HAMAS: Filistin Direnişinde Politik İslam TARİHİ HAVADİS - Tarihi Havadis

HAMAS: Filistin Direnişinde Politik İslam TARİHİ HAVADİS

HAMAS: Filistin Direnişinde Politik İslam / TARİHİ HAVADİS



TARİHİ HAVADİS 




Filistin Mücadelesinde İslami Direniş Geleneği Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’nda yenilgisi ile Batılı güçlerin Arap Ortadoğu’su üzerindeki paylaşım, işgal ve denetimi tamamlanmış oldu. Osmanlı İmparatorluğu’ndan boşalan bölgelere yerleşen İngiliz ve Fransız güçleri bölgeyi askeri ve siyasi denetimleri altına aldılar. Bu paylaşım savaşında Filistin topraklarının büyük bir kısmı İngilizlerin idaresine bırakılmıştır. Filistinli Arapların I. Dünya Savaşı sonrası bağımsızlık beklentileri ise İngiltere’nin Manda yönetimi oluşturması ve ardından Filistin Yüksek Komiseri olarak bir Yahudi olan Herbert Samuel’in ataması ile son bulurken, Yahudiler 2 Kasım 1917’de Balfour Deklarasyonu ile kendilerine vaat edilen ulusal yurtlarını kurmak için Filistin topraklarına göçü yoğunlaştırmışlardır. Samuel’in atanmasına karşı çıkan Müslümanlar yerel çapta gösteriler düzenlerken Yahudiler ise büyük bir sevinç gösterisi içerisinde “Kral Davut” yazgısı diye sokaklara dökülmüşlerdir.1 Diğer yandan Yahudilerin Filistin topraklarına göçü Arap-Yahudi gerginliğinin tırmanmasına yol açmıştır.2 Nitekim Osmanlı İmparatorluğu’nun Filistin’den çekilmesinden sonra İngiltere’nin Yahudi göçüne sıcak bakması ve bir kısıtlamaya gitmemesi kısa sürede bölgedeki Arap-Yahudi gerginliğinin yerini sıcak çatışmalara bırakmasıyla sonuçlandı. İki toplum arasındaki ilk geniş çaplı çatışmalar 1920 Nisanı’nda Şehit Musa’yı anma törenleri sırasında yaşandı. Anma töreni San Remo kararlarına bir tepki olarak yerel dini liderler tarafından düzenlenmişti. Anma törenleri sonrasında Kudüs’te meydana gelen şiddet olaylarında dokuz kişi ölmüş yaklaşık 233 kişi de yaralanmıştır.3 Araplar ile Yahudiler arasında yer yer çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Musa Kazım Paşa’nın önderliğinde bir Arap Delegasyonu, Londra’ya gitti ve İngiliz Parlamentosuna Yahudilerin dini bir motivasyonla Filistin’de şiddet kullandıklarını söyledi. Arapların artan tepkisini kontrol altına almak için İngiltere, Balfour Deklarasyonunda belirtilen ancak Manda görüşmeleri sırasında önemli bir yer tutmayan bölgede yaşayan Arapların dinsel ve kültürel haklarının korunması lehine bazı değişiklikler yaptı.4 İngiltere’nin Filistinli Arapların dini ayrıcalıkları koruma politikası Hacı Emin el Hüseyin’in “Büyük Müftü” unvanıyla atanması ile başlar. Ardından 1922 yılında Kudüs’te Hacı Emin Hüseyin’in liderliğindebir “Yüksek İslam Konseyi” kurulur. Genç yaşta Büyük Müftü ve Yüksek İslam Konseyi’nin lideri olan Hacı Emin önceleri İngiltere ile işbirliğine yönelmiş; ancak daha sonraları da Filistin’deki İslami hareketin öncüsü olmuştur.   

TARİHİ HAVADİS