Osmanlı'nın Anadolu Siyaseti Değişiyor: "Maniyi Gazaya Gaza, Gazayı Ekberdir" - Tarihi Havadis

Osmanlı'nın Anadolu Siyaseti Değişiyor: "Maniyi Gazaya Gaza, Gazayı Ekberdir"

Ankara Savaşı'na kadar Osmanlı Toprakları
… İşte Osmanlı Tarihinde “Yıldırım” lakabıyla tanınan I. Beyazıt tahta çıktığında (1389) Osmanlı Balkanlarda iyice yerleşmiş durumdadır. Peki asıl kurulduğu yer olan Anadolu’da…? Yıldırım Beyazıt’a kadar Anadolu’da planlı bir fetih siyaseti izlememiştir Osmanlı. Bu demek değildir ki, Osmanlı bu zamana kadar Anadolu’da hiç genişlemedi. Evet, Anadolu’da da topraklarını genişletmiştir, ama bunu genellikle barışçıl ya da diplomatik yollardan yapmıştır Osmanlı saray tarihçilerinin dediğine göre. Çevresindeki beyliklerden Karesi (Orhan zamanında), Germiyan ve Hamit beyliklerini hep diplomatik yollardan topraklarına katmıştır. Karesi örneğinde taht kavgalarından yararlanmış, Germiyan örneğinde Germiyan Beyliğini çeyiz olarak almış (bu arada ne gariptir ki, aynı sıralarda kızını Karaman beyine veren I. Murat karşılığında hiç böyle toprak cinsinden bir çeyiz vermemiştir). Acaba Anadolu beylikleri arasında gerçekten böyle bir gelenek var mıydı? Yoksa olayın iç yüzü başka türlü müydü? ... Hamit Beyliği ise para karşılığı Osmanlıya geçmişti. I. Bayezit’e kadar Anadolu’da izlenen siyasetin temel nedeni kuşkusuz “gaza” geleneğinin Müslüman devletlere karşı fetih hareketine girişmeye izin vermemesiydi. Osmanlı yaptığı fetihleri “gaza” ilkesi ile meşrulaştırıyordu ve bu sayede çevre beyliklerden savaşçı çekiyordu ordusuna. “Gaza” ise tanımı gereği yalnızca “kafir” topraklarına karşı yapılabilirdi.

Yıldırım Beyazıt Osmanlı'nın Anadolu’daki beyliklerle iyi geçinme geleneğini bozdu ve Anadolu’da da Balkanlardaki gibi hızlı bir fetih hareketine girişti. Ama bu fetihleri “gaza” ilkesi ile meşrulaştırması mümkün değildi, yeni bir meşruluk formülü bulması lazımdı. Anadolu beyliklerine karşı fetihlere girişirken şu gerekçeyi öne sürdü: “Anadolu beylikleri ben Balkanlarda kafirlerle savaşırken, yani gaza yaparken benim aleyhime düzen kuruyorlar, beni destekleyecekken arkadan vurmaya çalışıyorlar. Bu yüzden onlarla savaşmak ve topraklarını ellerinden almak “gaza” ilkesine aykırı değildir, hatta en büyük “gazadır.” Yıldırım bu düşüncesini o zamanki dil ile şöyle ifade ediyordu: “Mani-yi gazaya gaza gaza-yı ekberdir” (Gazayı engelleyene karşı gaza, en büyük gazadır). Yıldırım’ın söylediklerinde gerçek payı yok değildi. Gerçekten de Anadolu beylikleri, özellikle de en güçlüsü Karamaoğulları, Osmanlı Balkanlarda savaşırken diğer beylikleri de kışkırtarak Osmanlı topraklarına giriyor, Osmanlı’yı arkadan vurmaya çalışıyordu.

Yıldırım’ın Anadolu beyliklerine karşı yürüttüğü fetih hareketi kısa zamanda başarı ile sonuçlandı ve bütün Anadolu Beylikleri Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylece Yıldırım Anadolu’da ilk kez Türk siyasi birliğini gerçekleştirmiş oluyordu (Fırat’a kadar olan yerlerde).

Ancak bu uzun sürmedi. Orta Asya’dan gelen bir tehlike bütün bu başarıları silip süpürdü. Bu Dünya tarihinin son büyük cihangiri Timur’un saldırısıydı. Orta Asya’dan çıkıp büyük bir imparatorluk kuran Timur, Anadolu’da Bayazit’ın yükselişinden rahatsız olmuştu. Topraklarını kaybeden Anadolu Türkmen beylerinin Timur’a sığınıp, Bayazit’ten yakınmaları da bunda etkili olmuştu kuşkusuz.
Ankara Savaşı
Kaynak
1402 yılında Ankara yakınlarında Yıldırım’ın ordusunu büyük bir bozguna uğratan Timur, Osmanlı’nın, Yıldırım’ın, Anadolu’da fethettiği bütün toprakları kaybetmesine neden olmakla kalmadı, Osmanlı Devleti’ni 11 yıl sürecek bir bunalım dönemine (Fetret Devri) de soktu. Osmanlı, Yıldırım zamanındaki durumuna ancak elli yıl sonra Fatih Sultan Mehmet zamanında gelebilecekti.
Ankara Savaşı’nda Yıldırım’ın ordusunda Balkanlarda Osmanlıya bağımlı Hıristiyan devletlerin gönderdiği askerler de vardı. Ancak bu yalnızca Ankara savaşına has bir durum değildi. Yıldırım’ın Anadolu beyliklerine karşı yaptığı savaşlarda da ordusunda Balkan devletlerinin gönderdiği askerler vardı. Osmanlı Orhan ve I. Murat zamanında da ittifak yaptığı ya da kendisine bağımlı olan Hıristiyan devletlerden aldığı askerleri ordusunda kullanıyordu. Ama bu durum genellikle yine Hıristiyan devletlerle savaşırken geçerli oluyordu. Yıldırım ise Hıristiyan devletlerin askerlerini, Müslüman Türkmen beyleriyle savaşırken de kullanmakta tereddüt etmemişti.
Ankara Savaşı sonunda  Osmanlı Devleti (Fetret Devri)

Aşağıdaki soruları yanıtlayarak metni çözümleyiniz

1- Kronolojiyi dikkatle inceleyip hangi yörelere doğru genişleme olduğunu tesbit edip, genel bir çerçeve oluşturunuz.

2- Balkanlarda yapılan tüm savaşların, ortak bir nedeni var mıdır? Her iki taraf açısında da düşününüz.

3- Osmanlılar neden Anadolu Beylikleri’nin topraklarını ele geçirmeye çalışıyorlar?

4- Osmanlı’nın Anadolu siyasetine, Karamanoğulları’nın direnme nedenleri neler olabilir?

5- Niğbolu savaşında yer alan Haçlı birliklerini bir araya getiren nedenler neler olabilir?

6- Niğbolu Savaşından sonra Osmanlı’nın Anadolu politikası daha netleşmiş ve Beyazit bu politikasını daha “pervazsızca” uygulamaya başlamıştır. Bu durumun nedenleri konusunda neler düşünüyorsunuz?

7- İstanbul uzun süren kuşatmalara dayanmış ve Beyazit burayı alamamıştır. Nedenleri neler olabilir?

8- Ankara Savaşı’nın nedenleri neler olabilir? Özellikle Timur’un izlediği Anadolu politikasına dikkat ederek bu soruyu yanıtlayınız.

9- Ankara Savaşı’nın siyasi sonuçlarını düşününüz.


Metin Hayretin Kaya tarafından yazılmıştır.




EmoticonEmoticon