Cambridge Savaş Tarihi - Tarihi Havadis

Cambridge Savaş Tarihi

Cambridge Savaş Tarihi


Eserin “Giriş” yazısını kaleme alan G. Parker, burada kitabın ana fikrini oluşturan Batı askeriyesinin üstünlüğünü 5 temel tespit üzerine kurmaktadır: teknolojik üstünlük ve disiplin, süreklilik, meydan okumalara olağandışı tepki verme ve değişme yeteneği, maliyetleri artan savaşlara maddi destek sağlama kapasitesi, saldırganlığa dayanan üstün askeri gelenek. Öncelikle Batı askeriyesi, Doğu’nun sayısal üstünlüğünü dengelemek için her zaman teknolojik üstünlüğe ve disipline ağırlık vermiştir. Barut elbette Asya’dan gelmiştir fakat bu tarz devrimsel teknolojileri sahiplenip geliştiren Batılılar olmuştur. G. Parker, Batı askeri geleneğinin sürekliliğine vurgu yaparak, Roma döneminde askeriye üzerine yazılan eserlerin çağlar boyunca büyük kumandanlara ve devlet adamlarına ilham kaynağa olduğunu belirtir. Yazar, Flavius Renatus Vegetius’un MS 390 dolaylarında yazdığı “De Rei Militarii” adlı eserinin Karolenj İmparatoru I. Lothar’dan George Washington’a kadar askeri karar alıcıları etkilediğini söyleyerek argümanını örneklendirir.(s.4) Parker, devam eder ve Batı askeriyesinin meydan okumalara karşı “eşsiz değişme yeteneği” ve “bu değişikliklere para sağlama gücü”ne vurgu yapar. Burada anlatılmak istenen, Erken modern dönemden başlayarak savaşın giderek artan maliyetine karşılık Batılıların uzun süreli kredi sağlama yeteneğidir. Bu, onlar için bir “gizli silah” olmuştur (s. 11). Son olarak, Parker’a göre Batı askeriyesinin üstünlüğünün esasını saldırganlık yeteneği oluşturmaktadır. Avrupa’ya yürüyen Serhas, Hannibal, Attila, Araplar ve Türkler, düşmanlarını tamamen yok edememişlerdir. Fakat Avrupalılar, sayılan düşmanlarının devletlerini yok etmeyi başarmışlar ve nihayetinde saldırganlığa dayanan askeri geleneklerinin üstünlüğünü 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyanın neredeyse yüzde 85’ini denetimleri altına alarak ispatlamışlardır. Kitabın “Yanaşık Nizam Piyade Çağı” başlıklı birinci bölümünde bulunan “Piyadenin Kökeni (MÖ 600-350)”, “Falanjdan Lejyona (MÖ 350-250)” ve “Roma Tarzı Savaş (MÖ 250-MS 300)” makalelerini Victor David Hanson kaleme almıştır. Yazar, ele alması zor ve uzun bir dönemi yazmıştır fakat askeri sistemlerin sürekliliğini ve değişimlerin niteliğini, tüm bunların arkasındaki nedenleri argümanlarıyla destekleyerek değerlendirmiştir. İlk makalede, V. D. Hanson, Orta Doğu’da kurulan devletler ve onların askeri sistemlerinden çok kısa bahsettikten sonra özellikle Eski Yunan’a odaklanmış, burada ekonomik ve sosyal arka planıyla birlikte hoplit olarak adlandırılan ağır piyadenin ortaya çıkışını irdelemiştir. Hoplitlerin, disiplin anlayışı, savaşlara hazırlanış biçimleri; falanks düzeni; zırhları, silahları ve bunları kullanış biçimleri; toplumsal hayatta ki rolleri vs. kapsamlı bir şekilde işlenmiştir. Makalede, özellikle Pers-Yunan savaşlarının ele alınışı ve tek tip askere, hoplite dayanan Eski Yunan askeri sisteminin, çok farklı görevleri ve fonksiyonları olan askerlere sahip Pers ordularıyla mücadeleleri sonucunda uğradığı değişim dikkat çekmektedir.



EmoticonEmoticon