Yabancı - Albert Camus | Kitap Yorumu - Tarihi Havadis

Yabancı - Albert Camus | Kitap Yorumu


Yazar : Albert Camus
Türü : Felsefi Kurgu, Varoluşçu Roman
Yayınevi : Can Yayınları
Çevirmen : Samih Tiryakioğlu
Baskı Sayısı : 61. Baskı
Baskı Tipi : Karton Kapak
Sayfa Sayısı :110

🔴Bizi Büyük Challangeimiz Tamamlanan Madde : Fransız Edebiyatından Bir Kitap Oku.

Yabancı... Sanırım pek çok kişinin okuduğu okumasa bile aşina olduğu bir kitap. Hakkında düşüncelerime geçmeden önce yine de konusu ne ondan bahsedeyim istiyorum.

KONUSU:
Meursalt bir gün bir telefon alır ve annesinin öldüğünü öğrenir. Fakat normalde bir insanın vereceği tepkiler vermek yerine oldukça soğuk kanlı ve bize göre vurdumduymaz davranır. Kısa bir sürede hatta annesinin ölümünü hatırlamaz hale gelir. Etrafındaki insanlar onun normal bir insan olmadığını kendisinden farklı, yabancı bir insan olduğunu düşünürler. Kitap boyunca Meursalt ve başından geçen olaylara verdiği tepkiler konu alınır.

Albert Camus varoluşçuluk akımının başlıca kişileri arasında yer alıyor. Romanını da Varoluşçu romanın yapı taşı olarak nitelendirilmiş. Peki nedir bu varoluşçuluk? Önce buna bir değinmek istiyorum. 
Varoluşçuluk; İnsan kendi kendini oluşturur. Daha önce kaznadığı belirlemelerin elverdiği ölçüde kendini oluşturur.  İnsanın özü var olmaktır diye tanımlanmış.*  İnsan özgürdür ve yaptıklarından sorumludur.**
Kısaca bu şekilde tanımlayabiliriz. Yorumu yazmadan önce Albert Camus'ün hayatı hakkında biraz detaylı bir şekilde araştırma yaparsam daha iyi yorumlayabilirim belki diyerek farklı kaynaklarda yaşam öyküsünü ve yazarlık serüvenini okudum. Aralarında en dikkatimi çeken şey  her ne kadar varoluşçu bir insan olarak tanımlanmış olsa da kendisinin bunu reddetmiş olması. Sebep olarak da bir kalıba sokulmak istemediğini herhangi bir kavram içinde yer almak istemediğini göstermiş. 
Yabancı kitabında ise varoluşçuluk ilkesini iyi bir şekilde yansıtıldığı dile getiriliyor. Üstüne üstlük kitaba 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü de eklenince çok fazla konuşulur da hale gelmiş. Biraz girizgahım uzun oldu ama asıl varmak istediğim noktaya yavaş yavaş gelmem için zemin hazırlıyordum. Yazarın Nobel Ödülü alması varoluşçuluk ilkesini gayet iyi bir şekilde yansıtması gibi kriterleri okurken kitabı senelerdir okumaktan kaçtım. Yazım dilinin oldukça ağır olmasından ve hiçbir şey anlayamamaktan korktum fakat okumaya başladığımda aslında yazım dilinin oldukça kolay olduğunu ve elimden akıp gittiğini fark ettim. Yazım dili sade ve etkili diye tanımlasam yerinde olur diye düşünüyorum. Kitap kısa 110 sayfa ama okurda bıraktığı etkinin kısa sürmesi imkansız. Okudukça Meursault'nun yaptıkları hakkında daha derin düşünceler içinde buluyorsunuz kendinizi. Bir insan nasıl bu kadar dünya ile arasına mesafe koyabilir nasıl duygularını belli etmeden yaşayabilir ? ve nice soru... Kitabı bu kadar geç okuduğum için biraz pişmanlık yaşamadım değil fakat yazarın diğer kitaplarını bu kadar bekletmeden okumayacağım için bir nebze de mutluluk duyuyorum. Okumayanlar için yıldızlı tavsiyedir.! 

*(Kaynak : fenomen.org )
**(Kanyak: felsefe.gen.tr)


EmoticonEmoticon