Tarihi Havadis / 2.Anayasalar’da Hükümet Sistemleri 2.1. 1876 Kanun-i Esasi Dönemi - Tarihi Havadis

Tarihi Havadis / 2.Anayasalar’da Hükümet Sistemleri 2.1. 1876 Kanun-i Esasi Dönemi


Tarihi Havadis / 2.Anayasalar’da Hükümet Sistemleri 2.1. 1876 Kanun-i Esasi Dönemi



Türkiye’de hükümet sistemi değişikliği istekleri önemli tartışma konularından biri olmuştur. Dönem dönem tartışmaların gündeme gelmesi ve bu tartışmaların yoğun ve şiddetli geçmesinin temel nedenlerinden biri kuşkusuz Türkiye’nin siyasal sisteminin tam olarak kurumsallaşamamasından kaynaklanmaktadır. 1876 Kanuni Esasi’nin yürürlüğe girmesinden günümüze kadar devam eden bu tartışmalar 16 Nisan 2017 tarihinde referandum ile kabul edilen anayasa değişikliği ile neticelenmiştir. Bu kapsamda Anayasa değişikliği ile kabul edilen yenilikler nelerdir? Bu değişikliklerin özellikle parlamenter sistem ve başkanlık sistemi ile benzerlik veya farklılıkları nelerdir? Ve Türk tipi başkanlık veya cumhurbaşkanlığı sistemi olarak isimlendirilmesinin nedenine ilişkin sorulara cevap aranacaktır. Bu çalışmamızda, referandum ile kabul edilen anayasa değişikliğinde hükümet sistemine getirilen yenilikler ele alınacaktır. İlk olarak hükümet sistemleri anlatılacak ve 1876 Kanuni Esasi, 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu, 1924 ve 1961 anayasalarında kabul edilen hükümet sistemleri hakkında bilgiler verilecektir. Daha sonra 1982 Anayasası tarafından kabul edilen hükümler ve sonrasında yapılan hükümet sistemi ile ilgili değişiklikler incelenecektir. Son olarak değişiklikle kabul edilen hükümlerin kabul edilme nedenleri ve bu hükümlere getirilen yenilikler incelenecektir. 1. Hükümet Sistemleri Hükümet sistemleri, anayasa hukukunda, devletin fonksiyonlarını yerine getiren organlar arasındaki ilişkinin niteliğine göre sınıflandırılır (Karatepe, 2013: 223). Yasama, yürütme ve yargı çağdaş anayasalar tarafından kabul edilen devletin üç temel organıdır (Teziç, 2012: 417). Hükümet sistemleri isimlendirilirken bu organlar arasındaki ilişkiye bakılır. Özellikle yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkinin derecesi hükümet sisteminin özelliklerini belirleyen en önemli etkendir. Hükümet sistemleri ilk olarak bu üç organın aynı veya farklı ellerde toplanmasına göre isimlendirilir. Kuvvetler birliği veya kuvvetler ayrılığı şeklinde ifade edilirler. Kuvvetler Birliği; Eğer yasama, yürütme ve yargı organları tek bir organda toplanmışsa böyle sistemler kuvvetler birliğine dayalı sistemler olarak isimlendirilmektedir. Yani kuvvetler birliği, özellikle yasama ile yürütme kuvvetlerinin tek organda toplanmasıdır. Yasama ve yürütme gücü yürütme organında gerçekleşirse böyle sistemlerin isimleri “mutlak monarşi” veya “diktatörlük” olur. Krallıklar, padişahlıklar, imparatorluklar ve diktatörlükler bu sisteme verilen isimlerdir. Bu sistemde yasama ve yürütme gücü hükümdar, kral, padişah veya imparatorda toplandığı için devlet içindeki en yüksek kuvvet sahibi olarak görülür. Kanunlar bu kişiler tarafından konulurken aynı zamanda bu kanunlara aykırı hareket şeklinde gerçekleşen uyuşmazlıklarında çözüm ve karar mercileridir. Bu kişiler genel olarak veraset yoluyla bulundukları makamlara gelirler. Diktatörlükte ise veraset yoluyla gelme haricinde seçimler vasıtasıyla da bu makama ve yetkilere ulaşılabilir. Diktatörlük, eğer ideolojiye, tek parti baskısına ve dayatmasına dayanıyorsa “totaliter diktatörlük” olarak isimlendirilir. Zihniyete dayanan yani ideolojiye dayanmayan ve diğer siyasi partilerin oluşmasına sınırlı da olsa izin verilen ve topyekûn bir baskı ve korkutmaya dayalı olmayan diktatörlük çeşidine de “otoriter diktatörlük” denir. Bu diktatörlük, ne totaliter sistemler kadar baskıya ve korkutmaya dayalıdır ne de demokratik sistemler kadar hürriyet ve hoşgörüye dayalıdır. “Meclis hükümeti sistemi”, kuvvetlerin yasama organında birleştiği sisteme verilen isimdir. Yani bu tür hükümet sisteminde yasama ve yürütme yetkileri meclise verilmiştir. Asıl güç olarak yasamaya tabi bir yürütme-hükümet gücü bulunmaktadır. Asli görevi yasa yapmak olan yasama organına yürütme kuvveti de verilmiştir. Yasama organı da seçimler vasıtasıyla göreve gelmektedir. Türkiye’nin 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununda kabul ettiği hükümet modeli Meclis hükümeti modelidir. Kuvvetler Ayrılığı; Çağdaş anayasalarda devletin temel yetkilerinin işlevsel olarak ayrılması Kuvvetler ayrılığı olarak isimlendirilmektedir (Erdoğan, 2011: 68). Kuvvetler ayrılığı, devletin sahip olduğu yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin birbirinden bağımsız olan üç ayrı organa verilmesidir (Gözler, 2011: 538). Bu sistemle oluşan hükümet sistemleri parlamenter sistem, başkanlık sistemi ve yarı-başkanlık sistemi olarak sınıflandırılabilir.


EmoticonEmoticon