Danışma Meclisinin Teşkili Öncesi Yapılan Hazırlıklar: Anayasa Düzeni Hakkında Kanun - Tarihi Havadis

Danışma Meclisinin Teşkili Öncesi Yapılan Hazırlıklar: Anayasa Düzeni Hakkında Kanun

Danışma Meclisinin Teşkili Öncesi Yapılan Hazırlıklar: Anayasa Düzeni Hakkında Kanun



Tanzimat; yönetimin, kendi kendisini sınırladığı, iktidarına zayıf da olsa sınır çektiği siyasal bir metin ve bir dönemin başlangıcıdır; devri itibarıyla gayet önemlidir. Ardılı Islahat Fermanı, Tanzimat kadar yerli sayılmayabilir ancak her ikisi de ilk anayasalı yönetim hamlesi olan 1876 tarihli Kanun-i Esasi’ye giden yolun adeta parke taşlarıdır.3 Kanun-i Esasi, 1909 değişiklikleriyle ıslahı sonrasında 1921 Teşkilat-ı Esasiye’den 1924 Anayasası’na uzanan çizgi içinde Türk anayasa tarihinin evriminin en önemli aşamalarındandır. 1961 Anayasası’nın selefi 1924 Anayasasının ise yürürlükte olduğu yıllarda ve özellikle, muhalefetin tasfiye edildiği 1926 sonrasından 1937 değişikliklerine kadar; tatbikat ne olursa olsun, normatif olarak demokratik bir anayasa olduğu kabul edilmektedir. Söz konusu değişikliklerle birlikte, tek-parti ideolojisinin; daha otoriter, katı ve dışlayıcı nitelik aldığı; diğer devlet anlayışlarının sadece uygulamada değil, fikri planda da reddedildiği belirtilmektedir. Böylece, tek-parti sisteminin gelip geçici bir zorunluluk değil, ideal ve kalıcı bir model olarak takdim edildiği; Türklük ve Türk milliyetçiliğinin, sadece kültürel değil, etnik çağrışımlara da yer verecek şekilde kuvvetle vurgulandığı da iddia edilmektedir.4 Siyasal gelişmelerin belirleyiciliği ekseninde Türkiye, bu anayasayla çok partili siyasal hayata başladı ve malum trajik sonla; sadece bir dönem kapanmadı, militarizmin gölgesinde anayasa yapım süreci de başlamış oldu. Altmışlı yıllardan itibaren, özellikle ellili yıllardaki gerilimin muhataplarından biri olan Demokrat Parti’den neşet etmiş siyasi partilerin hemen hepsinin ortak kanaati: Peşinen yürütmeyi mahkûm eden 1961 Anayasasının ruhuyla, ülkeyi yönetmenin mümkün olamayacağı doğrultusundaydı.5 Nitekim 12 Mart Muhtırasının hemen ertesinde başlayan ve Türk siyasi hayatında ara dönem olarak isimlendirilen evrede, 1961 Anayasası geniş ölçüde budandı. Dönemin; CHP’den müstafi, başbakanı Nihat Erim tarafından ülke için son derece lüks6 addedilen anayasa, bir dizi değişikliğe tabi tutuldu. Yapılan değişikliklerle anayasanın özgürlükçü karakteri zedelendiyse de, bir bütün olarak anayasa, kör topal yine ortada duruyor; tüm bu değişikliklere rağmen anayasanın ruhundaki çok sesli ve hürriyetçi imge, yönetenler cephesine rahatsızlık vermeye devam ediyordu.7 Muhtıranın, görünüşteki baş; aslında en gönülsüz, imzacısı olan dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç, parlamento dışı muhalefet unsurlarına etkili muhalefet yapma imkânını veren bu anayasanın revize edilmesinin gerekçesini ise “Sosyal gelişme ekonomik gelişmeyi aştı”8 sözleriyle dile getiriyordu. 


EmoticonEmoticon