Self-Determinasyon Hakkı ve Filistin Devleti Bağlamında Filistin Sorunu - Tarihi Havadis

Self-Determinasyon Hakkı ve Filistin Devleti Bağlamında Filistin Sorunu

Self-Determinasyon Hakkı ve Filistin Devleti Bağlamında Filistin Sorunu


19. yüzyılın sonlarından günümüze kadar devam eden bir konu olarak Filistin Sorunu, siyasi yönü itibariyle Ortadoğu bölgesi için önemini sürekli korumuĢtur. Filistin‘deki manda yönetiminden 1948‘de Ġsrail Devleti‘nin kurulmasına kadar, bölgenin dengeleri değiĢimler geçirmiĢtir. 1948‘deki Arap-Ġsrail SavaĢı‘nda topraklarını geniĢleten ve bölgede nüfuzunu arttıran Ġsrail, sonraki 1967 ve 1973 Arap-Ġsrail SavaĢları ile bu durumunu daha da güçlendirmiĢtir. 1987 Ġntifadası, 1993 Oslo barıĢ süreci, Camp David, II. Ġntifada ve sonrasındaki süreçlerde Filistin Sorunu‘nda savaĢ/çatıĢma ve barıĢ görüĢmelerinin eksik olmadığı görülmektedir. Bu iki zıt durumun sürekliliği sorunu günümüze kadar taĢımıĢtır. Filistin sorunu siyasi konular etrafında Ģekillense de, sorunu uluslararası hukuku da doğrudan ilgilendiren yönlerinden soyutlamak mümkün değildir. Bu açıdan, Filistin Sorunu‘nun çözümüne yönelik bir aĢama olan Filistin Devleti‘nin kurulması durumunu, BirleĢmiĢ Milletler‘in kararları ıĢığında self-determinasyon açısından incelemek konuya yeni boyutlar kazandırabilmesi ve literatüre katkısı bakımından önemlidir. Bu noktadan hareketle, çalıĢmanın amacı Filistin Sorunu‘nun selfdeterminasyon bağlamında incelenmesidir. Self-determinasyon tartıĢmasının ilk dönem uygulamalarının görüldüğü 20. yüzyılın baĢları aynı zamanda Filistin Sorunu‘nun da geliĢmeye baĢladığı dönem olmuĢtur. 1900‘lü yılların baĢlarından günümüze kadar topraklarını önemli ölçüde kaybeden Filistin halkı, zamanla komĢu Arap ülkelerinde mülteci konumuna düĢmüĢ, toprakları üzerinde hakimiyet kuramamaları bölünmüĢ bir Filistin haritasını ortaya çıkarmıĢtırdevletli çözüm de dahil olmak üzere çoğu tartıĢmayı ve çözüm yöntemini gölgede bırakmaktadır. ÇalıĢmada öncelikle tarihsel geliĢimiyle birlikte self-determinasyon hakkında geniĢ ölçüde bilgi verilmiĢtir. Daha sonra Filistin Sorunu‘nda çözüm yöntemi olarak tartıĢılan iki devletli çözüm argümanıyla birlikte, selfdeterminasyonun uygulanabilirliği BirleĢmiĢ Milletler kararları çerçevesinde incelenmiĢtir. Bu analiz yapılırken, devlet kurmanın tek baĢına çözümü sağlayamayacağı belirtilmiĢtir. Konuyla ilgili Batı ġeria‘daki yaklaĢık 700 km‘lik duvar inĢası, Doğu Kudüs‘ün baĢkent olması talebi, yaklaĢık 5 milyon Filistinli mültecinin durumu ve Ġsrail‘in yerleĢim yerlerini giderek büyütmesi gibi sorunlar yeni bir devletin karĢılaĢabileceği en önemli sorunlar olarak varlığını korumaktadır.