CONTRIBUTIONS OF GERHARD KESSLER TO THE URBAN SOCIOLOGY STUDIES IN TURKEY GERHARD KESSLER’İN TÜRKİYE’DEKİ KENT SOSYOLOJİSİ ÇALIŞMALARINA KATKILARI - Tarihi Havadis

CONTRIBUTIONS OF GERHARD KESSLER TO THE URBAN SOCIOLOGY STUDIES IN TURKEY GERHARD KESSLER’İN TÜRKİYE’DEKİ KENT SOSYOLOJİSİ ÇALIŞMALARINA KATKILARI

CONTRIBUTIONS OF GERHARD KESSLER TO THE URBAN SOCIOLOGY STUDIES IN TURKEY
 GERHARD KESSLER’İN TÜRKİYE’DEKİ KENT SOSYOLOJİSİ ÇALIŞMALARINA KATKILARI


özet
Gerhard Kessler is one of the scientists who immigrated to Turkey due to living and working conditions becoming difficult in Germany after the National Socialist Party under the leadership of Hitler came to power. Before his immigration, with his social politician identity he strived to exhibit the economic-social problems caused by industrialization in Germany and produce solutions favoring balance among classes. Continuing his studies in Turkey as well, Kessler ‘imported’ his accumulation in subjects such as unionism, cooperative system and insurance business. One of the subjects he studied between 1933 and 1951, when he dwelt in Turkey, is the city. He provided guidance for Turkey which hadn’t focused on urban planning and implementation sufficiently ‘yet’. Addressing the city generally with regard to the housing issue, Kessler also address the condition of İstanbul, where he lived for 18 years, during 1930s and 1940s based on the housing issue and wanted to raise ‘urban awareness” of the public particularly of the local administrators. Within this framework, he expressed his observations concerning the districts of İstanbul and argued that a route should be mapped out. The aim of our article is to review the urban production made by Kessler mostly in relation to İstanbul during the time he lived in Turkey as well as his contributions to local urban sociology.

yerli sosyolojiye 1920’lerden itibaren hâkim olan durgunluğun sona erdiği zaman dilimidir. Bu dönemde Ziya Gökalp ve Prens Sabahattin’in - ilgilendikleri sorunlara bağlı olarak- ürettikleri genel sosyolojik söylemlerin yerini, uzmanlık düzeyinin arttığı daha dar kapsamlı sosyolojik söylemler almaya başlamıştır. Yaşanan değişimin bir ‘alt disiplinleşmeye’ işaret ettiğini söylemek mümkündür.3 Dolayısıyla kente yönelik doğrudanlık ve devamlılık arz eden çalışmaların varlığı, kent sosyolojisinin bir alt disiplin olarak görünürlük kazanmasını sağlamıştır. Göz ardı edilmemesi gereken ise 1930’lardan itibaren kenti sosyolojik üretimlerinin bir parçası haline getirerek bu alt disiplinin görünürlük kazanmasına ‘erken’ dönemlerden itibaren katkı sunan insanların varlığıdır. Bu konuda öncelikli olarak anılması gereken kişi, Ekim 1931-Haziran 1932 arasında İstanbul Belediye Mecmuası’nda yayımlanan sekiz makalesi ile Hilmi Ziya Ülken’dir. “Şehir İçtimaiyatı (I-VI)” ve “Şehrin İktisadi Fonksiyonu (I-II)” ile Ülken, farklı dönemlerdeki kent modellerinin birbirinden ayrıştığı noktaları, kentlerin işlevlerini ve sınıfsal yapılarını tarihsel bağlamda ele almıştır. Değinilmesi gereken ikinci isim Kurna Köyü monografisi ile köy sosyolojisinde ayrıcalıklı bir yere sahip Mehmet Ali Şevki Sevündük’tür. Sevündük bir Science Socialeci olarak Cumhuriyet kadrolarının idealleri ile örtüşür bir biçimde kente ilgisiz kalmamış ve 1934-1935 arasında Siyasi İlimler Mecmuası’nda çıkan “Beldelerimizin Müstakbel Planları ve Büyük Şehirli Türkiye” başlıklı telif, “Bir Tatbiki Sosyoloji Numunesi: Ürbanism (1- 2)” başlıklı tercüme makaleleriyle hem İstanbul’un planlanması hem de genel olarak kent planlaması konusunda aktarımda bulunmuştur. Kent üzerinde duran üçüncü kişi ise Nazi Almanya’sından Türkiye’ye 1933 yılı sonunda göç eden Gerhard Kessler olmuştur. Gerhard Kessler ve Kente Bakışı Gerhard Kessler 1883 yılında dönem itibariyle Doğu Prusya toprakları içinde kalan Wilmsdorf Köyü’nde doğmuştur. Ancak bir Protestan papazı olan babasının Berlin’de görevlendirilmesi ile bu kente gitmiş ve iyi bir eğitim alma şansı elde etmiştir. Berlin ve Leipzig Üniversitelerinde tarih, coğrafya, iktisat ve sosyal bilimler öğrenimi görmüştür. Kessler, 1905 yılında tarih dalında Romalı general Germanicus Julius Caesar Claidanus üzerine Die Tradition über Germanicus başlığı altında hazırladığı çalışmasıyla doktorasını verdikten sonra, tamamen sosyal politika alanına yönelmiş görünmektedir (Baş, 2014: 204). Bu konuya yoğunlaşmasının arka planında Alman Tarihçi İktisat Okulu’ndan etkilenmesi yatmaktadır. Okul, toplumsal özgülükleri merkezine alıp evrensel iktisat yasasını reddetmiş ve insanın akıl, irade ve sorumluluk 


EmoticonEmoticon