Şark Meselesinden Bir Kesit: Osmanlı-Rus İlişkilerinde Eflâk-Boğdan Meselesi (1864-1865) - Tarihi Havadis

Şark Meselesinden Bir Kesit: Osmanlı-Rus İlişkilerinde Eflâk-Boğdan Meselesi (1864-1865)

Şark Meselesinden Bir Kesit: Osmanlı-Rus İlişkilerinde Eflâk-Boğdan Meselesi (1864-1865)

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/620309
XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinde Orta ve Doğu Avrupa’da ihtilalci hareketleri ezen I. Nikolay’ın askerlerinin Kırım Savaşı sonrasında sahneyi III. Napoléon’un ajanlarına bırakmasıyla Orta Avrupa’da Macar, Doğu Avrupa’da Leh ve Transilvanya’da Romen milliyetçiliği yeniden yükselişe geçmişti. Eflâk ve Boğdan’daki Rus himayesi Paris Antlaşması’yla ortadan kalkmıştı. Prensliklerin birtakım imtiyazları, özerk bir millî idare dâhilinde fakat Bâbıâli’nin metbûluğunda uluslararası bir hâl almıştı. Rusya, Kırım Savaşı’nda kendisine karşı oluşan bloğu parçalamak için savaştan sonra Fransa ile yakınlaşmıştı. 1856 Paris Antlaşması’nın hemen sonrasında gündeme gelen Eflâk-Boğdan meselesinin ilk yıllarında Fransa ve Rusya genel olarak ortak bir yol izlemişlerdi. Geçmişte Doğu Avrupa’da kendisine karşı tehdit hâline gelebilecek devrimci hareketleri bastırmak için askerî güç kullanmaktan çekinmeyen Rusya, 1856 sonrasında Balkanlarda nüfuzu tedricen yükselen Fransa ile birlikte Romen milliyetçilerini desteklemeye başlamıştı1 . 1856’dan sonra İtalya, Polonya ve Romanya meseleleriyle yakından ilgilenen III. Napoléon’un Orta ve Doğu Avrupa’ya yönelik “rejim ihracı” siyaseti, Rusya ile başlayan muvakkat yakınlaşmayı gayrikabil hâle getirdi. Fransa’nın Polonya milliyetçiliğine desteği, Rusya ile yakınlaşma siyasetine en büyük darbeyi vurdu. Bunun yanında Venedik’in İtalya’ya devredilmesi karşılığında III. Napoléon’un Avusturya’ya Eflâk ve Boğdan’ı teklif etmesi de Rusya’nın hoşuna gitmemişti. Rusya ve Fransa arasında bir ittifak kurulmasına yönelik hayallerin özel olarak Polonya ve Romanya meseleleri, genel olarak ise Balkanlarda ve Yakın Şark’ta her iki devlet arasında artan nüfuz mücadelesidolayısıyla, gerçekçi bir ittifak tasarısı olmaktan uzak olduğu, yalnızca diplomasi kulislerindeki dedikodularda gündeme geleceği görülecekti. St.Petersburg’daki Osmanlı maslahatgüzârı Halil Bey, II. Aleksandr’ın Fransa’ya itimadının kalmadığı ve Hariciye Nazırı Gorçakov’un da bu konuda efendisinin fikirlerini paylaştığı konusundaki tahminlerinde haklıydı2 . Halil Bey, Rusya ile Fransa arasında bir süreliğine rafa kaldırılmış ezelî ve ebedî anlaşmazlıkların tekrar ufukta göründüğü günlerde, böyle bir yakınlaşmaya artık ihtimal dahi vermemekteydi. Halil Bey’in Fransa ile Rusya arasında var olduğuna işaret ettiği anlaşmazlıkların başında Polonya ve Kutsal Topraklar meseleleri gelmekteydi. 1860’ların başında bu iki soruna, Eflâk-Boğdan meselesi de ekleniyordu. Bu çalışmanın konusunu oluşturan zaman dilimi içerisinde Rusya, Eflâk ve Boğdan meselesi dolayısıyla Fransa ile mücadele etmek zorunda kalacaktı. 1864-1865 yıllarında Memleketeyn meselesinde Osmanlı yönetimi ile prensipte aynı tezleri savunan Rusya, özellikle İngiltere ve Fransa’nın etkisiyle kendi konumunu yeniden tanımlamak zorunda kalacak olan Bâbıâli ile karşı karşıya gelecekti. Kırım Harbi sonrasında Şark Meselesinin laboratuvarı olan Eflâk-Boğdan meselesinde Rusya ile Osmanlı Devleti’nin karşılaştığı başlıca sorunlar, Prensliklerin birleşmesi, Polonyalı siyasi mülteciler, Ortodoks manastırlarına ait vakıfların hukuki statüsü ve yabancı prens meseleleri olacaktı. Rusya, Romanya yönetimini hizaya çekmek için diplomasi ve propagandayı tercih edecekti. Memleketeyn’de birleşme karşıtı muhalefete destek vermek ve özellikle Boğdan’da tebaayı kendi tarafına çekmek yoluyla Bükreş’in karşısına mahallî denge unsuru olarak Yaş’ı çıkarmak, Bâbıâli üzerinde Avusturya ile birlikte baskı kurmaya çalışmak yollarıyla Prensliklerin daimî birleşmesine engel olmak, 1863’te Rus hariciyesinin bu meselede izleyeceği siyasetin ana başlıkları olacaktı.   


EmoticonEmoticon