetlerin girü alurlaridi, giderleridi. Ve bu kâfirler bunlara gayet i’timad edüp dururlaridi. Ve illâ Eynegöl kâfirleri Osman Gâzi’den ihtiraz ederleridi. Ve bunlar dahi anlardan ihtiraz ederleridi.” Neşri’nin “Osman’un ve atası Ertuğrul’un Bilecük tekvur’iyle aralarında dâim dostlık vardı. Biribirine itimâd iderlerdi. Ammâ Osman’ile İne-Göl tekvur’ı arasında adâvet varidi. Biribirinden muhterizlerdi” 3 kaydı da Aşıkpaşâzâde’nin verdiği bilgiyi desteklemektedir. Aşıkpaşâzâde ve Neşri’nin verdiği bilgilerden anlaşılacağı üzere Osman Gazi diğer tekfurlarla iyi ilişkiler kurarken İnegöl tekfuru ile baştan beri bir rekabet halinde olmuştur. İnegöl tekfuru ile aralarındaki bu rekabet Osman Gazi’nin 1299’da İnegöl’ü fethine kadar devam etmiştir. Osman Gazi ile İnegöl tekfuru arasında mücadele olduğunun belirtilmesine karşın, bu mücadelenin sebepleri hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir. Halil İnalcık bu mücadelenin Söğüt-Domaniç arasındaki göç yollarından kaynaklandığı fikrini savunmaktadır. İnalcık’ın görüşüne bakmadan önce Söğüt-Domaniç arasındaki göç yolları üzerine durulması gerekmektedir. Ancak yıllardır Osmanlıların yaylak ve kışlak yeri olarak Söğüt, Ermenibeli ve Domaniç zikrediliyor olmakla birlikte yaylak-kışlak arasında göç edilirken hangi güzergâhın takip edildiği meselesine nispeten az değinilmiştir. Bu mücadelenin gerçek sebeplerini anlayabilmek için öncelikle bu göç güzergâhının tespit edilmesi gerekmektedir. Ekler kısmında verilen karşılaştırmalı haritadan da anlaşıldığı gibi göç güzergâhı hakkında iki farklı görüş bulunmaktadır. İnalcık, bu rekabetin nedenini göç güzergâhına bağlayarak “Osman'ın aşireti sürüleriyle Söğüt-Domaniç arasında göç ederken Bilecik tekfurunun himayesine muhtaçtı, İnegöl ovasında sürüler tarım topraklarını çiğnediği için İnegöl tekfuruyla başından beri düşmanlık vardı. Osman'dan armağan alan Bilecik tekfuru Osman'ı koruyordu. Osman bu bölgede göç yolunu engelleyen İnegöl tekfuru ile çatışma halindeydi” 4 şeklinde ifade eder. Göç güzergâhı hakkında ikinci bir görüş ise Cezmi Karasu ve ekibi tarafından ileri sürülmüştür. 5 Karasu, İnalcık’ın bahsettiği gibi İnegöl yakınlarından geçen bir göç güzergâhını izlemenin pek mümkün görünmediğini ve bu mücadelenin bölge üzerinde nüfuz mücadelesinden kaynaklandığını belirtmektedir. Çünkü uydufotoğrafından6 da anlaşılacağı üzere Karasu, hem Söğüt’ten İnegöl’e hem de İnegöl’den Domaniç’e giden bir hattın bugün bile çok zor ve sarp bir yol olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşın, göç güzergâhının bugünkü Söğüt-Bozüyük hattından Bursa yoluna döndüğünü, buradan da İnegöl'e varmadan Ermenibeli'nin altındaki yoldan ayrılıp Domaniç'e ulaşan hat olduğunu savunmaktadır.7 Ayrıca Karasu, coğrafî konum bakımından Bilecik tekfurluğunun İnegöl tekfurluğuna nazaran göç güzergâhına daha yakın olduğunu aktararak, sürülerin arazilere verdiği zarara bakıldığında Bilecik tekfurunun arazilerinin daha çok hasara uğradığını belirtmiştir. Eğer sürülerin tahribatından dolayı bir düşmanlık olsaydı, ilk olarak Bilecik tekfurunun Osman Gazi ve aşiretine düşmanlık beslemesi gerekirdi. Bu nedenle Karasu, bu düşmanlığın sürülerin tahribatından kaynaklanmadığını, asıl sebebinin İnegöl tekfuru ile Osman Gazi arasındaki nüfuz mücadelesi olduğunu belirtmektedir. 8 Her iki yorum da esasında bu mücadelenin görünen yönü üzerinde durmaktadır. Ancak burada aydınlatılması gereken yeni sorular ortaya çıkmaktadır. Osman Gazi daha kısa ve kolay bir güzergâh varken neden İnegöl tekfurunun arazilerinden geçmiştir? Eğer arazilerin tahribatından dolayı kaynaklanan bir mücadele varsa, neden Bilecik tekfuruyla aralarında bir düşmanlık yoktur? Osman Gazi, Bilecik tekfurunun arazilerine zarar vermezken İnegöl tekfurunun arazilerine neden zarar vermiştir? Ya da Karasu’nun ortaya attığı görüşten yola çıkarak, neden diğer tekfurlarla değil de İnegöl tekfuruyla alan mücadelesine girmiştir? Görüldüğü üzere mücadelenin nedeni olarak ortaya atılan görüşlerin arka planında başka nedenler bulunmaktadır. Bu mücadeleyi Sultan Alâeddin ile İznik İmparatoru Vatatzes arasında yapılan savaşlara kadar dayandırabiliriz. Aşıkpaşazâde ve Hadidî dışındaki bütün Osmanlı kroniklerinde Osman Gazi’nin ilk atalarının Alâeddin ile Vatatzes savaşları sırasında bölgede aldıkları aktif rolle bu coğrafyada uzun süre gaza faaliyetinde bulundukları sonucuna varılmaktadır.9 Bu savaşlar sırasında Ertuğrul Gazi’nin bölgedeki tekfurlara uzun süre gaza faaliyetinde bulunduğu, birçok yeri ele geçirdiği ve yağmaladığı kaynaklarda belirtilmektedir.10 Bu dönemde Söğüt’e çok yakın olması dolayısıyla İnegöl tekfuruyla da uzun bir süre savaşların yapıldığı ihtimali yüksektir. İnegöl tekfuruyla yapılan mücadelenin gerçek sebeplerini anlayabilmek için her şeyden önce XIII. yüzyıl Selçuklu tarihinin tüm ayrıntılarıyla ve tam olarak ortaya çıkartılması gerekmektedir. Bunun içinde Sadece Osmanlı kroniklerine bağlı kalınmayıp başta Selçuklu kaynakları olmak üzere diğer bütün ana kaynakların incelenmesi gerekmektedir.