NİZÂMÜLMÜLK’ÜN DİNÎ VE FİKRÎ HAYATI - Tarihi Havadis

NİZÂMÜLMÜLK’ÜN DİNÎ VE FİKRÎ HAYATI

NİZÂMÜLMÜLK’ÜN DİNÎ VE FİKRÎ HAYATI




Nizâmülmülk, 29 sene devam eden vezirlik süresince yaptığı icraatlarla Selçuklu tarihine damgasını vurmuştur. Tus’da bir dikhanın oğlu olarak dünyaya gelen Nizâmülmülk, babasının önce servetini sonra hanımını kaybetmesi üzerine yoksul ve öksüz birisi olarak sütannenin yanında büyüdü. Babasının ilmi sevmesi ve ilgisi sebebiyle küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim’i ezberledi, hadis dinledi, Şafiî fıkhını ve devrin diğer geçerli ilimleri tahsil etti; dönemin mutasavvıflarının sohbetlerine katılarak onlardan istifade etti ve dostluklar kurdu. Maişetini kazanmak için önce Gazneliler’in Horasan valisi Ebu’l-Fazl Sûrî’nin yanında çalışarak idarî işlerde tecrübe sahibi oldu. Dandanakan savaşından sonra Horasan Selçuklular’ın hâkimiyetine geçince Selçuklular’ın hizmetine girdi. Çağrı Bey’in Belh’deki işlerine bakan Ebû Ali b. Şâdân’ın yanında çalışarak idari işlerdeki tecrübesini daha da artırdı. Bu şahıs vefatından önce onu Sultan Alparslan’a tavsiye etti. Onun ölümünden sonra Alparslan’ın yanında çalışmaya başladı ve sonra ona vezir oldu.1 Bütün bu anlatılanlar olurken, Horasan ve Mâverâünnehr bölgesinde gelişmeler yaşanmış, devletler yıkılmış, yeni devletler kurulmuştu. Selçuklularla beraber önce Horasan, sonra daha batısı yeni bir siyasi güç ve onunla beraber gelen idarî ve kültürel alandaki yapıyla tanışmıştı. Fars unsurların yerini yeni egemen güç Türkler alırken onların devlet ve kültürel telakkileri de bölgeye hâkim olmaya başlamıştı. Bütün bunlar Nizâmülmülk’ün fikirlerinin teşekkülünde önemli bir yere sahip olup, ilim tahsili yoluyla öğrendikleri kadar, yaşayarak ve tecrübe ererek kazandıkları da onun düşüncelerinin oluşmasında etkili olacaktır. Nizâmülmülk’ün fikirleri devrinin şartları gereği aldığı tahsilin yanı sıra, çeşitli kademelerde görev yaparken edindiği tecrübeler ve dönemin tasavvurları ışığında teşekkül etmiştir. Nizâmülmülk, genç yaşından itibaren değişik şahısların yönetiminde çalışmak suretiyle farklı tavırları ve idare şekillerini de tecrübe ile öğrenmişti. Yönetmenin yanında yönetilen insanların beklentilerini de hem yokluktan gelen biri olarak biliyor hem de idare teşkilatından yetişerek geldiği için ülkenin yönetimini gözlemleyerek tecrübe ediyordu. Bu bakımdan o daha çok uygulamaya dönük bir insan olarak karşımıza çıkmaktadır.


EmoticonEmoticon