TÜRKİYE VE FİLİSTİN - 1908-1948: MİLLİYETÇİLİK TARİHİ HAVADİS, ULUSAL ÇIKAR VE BATILILAŞMA - Tarihi Havadis

TÜRKİYE VE FİLİSTİN - 1908-1948: MİLLİYETÇİLİK TARİHİ HAVADİS, ULUSAL ÇIKAR VE BATILILAŞMA

TÜRKİYE VE FİLİSTİN - 1908-1948: MİLLİYETÇİLİK, ULUSAL ÇIKAR VE BATILILAŞMA TARİHİ HAVADİS



Bu makalenin amacı 1908-1948 arası dönemde Osmanlı Devleti' nin ve daha sonra da Türkiye'nin Filistin politikasını incelemektir. Bu dönemin değişik evrelerinde Türkiye'nin Orta Doğu politikasını inceleyen çalışmalara rastlansa da, bu dönem boyunca Türkiye'nin Filistin politikasını ele alan eserler son derece sınırlıdır. Oysa dört yüz yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kalan ve 19. yüzyılın sonundan itibaren milliyetçilik, emperyalizm ve pan-İslamizm temalarını biraraya getiren bu bölge ile ilişkileri bu zaman dilimi içinde incelemek dış politikanın dinamikleri açısından ve özellikle de içsel ve sistemik faktörlerin etkileşimini anlamak için son derece ilginçtir. Başlangıç olarak 1908 tarihinin alınmasının birkaç nedeni vardır. Öncelikle, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçişte ve sonrasında kanaat önderlerinin ve karar verici kadroların sürekliliği vurgulanmak istenmiştir. Cumhuriyet dönemi askeri-bürokratik seçkinlerinin genelde İkinci Meşrutiyet, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı 'nda rol almış ya da bu dönemi yakından takip etmiş kişiler olduğu göz önüne alındığında algılamalannın ve fikirlerinin bu tecrübelerle şekilleneceği düşünülebilir. Bu kadrolann sürekliliği bu çerçevede konunun analizi açısından önemlidir. Diğer bir neden Filistin'in iç dinamikleriyle ilgilidir. Özellikle 1908'den sonra Filistin'e Yahudi göçü artmış ve Arap halkla, sınırlı da olsa, gerginlikler yaşanmaya başlamıştır. Konunun bütünlüğü açısından bu tarihten başlamak önemlidir. 1948 İsrail devletinin kuruluşunu ilan ettiği ve bölgesel politikaların ve dinamiklerin yeni bir dönemece girdiği tarihtir. Makale ayrı bir İsrail devleti kurulmasından önceki Osmanlı yönetimi ve İngiliz mandasının hakim olduğu dönemi incelerneyi amaçlamaktadır. İncelenen dönemi üçe ayırmak mümkündür. 1908-1923 arası dönemde temel hedef imparatorluğun devamını sağlamak ve ülkenin bütünlüğünü korumaktır. Bu amaç doğrultusunda pragmatik yaklaşımlardan da çekinilme-miştir. Osmanlı yönetimi bu dönemde Filistin' e yapılan Siyonist göçüne karşı 1881-82 döneminde koyduğu sınırlamaları sürdürse de Filistin' de Yahudilerin sayısı, kurumsal altyapısı ve gücü artmıştır. Araplar arasında bu durum sınırlı da olsa tepki yaratmaya başlamıştır. Jön Türklerin merkezileştirme ve Türklüğü öne çıkaran yaklaşımlarıyla zaten huzursuz olan Araplar, İngilizlerden Birinci Dünya Savaşı' nda destekleri karşılığında bağımsız bir Arap devleti sözü de alınca savaş sırasında Osmanlı ordularına karşı İngiliz ordularıyla beraber savaşnuşlardır. Bu durum Türklerle Araplar arasında günümüze dek devam eden bir husumet yaratnuş olsa da savaş boyunca Arap ileri gelenleriyle temas sürdürülmüş, girişimler Kurtuluş Savaşı sonuna dek sürmüştür. Cumhuriyet dönemiyle beraber yeni rejimi kurma ve Kemalist modernleşme projesini hayata geçirmeye odaklanmış askeri-bürokratik seçkinlcr, İkinci Dünya Savaşı' na kadar olan dönemde (1923-1939) genelde iç politikadaki gelişmelere ağırlık vermişlerdir. 


TARİHİ HAVADİS