KURBAĞA- FARE SAVAŞI (BATRAKHOMYOMAKHAİ) TARİHİ HAVADİS - Tarihi Havadis

KURBAĞA- FARE SAVAŞI (BATRAKHOMYOMAKHAİ) TARİHİ HAVADİS



KURBAĞA- FARE SAVAŞI (BATRAKHOMYOMAKHAİ) TARİHİ HAVADİS


TARİHİ HAVADİS



III. yüzyıllara tarihlenen hymnoslar, İonia’da yaygın olan yerel kült geleneklerine uygun olarak bir tanrıyı ululayan epik yapıda küçük destanlardır. Canlı ve duyarlı bir esinlemenin etkisiyle şiir düzeyine erişebilen bölümler olmasına karşın, genel olarak edebi değerleri iki büyük destanla ölçülemez. Homeros’a bağlanan söz konusu bu hymnoslar ise başka bir geleneğin, dinsel içerikli Orphik hymnosların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Kallimakhos’un hymnosları, Theokritos’un şiirleri, Kleantes’in Zeus hymnosu Helenistik çağda bu geleneği sürdürürler. İ.S. V. yüzyılda Yeni Platoncu Proklos’un felsefi-dinsel hymnosları da yine bu gelenek içinde yazılmışlardır. Pseudo-Herodotos’un Vita adlı eserinde, Homeros ile ilişkilendirilen on altı kısa şiirden oluşan Epigrammata yer alır. Bu şiirlerin epik türle, dil ve vezin dışında hiçbir ortak yönü yoktur. Homeros’a bağlanan bir diğer eser de heksametron ve iambic vezinle yazılmış ve ne yazık ki günümüze gelememiş olan Margites adlı destandır. Bu eserden ilk söz eden Arkhilokhos olup, ardından Aristoteles Poetika adlı eserinde Margites’in komedya türüne örnek olduğunu söyler.*** Son olarak Batrakhomyomakhia (Kurbağa-Fare Savaşı) adlı destan da Homeros’a bağlanır. Günümüze tam olarak geçen Batrakhomyomakhia, 303 epik heksametron vezinli kısa bir destandır. Bu kısa destan baştan sona Homeros’un destanı İlyada’nın başarılı bir uyarlamasıdır. Yalnızca vezin, dil, biçem (üslup) ve görkemli havası bakımından değil, aynı zamanda epik işleyiş bakımından da aynıdır. Tıpkı İlyada’da olduğu gibi, Musalara seslenişle başlar, ardından destan kahramanı Kırıntıçalan’ın acıklı ölümü anlatılır. Farelerin, kurbağalara elçiler göndermesi, savaşçıların toplantısı, kanlı çatışma ve en sonunda tanrıların işe karışması. Bu eserin Homeros’a bağlanma nedenlerinin başında gelen işleniş planı İlyada destanıyla aynı olmasıdır: İlkin yazıya giriş yakarısı (1-3); savaşa hazırlanma (153) ve yemek için seçtikleri yiyeceklerin sayılması (30-41). İkinci bir neden olarak 78. dizede geçen ve Anakreon’dan alınan “aşk yükünü sırtında taşımak” ibaresi destanın a terminus post quem, yani İ.Ö. 570-500 yıllarında oluşturulduğuna işaret eder.**** Bununla beraber Anakreon’dan etkilendiğini gösterecek başka kanıt bulunmamaktadır. Ayrıca epik ifadelerde olduğu gibi Attika tragedya diline ait söz varlığı da söz konusu destanın daha geç bir tarihte yazıldığını gösterir. Tüm bu kanıtlar destanın İ.Ö. VI. yüzyıl sonları ile V.yüzyılın başlarına ait olduğu savını güçlendirir. Kurbağa-Fare Savaşı adlı bu destan kahramanlarının anlamlı adları, olayın gülünçlüğü ve ayrıntılara gösterilen özen epik malzemenin yüceliğine zarar vermeden ağır başlı bir parodi içinde eritilmiştir. Yetenekli ve ince bir ruhun eseri olan bu destan, komedya ile hinleşmiş ve Homeros’un kahramanlık dünyasına yeni bir gözle bakmayı öğrenmiş bir çağın, olasılıkla İ.Ö.V. yüzyılın, ürünüdür. Plutarkhos’a göre,*****Kurbağa-Fare Savaşı adlı destan Yunan ve Roma çağında hâlâ okunmaktaydı, Bizans ortaçağında da beğeniyle okunduğunu ise İ.Ö. XII. yüzyılda Theodoros Prodromos Kedilerle Farelerin Savaşı adlı eserinde bu destanı taklit etmiştir.   

TARİHİ HAVADİS