THE LAKE HOUSE - GÖL EVİ (2006) - Tarihi Havadis

THE LAKE HOUSE - GÖL EVİ (2006)

Bazı aşkların arasına mesafeler girer bazılarının arasına aileler girer, bazılarına da üçüncü bir kişi musallat olur, izleyeceğimiz filmdeki aşıkların arasına ise iki yıl girmiş.
Kate Forster (Sandra Bullock) kendini işine adamış genç bir doktordur, yeni işi yüzünden çok sevdiği Göl Evi'nden ayrılan Kate bir hayli buruktur.

Kate yoğun çalışma temposunda Göl Evi'nin yeni sahibine bir mektup bırakmayı başarır, mektupta adresini değiştirdiğini bildirdiğini ama bir şekilde kendi adına posta gelirse ona ulaştırmasını rica eder.
Alex Wyler (Keanu Reeves) şu an idealindeki şeyleri inşa etmeyen bir mimardır.
Kate'in mektubunu alır lakin Göl Evi'nin uzun süredir boş olması da dahil olmak üzere bazı detaylar kafasını kurcalar ve Kate'e mektup yazar.
İkili mektuplaşırken ilginç gerçek ortaya çıkar Kate 2006 yılında Alex ise 2004 yılında yaşamaktadır. Alex buna inanmasa da Kate onu ikna etmeyi başarır.

 Zaten Göl Evi'nin posta kutusunu seyreden ikili olayın mucizevi olduğunu kabul ederler.
Böyle bir durumda ikili mektuplaşmaya devam eder ve birbirlerinden hayatlarından bahsederler. İşin özü ikisi de birbirlerini görmeden birbirlerine aşık olmuştur.

Bakalım Alex ve Kate'in aşkı iki yıllık bir zamana meydan okuyabilecek mi?

Gelelim yorumuma filmin atmosferiyle başlayayım, oldukça büyülü özellikle Göl Evi, sihirli posta kutusu, mektupların karşılıkla konuşma şeklinde okunması, biraz farklı bir köpek...
Büyülü atmosferine rağmen karakterler azıcık sıradan gözüktü gözüme, kendini iş hayatının temposunda kaybeden Kate ve babasıyla sorunları olan Alex, bunun dışında oyunculukları  filmin büyüsüne kapıldığımdan detaylı değerlendiremeyeceğim ama etrafta Reeves'in oyunculuğunu beğenmeyen büyük bir kesim var. Hem Reeves'i çok sevdiğimden hem de filmin büyüsüne kapıldığımdan benim gözüme batmadı.
Kurguya gelirsek başlangıçtaki bir şey aşırı barizdi bu çok büyük bir eksi onun dışında uzay zaman ilişkisi gayet başarılı bir şekilde planlamıştı. Ta ki son sahneye kadar ki bu konuda diğer paragrafta konuşacağım. Filmde Alex'in ağaç dikmesi, Kate'in biyografi kitabını göndermesi, tren sahnesi gibi oldukça ince düşünülmüş izlerken hoşunuza gidecek sahneler vardır.
Kurgu işleniş her şey gayet iyiyken filmin başındaki bir sahnenin tahmin edilebilir olması biraz can sıkıcı oldu ama asıl darbeyi  sonunda gelişen olaylar vurdu. Filmin sonu o kadar baştan savma kurgulanmış ki aslında diğer türlü  bitirseler fazlasıyla etkilenecekken, bu versiyonunda olayların mantıksal açısından değişeceği kısmına takılıp kaldım ve rahatsız oldum. Film boyunca bazı küçük kurgusal hataları hoş karşılasam da sonunda Kate'in yaptığı hamlenin onlarca şeyi değiştirdiğini ve bunu filme yansıtmadıklarını kabullenemedim.
Son söz ayakları yere basan ya da fantastik, mucizevi olsa da kurulan mantık çerçevesinin dışına çıkmayan filmleri tercih ediyorsunuz bu IMDb'den 6.8 alan filmi ne yazık ki size öneremem.



EmoticonEmoticon