MOĞOL TOPLUM HAYATINDA ‘ÖLÜMÜNDEN SONRA CENGİZ HAN’ - Tarihi Havadis

MOĞOL TOPLUM HAYATINDA ‘ÖLÜMÜNDEN SONRA CENGİZ HAN’

MOĞOL TOPLUM HAYATINDA ‘ÖLÜMÜNDEN SONRA CENGİZ HAN’
coğrafyanın, edebiyatın ve çeşitli sanat dallarının ilgi alanı içerisinde olmaya devam etmektedir. Günümüz Moğolistan’ının devlet kurucusu sayıldığı için onun hatırası her şeyden önemlidir. Havaalanları, caddeler, sokaklar, okullar onun adıyla süslenmiştir. Kurduğu imparatorluğun üzerinden bin yıl geçmesine az kalmış olmasına rağmen, yakın zamanlarda onun ismi daha fazla hatırlanılır olmuştur. İsminin zikri doğduğu ve can verdiği (yeşerttiği) topraklarda geçen 800 küsur senede bazen yasaklansa da, onun tesiri yaşadığı yerlerin dışında daha büyük olduğundan şöhretinden pek bir şey kaybetmemiştir. Esas olarak bu çalışmada, araya mecburiyetten serpiştirilmiş Cengiz Han’ın yaşamı hakkında kısa bilgilendirme ve değerlendirmeler ile birlikte, onun doğum yılından farklı olarak üzerinde ittifak edilen 1227’deki ölümünün ardından uzun süre baki kalan namı ve mirası üzerinde durulacaktır. Çalışmanın, 1227’den sonra Cengiz adının geçtiği ve namının yürüdüğü bütün bölgeleri ele almak gibi bir gayesi yoktur. Zira onun hakkında Moğolistan’a en uzak yerlerde bile eserler yazılmaya devam etmektedir. Makalede, temelde onun hatırasının henüz sıcak olduğu zamanlar konu edinilecektir. Onun hatırasının en çok İlhanlılar arasında yaşatıldığını düşündüğümüzden, örnekler çoğu zaman onlar üzerinden verilecektir. Cengiz Han‟ın Ölümü Çağ ve coğrafya farkı gözetmeksizin, devletlerin kuruluş zamanları ve kurucuları bir müddet sonra kutsalın bir parçası hâline geliverir. Mutlak derecesindeki bu genellemeden nasibini en fazla alanlardan biri şüphe yok ki Cengiz Han olmuştur. Onun çocukluk ve gençlik dönemi aşikâr değilse de, hayatının bilinen zamanlarında yaptıkları yaşamının özellikle pek sır vermeyen ilk devresini şekillendirmiş gibi durmaktadır. Doğumundan gerçek adına, annesiyle hayatta kalma mücadelesine atılmasından evliliğine dair sözü edilen her şeyde efsanevi ögelere rastlamak mümkündür.. Devlet kurucularının söz konusu edinildiği çalışmalarda onun hayatının ilk safhalarıyla başlamak âdet olsa da, burada Cengiz’in ölümü bizim için bir milat teşkil etmektedir. Zira bir fatihin ölümü en az doğumu kadar hatta ondan da öte büyüleyicidir. O kişi, eğer ölüme belki doğumdan fazla değer biçen Asya’nın bir fatihi ise mutlak son (ölüm) âdeta bir başlangıç gibidir. Cengiz Han, 1227 yılının Ağustos ayında kendisine Batı seferinde destek vermeyen Tangutlar’a karşı düzenlediği harekât sırasında hayatını kaybetti (Moğolların Gizli Tarihi, 2010: 190). Oysa daha önce ölümsüzlük üzerine epey kafa yormuştu. Zira Taoist keşiş Ch’ang Ch’un, Cengiz’in, ömrünü uzatacak bir ilacın olup olmadığına dair kendisine ilginç gelen bir sualine muhatap olmuştu. Keşişten ömrü uzatacak değil ama yaşamı koruyacak tavsiyelerinin olduğu cevabını alan Cengiz Han hayal kırıklığına uğrasa da, ona savaş sahasında karşılaştıklarından farklı muamele etmiş ve saygısını belli etmişti. Sonrasında keşişle birkaç kez daha görüşen Cengiz 



EmoticonEmoticon