TRABLUSGARP SAVAŞI’NDAN LOZAN ANTLAŞMASI’NA ON İKİ ADA KONUSUNDA (GİZLİ) GÖRÜŞMELER - Tarihi Havadis

TRABLUSGARP SAVAŞI’NDAN LOZAN ANTLAŞMASI’NA ON İKİ ADA KONUSUNDA (GİZLİ) GÖRÜŞMELER

TRABLUSGARP SAVAŞI’NDAN LOZAN ANTLAŞMASI’NA ON İKİ ADA KONUSUNDA (GİZLİ) GÖRÜŞMELER
Bizans döneminde genel olarak bir bütün şeklinde Ege Adaları (Agean Islands) olarak adlandırılan Ege Denizi’ndeki adalar, Osmanlı döneminde Cezair-i Bahr-i Sefid (Akdeniz Adaları) şeklinde isimlendirilmeye başlanmıştır. Ege adaları ya da Cezair-i Bahr-i Sefid adı verilen adaların yanı sıra, bir başka tanım da daraltılmış şekilde Rodos üzerinden yapılmaktadır. Bu bağlamda Rodos’un merkez olarak tanımlandığı adalar, Avrupalılar tarafından Güney Sporadlar adıyla anılmıştır.1 Ancak ilerleyen zamanlarda adalar konusunda daha detaylı bir coğrafi tanımlama ve isimlendirme yoluna gidildiğini söylemek mümkündür. Bu çerçevede; Anadolu’nun Batı kıyısındaki Midilli, Sakız, Sisam Adaları, Saruhan Adaları; Limni, Semadirek, Gökçeada, Taşöz, Boğazönü Adaları; Nakşa, Para, Değirmenlik, Andre ve Şira Adaları ise Kiklat ve Kuzey Sporad Adaları şeklinde tasnif edilmiştir. Genel anlamda Menteşe Adaları olarak adlandırılan adalar ise içinde Rodos, İstanköy ve diğer On İki Ada’nın bulunduğu adalar grubuydu.2 Bundan da anlaşılacağı gibi Türkler tarafından Menteşe Adaları olarak bilinen Rodos ve On İki Ada, Avrupalılar tarafından Güney Sporadlar olarak adlandırılmıştır. Aynı coğrafi bölge Yunanlar tarafından Dodekanisos olarak isimlendirilecekti.3 On İki Ada’nın daha kuzeyinde bulunan Midilli, Sakız ve Sisam’ın da içinde bulunduğu adalar ise siyasi anlamda ya da diplomatik çevrelerce On İki Ada dışında tutulmuştur ve ayrı konumlandırılmıştır.4 Dolayısıyla bir savaş, anlaşma veya müzakare söz konusu olduğunda adaların genel olarak Ege Denizi Adaları olarak adlandırılmasından ziyade gruplarına göre özel adlarıyla tanımlandıklarını söylemek mümkündür. Diğer yandan buraya kadar yapılan açıklamalarda Ege Denizi’ndeki adalar için genelde Ege ağırlıklı bir adlandırma yapılırken, tam tersi olarak adalar üzerinden de Ege Denizi ile ilgili bir tanımlama yapıldığı da görülmektedir.