Osmanlı Prusya İlişkilerinin Gelişiminde Prusya Elçisi Karl Adolf Von Rexin’in Faaliyetleri (1755-1761) Tarihi Havadis - Tarihi Havadis

Osmanlı Prusya İlişkilerinin Gelişiminde Prusya Elçisi Karl Adolf Von Rexin’in Faaliyetleri (1755-1761) Tarihi Havadis

Osmanlı Prusya İlişkilerinin Gelişiminde Prusya Elçisi Karl Adolf Von Rexin’in Faaliyetleri (1755-1761)Tarihi Havadis Tarihi Havadis
Tarihi Havadis


Prusya krallığı 18. yüzyılın başlarında Hohenzolern hanedanı tarafından idare edilen Brandeburg Elektörlüğü’nün zamanla büyüyerek Brandeburg, Prusya ve Klev dukalıklarının birleşmesiyle oluşan bir devlettir.1 Brandenburg Elektörü Friedrich Wilhelm, takip ettiği başarılı siyaset sonucunda giderek ülkesini genişletti ve 1701 yılında Berlin merkezli Prusya Krallığı’nı kurdu.2 Ardından krallık, Osmanlı Devleti ile münasebet kurmaya başladı. Bu durumun sebebi, Prusya’nın Avrupa hâkimiyeti için Avusturya ve Rusya’yı kendine rakip görmesi ve bu amaçla Osmanlı-Rus-Avusturya rekabetinden faydalanmak istemesidir. Ancak taraflar arasındaki ilişkiler dönemin şartları gereği kolay bir şekilde kurulamamış olup, Tansel bu durumun sebebinin “Prusya’nın bu işe sonradan verdiği önemi ilk zamanlarda vermemesi ve diğer devletlerin baskıları” olarak açıklamaktadır.3 XVIII. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkan Osmanlı-Prusya münasebetleri Osmanlı dış politikası ve diplomasisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Nitekim bu tarihler Osmanlı dış politikası ve diplomasisinde bir önceki dönemlere göre önemli değişimlerin yaşandığı yıllardır. Osmanlı Devleti’nde yaşanan bu gelişmelerin nedenlerinden biri o tarihe kadar devam eden geçici (ad hoc) diplomasi anlayışının yerini, karşılıklı diplomasi anlayışına bırakmış olmasıdır. Bundan sonra rakip devletlerin daha ciddiye alındığı yeni bir sürece geçen Osmanlı Devleti, özellikle yüzyılın ikinci yarısından itibaren Fransa’nın izlediği kaygan politikaların etkisiyle Protestan Avrupa ülkeleri ile yakınlaşmaya başladı. Bu çerçevede Osmanlı Devleti’nin bu yüzyıldaki yeni müttefiklerinden biri de Prusya olacaktır. Özellikle II. Friedrich döneminde (1740-1786) Avusturya ve Rusya’ya karşı yaptığı savaşlarda zor durumda kalan Prusya’nın bu iki devlete karşı Osmanlı Devleti’ni tabii bir müttefik olarak görmesi iki devleti birbirine karşı yakınlaştırdı.4 Bu açıdan bu dönemi kapsayan 1755-1761 yılları arasındaki dönemler taraflar arasındaki ilişkilerin daha somut neticeler vermesi bakımından önem arz etmektedir. Prusya kralı II. Friedrich’in 1754 yılında İstanbul’a gönderdiği temsilcisi Karl Adolf Von Rexin’in payitahtta kaldığı süre boyunca (1755-1761) izlediği politikalar, oluşacak dostluk ve ittifak antlaşmasının temelini oluşturmaktadır. Bu çalışma bu öneme binaen hazırlanmış olup, 1755-1761 yılları arasındaki OsmanlıPrusya münasebetleri, Prusya tarafından payitahta gönderilen Rexin’in faaliyetleri çerçevesinde incelenmiştir. Nitekim devletlerarası ilişkilerin gelişiminde elçilerin rolü kaçınılmazdır. Osmanlı-Prusya ilişkilerinin başlaması ve gelişmesinde Prusya’nın Bab-ı Âli’ye gönderdiği elçisi Rexin’in faaliyetleri oldukça önem arz etmektedir. Döneme ait kaynakların bir kısmında ilişkilerin gelişimi ve ilerlemesinde Rexin’in çok önemli işlevi olduğu belirtilmiştir. Bunun yanı sıra bunun aksini iddia eden kaynaklar da mevcuttur ve onlara göre taraflar arasında bir ittifakın oluşamamasının temel nedeni Rexin’in diplomatik yetersizliğidir. Peki, “Bu elçinin faaliyetleri nelerdir ve elçi görevde kaldığı süre boyunca neler yapmıştır? İlişkilerin gelişiminde ne tür katkıları olmuştur? Görev sürecinde başarılı mıdır, yoksa görevini iyi icra edemeyen bir elçi midir?” Çalışmamızda bu ve benzeri soruların cevabı aranmaktadır. Yine çalışmamızda elçilerin devletlerarasındaki diplomatik ilişkilerdeki rolü, dostluğun kurulması ve geliştirilmesindeki etkilerinin neler olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.


EmoticonEmoticon