SELÇUKNÂME’DE EDEBÎ SAVAŞ TASVİRLERİ - Tarihi Havadis

SELÇUKNÂME’DE EDEBÎ SAVAŞ TASVİRLERİ

SELÇUKNÂME’DE EDEBÎ SAVAŞ TASVİRLERİ


Selçuklular, Ortaçağ asırlarının zaman ve mekanca farklı karelerinde genel ve özel düzeyde mühim görevler görüp mütemmim ödevler yürütmüş bir Türk boyu ve devletidir. Selçuklular hakkında kaleme alınmış yerli ve yabancı birçok kaynakta1 Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve bu imparatorluğun taksimatında yer alan Kirman, Irak, Suriye-Filistin ve Anadolu Selçuklu devletleri mufassal biçimde ele alınıp anlatılmıştır. Bu kaynaklar arasında Tevârîh-i Âl-i Selçuk ya da Selçuknâme adıyla, genellikle belli bir eserden tercüme veya telifî tercüme yoluyla hazırlanmış, yazarı bilinmeyen eserler de bulunmaktadır. Bu eserlerden birisi de nüshası Edirne Selimiye Kütüphanesi D 559/2’de kayıtlı (Milli Kütüphane Mikrofilm Arşivi nr. A-73) bulunan Selçuknâme’dir. Her bir yaprağında 30-32 satır bulunan ve 64 yapraktan oluşan bu nüsha tarafımızca bir sözlük projesi kapsamında taranmış ve buna daha sonra sentaks ve semantik incelemeler de eklenmiştir. Ketebe kaydı olmayan ve anonim bir eser intibaı veren bu eserin başındaki temlik kaydı “dahale fîmülki’l-fakîr bi-inâyeti’l-Meliki’l-Kadîr ve ene’l-fakîr Abdülhalîm ibni Sülâle-i Mevlânâ” şeklinde olup, bu durumda eser Mevlânâ’nın neslinden Abdülhalim adlı bir kimsenin mülkü olmaktadır. Eserin yazarıyla ilgili her hangi bir kayıt bulunmamakla beraber, konuyla ilgili neşredilen başka bir esere (Merçil, 1977) baktığımızda iki eserin aynı eser olduğu kanaatini ediniyoruz. Gerek nüshanın şekil özellikleri, gerekse ihtiva ettiği konu ve cümlelerin yapısı aynı eseri işaret etmektedir. Toplam 64 yaprak olan nüshayla ilgili tutulan notta baştan sekiz yaprağının eksik olduğu bildirilmekte olup böylece eksikle birlikle nüsha 72 yaprak tutmaktadır. Böyle olmakla beraber, nüsha numarası neşredilen söz konusu eserden farklıdır. Çalıştığımız eser Edirne Selimiye Kütüphanesi D 559/2’de kayıtlıyken neşredilen Selçuknâme aynı kütüphanede nr. 2314(eski 512)’de kayıtlıdır. Bu durumda, ele aldığımız nüshanın bilinmeyen bir nüsha olma ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar baştan sekiz yaprak eksik deniliyorsa da nüshanın başında temlik kaydı, fihrist, besmele, hamdele ve manzum bir giriş kısmı bulunduğundan müstakil bir eser gibi görünmektedir. Bu durumda eksik yapraklarda nelerin bulunduğu, ya da eksik yaprak bulunup bulunmadığı da düşünülebilmektedir. Neşredilen eserin baş kısmı, incelediğimiz eserdeki eksik yapraklar olabilir. Sonuç olarak, incelediğimiz nüshanın, müellifinin adının geçtiği baş kısmı çıkarılıp, manzum bir giriş de eklenip, ama yazanın adının nüshaya kaydedilmediği, anonim hale getirilmiş bir nüsha olma ihtimali bulunmaktadır. Şairlik yönü de bulunan mahir bir münşi tarafından kaleme alındığı aşikâr olan bu Selçuknâme, secî ve edebî sanatlarla süslenmiş ve fonetik unsurlarla beslenmiş bir tarih eseri olup savaş tasvirlerinin çokluğunca ayrı bir öneme sahip bulunmaktadır. Savaş tasvirleri tabiî olarak teşbihlerle yapılmış olduğundan, burada öncelikle tasvir ve teşbih üzerinde durmak istiyoruz. Tasvir, Teşbih Arapça “sûret” masdarının tef ’îl bâbından bir kelime olan tasvir kelimesi, bir şeye şekil ve suret vermek, yazıyla resmini yapar gibi tarif etmek, bir nesnenin benzerini resmetmek veya şekillendirmek demektir (Develioglu,1982:1242).


EmoticonEmoticon